Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

04 Mayıs '17

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
40
 

Gazi Paşa Mahallesi

Tarihi İstasyon binasının tam da arkasında yer alır…

Kent merkezinden binin bir dolmuşa, Kasım Gülek köprüsünü geçince ilk durakta inin, yolun karşısına geçin ve devam edin…

Yüz, yüz elli metre yürüyün, karşınızda “Gazi Paşa Mahallesi…”

Çocukluğumun geçtiği yerler…

***

Aralara serpiştirilmiş yüksek binalar olsa da aslında Gazi Paşa Mahallesi küçük şirin evlerin sıralandığı bir mahalledir...

İçinde bir ilkokul bir orta birde lise vardır…

Genelde “demiryolu” işçileri başta olmak üzere, emekliler ya da orta yaşı geçkin insanlar yaşar.

Çoğu ev sahibidir…

Tek katlı veya bahçeli iki katlı evleri vardır.

Ve mahallemiz komşu kültürünü hiç unutmamış, unutturmamak içinde azami çaba gösterir insanlar sayesinde “bakir” kalmış ender mahallelerden biridir…

***

Yanların da “ellerinde” büyüdüğüm için rahatlıkla söyleyebilirim; çoğu son derece kibar, sakin mütevazı, dürüst ilkeli naif insanlardır…

Mahallemiz lüks semt mahallelerine benzemez; insanların çoğunun yüzü güler, riyakar değildirler.

Samimi ve içten gülümserler insanın yüzüne…

Özetle Adana da sıradan bir mahalledir ama burada yaşayanlar “sıradan” insanlar değildir…

Şu sıralar zorunluluktan İstanbul’dayım…

İlk fırsatta Adana’ya dönmek için ne gerekiyorsa yapacağım, gözümde tütüyor memleketim…

Mahallemizi,

Hakkımda kötü düşünenler dahil herkesi özledim…

***

İstanbul’a gelmeden önce ne zaman canım sıkılsa ya da içime sıkıntılar, kuruntular girse kendimi mahalleme atardım…

Üç beş çocukluk arkadaşımı, bana önderlik yapan yol gösteren ağabeylerimi ve bizden yaşça büyük büyüklerimizi görürdüm…

Çoğu benim için yaşayan efsane, hatta ayaklı ansiklopedidir…

Bazen de hiç tanımadığım, sonrada taşınan ama artık mahalle ile bütünleşen insanlarla tanışırdım.

Bir kahve içmekten keyif, birkaç el “tavla” atmaktan zevk aldığım insanlar…

Şu anda hepsi bir dost gibi aklımda…

Çoğunun kahkahalarını, içten ve mutlu tebessümlerini unutamam…

***

Haksızlık yapmamak için isim yazmıyorum, içlerinde hayata ve insana dair bakış açımı değiştiren ağabeylerim var…

Hiçbir zaman fesat gözlerle ve kıskanç tavırlarla bakmadılar bizlere…

Her karşılaşmamızda, her sohbetimizde bizlerle gurur duyduklarını ve sevdiklerini söyleyip durdular…

Tartışmalarımızda dahi seslerini yükseltmediler…

Diyeceksiniz ki “hiç mi dertleri” yok…

Olmaz mı?

Hiç mi sinirlenmez hiç mi kızmaz kırılmazlar?

Tabi ki sinirleniyor kızıyorlar hatta “kırılıyorlar” ama öylesine yüce gönüllere sahipler ki, bir yer geliyor taşı gediğine koyarcasına laflar ederek, sevgi ve şefkatle konuşup insanı bambaşka boyutlara taşıyorlar…

En azından bizleri dinliyor, düşüncelerimize saygı duyuyor, nedensiz eleştirmiyorlar…

***

Aslında Gazi Paşa Mahallesi bugün özümüzü yansıtan, kültürümüze sahip çıkan, artık unuttuğumuz ve özlemini çektiğimiz yurdum insanlarını barındırır içinde…

Elbette başka mahalleler de vardır Adana da ya da Türkiye’nin diğer yerleşke ve illerinde…

Bizler çok şanslıydık…

Çok dersler aldık, çok öğrendik ve çok güzel şeyler yaşadık…

Çok değiştik…

Dünyada çok topluma nasip olmayan değerlerimizi yitirdik…

Nereden geldiğimizi, kim olduğumuzu, köklerimizi kimliğimizi, kişiliğimizi unuttuk…

***

Biliyor musunuz, halen büyüdüğümüzü çoluk çocuk hatta torun sahibi olduğumuzun farkında olmayan arkadaşlarım var…

Ben çok şanslıyım!

Onlarla gurur duyuyorum, en kısa zamanda yine yanlarına gidecek, çok şeyler öğreneceğim…

İyi ki varlar…

Her zaman söylerim; keşke yurdumun dört bir yanında Adana Gazi Paşa Mahallesinden olsa…

İnsanlarımız Gazi Paşalı gibi olsa…

Ve keşke insanlarımız soğuk, kimliksiz süslü püslü, pahalı yerlerde dolaşacaklarına buralarda dolaşsalar…

İnsanı, insanlığı bir kez daha keşfetseler…

***

Bu yazıyı hazırlamama sebep olan yani ilham kaynağım,

İstanbul’a geldiğim günden bu yana beni hiç yalnız bırakmayan, sürekli arayan, unutulmaz Türk Sanat Müziği sanatçısı, nAdam gibi adam sevgili Mustafa Şimşek’e sonsuz teşekkürler ederim…

Rahmetli anne ve babamdan duyduğum ve gerçekten son derece anlamlı iki sözle bitirmek istiyorum, yazımı;

-Yiyeceğini kötüleyen insanların sofrasında yemek yeme…

-Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme…

Yaşamın içinde ne kadar iyilik ve güzellik varsa dostlarınız, sevdiklerinizle birlikte yanı başınızda, olası kötülük ve kötüler sizden uzak olsun…

İçten sevgiler…

 

Erdoğan ÖZGENÇ

İstanbul 02.05.2017 02.40

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 392
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster