Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
413
 

GDO Soframızdaki Frankeştayn

GDO Soframızdaki Frankeştayn
 

Sevgili dostlar,

Birkaç gündür gazete sayfalarında ve son iki gündür oldukça yoğun bir biçimde televizyon kanallarında GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ) konusu gündemi işgal ediyor.

Kimimiz belki "Amaan bana ne!" yaklaşımı içinde, kimimiz ise belki konunun farkında bile değil. Ancak bu konu her ne kadar bir kaç günlük bir şeymiş gibi görünüyorsa da aslında hiç de öyle değil.

GDO, bir diğer ifadeyle "Transgenik Tarımsal Ürünler" konusu üniversitelerde ve sağlık alanında, aynı zamanda çiftçilerin gündeminde diyemiyeceğim ama ziraat odaları ve ilgili bilimsel kurumlarda yıllardır tartışılıyor.

Ne yazık ki magazin değeri olmadığından ve reyting de getirmediğinden olsa gerek , topluma yararlı pek çok şey gibi bu konuda gündemde yerini alamıyordu. Ama bakın kaçacak yer kalmadı artık. Konu kendi kendini bağıra çağıra gündemin en başına taşımaktadır.

Dünyanın ne yapacağını bilemediği ve şeytan görmüş gibi kaçtığı bu şeytani besinler artık ülkemiz için de ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Devletimizin atacağı adımlar ve izleyeceği polikayı bir an önce belirlemesi çok önemlidir.

Bu besinlerin tohumlarını üreten ve pazarlayan kuruluşlar, pek çok ülkede yasaklı duruma gelmişlerdir. Pek çok batı ülkesi bu kuruluşları ülkesine sokmuyor. Bu ürünlerin yenmesi, bu ürünlerin işlenerek tüketilmesi dahi çok ciddi insan sağlığını, hayatını tehdit eden risklerle doludur. En tipik örnekleri: bir-iki gün önce bir tv kanalında tıp doktoru bir hocamız bazı kanser türlerindeki artışın olmaması gereken yaşlarda ortaya çıktığını ifade ederek vermişlerdir.

Üstelik tıpkı aşı tartışmalarında olduğu gibi GDO'lu besinler konusunda da ülkece deney malzemesi ve kobay olma durmunda olup olmadığımız da belli değil.

Lütfen konunun takipçisi olalım. Gazete, dergi ve tv lerde konu hakkındaki haber ve programları izleyelim. İnternetten "Transgenik bitkiler-besinler" hakkında bilgi edinelim. Dizi ve evlilik ile kadın programlarına biraz ara verelim; bizim ve sevdiklerimizin yaşamını elinden alacak bu fıtratı-yaradılışı bozulmuş yiyecekleri kendimizden uzak tutalım. Bakın, zaten çığ gibi büyümüş olan kanser vakaları inanın bu konuda boş bulunursak neredeyse memlekette kanser olmayan kimsenin kalmayacağı bir hale doğru gider.

İşin şakası yok! Lütfen dikkat !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bugün ülkemizde gıdalardan kaynaklandığı düşünülen hastalıkların büyük bölümünün ben GDO' lu ürünlerden ziyade hormonlu ürünlerden kaynaklandığını düşünüyorum. Tabiki az da olsa GDO' lu ürünler soframıza geliyor ama kontrolsüz kullanılmış hormonlu ürünler her bir yanımızı sarmış durumda. Başarı dileklerimle.

MUDUR63 
 12.11.2009 10:01
 

Bu konu çok önce başladı. 30 yıl önce bir deli kuyaya taş attı. 40 akıllı çıkaramıyoruz şimdi. Elbette yasaklanacak. Fakat GDO ları bugün yasaklarsak bu tıpkı apseli dişi çekmek gibi olumsuz sonuçlar doğurur. Borsa tepetaklak düşer. Üreticiler iflas eder. işsizlik artar. Halkımız o özlediğimiz domotesin kilosuna 5 milyon ödemek zorunda kalır ki çogu bu parayı şu an için zaten ödeyemez vs...Önce apseyi kurutmamız lazım. Halk bilinçlenmeli. Üreticiler organik gıdaya geçmeli. Ve en sonunda devlet GDO ları yasaklamalı. Yani Düzelme herşeyde olduğu gibi halktan başlamalı. Siyasetten ve çözümden anlamayan bir çok kişinin bu konuyada malesef siyasi yaklaştıklarını üzülerek görüyorum. Neyse. Konuyla ilgili çalışmalar zaten sürüyor. Örnek olarak zeytinciliğimizi incelemelerini öneriyorum. Ayrıca organik üretim hızla artıyor. Bu artış belli bir orana ulaştığında devlet ancak o zaman yasaklayabilir. Umarım insanlarımız olaylara bilimsel bir akılla yaklaşmasını öğrenirler. Saygılarımla.

Taci 
 09.11.2009 19:05
Cevap :
Aydınlatıcı bilgileriniz için çok teşekkür ederim. Aslında aynı dili konuşuyoruz. Dileğimiz, Türk halkının yabancı şirketler tarafından denek olarak kullanılmasına hayır demek ve toplumun dikkatini çekmektir. Ne yazık ki ülkemizde hiç bir stratejik konunun belirlenmiş temel politikaları yoktur. İşte tarım sektörüde bunlardan biridir. Karşımıza çıkan farklı olaylarda ne yapacağımızı bilemememiz ve her kafadan ayrı bir ses çıkması bunun sonucudur. Görüldüğü gibi, ne GDO'lu besinler de ne de son günlerin çok önemli bir konusu olan domuz gribi gibi özel konularda meseleyi sahiplenerek sorunu çözüme ulaştıracak makam bulmak imkansızdır. Her kurum farklı konuşur sorumluluğu birbirinin üzerine atar, çözüm bulunuyormuş gibi yapılır ve çözümsüzleştirilir. Esas sorunumuz budur. Tekrar teşekkürler selamlar...  11.11.2009 0:38
 

Meclisteki frankeyştanlara bir şey olmamış, onlara oy verenlerede olmaz.. Ama biz dikkat edelim. sevgimle.

Olgun Ekinci 
 07.11.2009 21:19
Cevap :
Bu durum o kadar tehlikeli ve kötü ki o kendine birşey olmayacağına inananlar da bir gün sevdiklerinin önemsemedikleri bu durumdan belki de en kötü etkilenecek kişiler olduğunu anladıklarında pişman olmaya ne yazık ki zamanları bile olmayacak. selamlar...  07.11.2009 23:04
 

büyük şehirlerde yaşanması halinde bundan kaçış yok ! Neyi yemeyeceksiniz ? Tüm paketlenmiş ürünler katkı maddeli. Sebzeler, meyveler hormonlu.. Anadolu'da da olsanız ari tohumdan üremiş ürün bulmalısınız ki bu da çok zor.. Ancak köylere inerseniz, belki sağlıklı besinlere ulaşabilirsiniz. 13 milyonluk İstanbul'un, sebze ve meyvelerin normal gelişme sürelerine ve de ebatlarına tahammülü olabilir mi sizce ? Acı ama gerçek bu. Benim çocukluğumda tüm sebze ve meyveler sadece mevsimlerinde yetiştirilirdi. Hormon kelimesi tanınmazdı.. Kendimden vazgeçtim de, benim üzüntüm çocuklarımıza.. Sevgiler.. Ata Kemal Şahin

Ata Kemal Şahin 
 07.11.2009 20:36
Cevap :
Umalım ki bu konu bizler gibi içinde bulunulan durumun ne kadar tehlikeli olduğunu diğerlerinin de anlamaya çalışmasına katkımız olsun. teşekkürler...  07.11.2009 22:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 6954
Kayıt tarihi
: 16.10.09
 
 

İşte yeni bir Blog'cu daha!İzmir'de yaşıyorum. Mesleki Eğitim Uzmanıyım. Çalışma alanım sağlık, güze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster