Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
548
 

Geç kalınmış çözüm

Geç kalınmış çözüm
 

içinde var...


İşte, yeni yeni başlıyorlar... Mücadelenin tüm boyutlarıyla başladığını gazete haberlerinden daha iyi anlıyoruz. Ama önceden yapmak gerekirdi. Bitirmek, kökünü kazımak ağızlarda laf olmaktan önceden çıkmalıydı. Ama bu da sevindirici bir durum artık sadece topla tüfekle değil, kalemle, kamerayla, objektifle, mantıkla, düşünceyle de mücadele edilmeye başlanmış. 

Yıllardır PKK'nın halkı zulümle teröre ortak ettiğini biliyoruz. Yarattıkları bahane itilmiş, kakılmış, bakılmamış, atıl bırakılmış halkı refaha taşımaktı. Şimdi o da YOK! En ücra yerlerde öğretmenleri, memurları doktorları, en yeni, en temiz ve en donanımlı okullarında, hastanelerinde, sağlık ocaklarında, devlet dairelerinde standart üstü hizmeti sunuyorlar. Kaç öğrenci ERASMUS kapsamında yurtdışına gönderiliyor, özgür düşünme ve okuma hakkına sahip, hangi spor dalında ne başarılar sağlanıyor, okuyan hakketiği yeri nasıl buluyor gazetelerden, özel röportajlardan takip ediyoruz. Bu ülkenin her vatandaşı için okuyana okul, çalışana ekmek çok. Böyle olduğu için iddia edemez kimse, ben okuyamıyorum, çocuklarım hasta bakan yok. Yeşil kartı olmayan kalmadı, kömüründen buzdolabına her şeyleri karşılanmış halkımız hıyanet eder mi ekmeğini yediği vatanına? Ederse de VATAN HAİNLİĞİ olmaz mı yaptığı, söylenecek başka söz kalır mı? 

Top, tüfek, tank bir yana... Gerçekleri gerçek haberle gün yüzüne çıkararak, yanlış yönlendirilmeye çalışılan insanların görüşünü ve duruşunu değiştirmek, doğrunun bilinirliliğini artırarak, tarafların ne tarafta olması gerektiğini, hangi fikri müdafaa etmeleri kararını nasıl vereceklerine yardımcı olmak da terörle mücadelenin bir boyutudur. 

Militanı dağda sırtından ter damlayarak canı burnunda dolaşırken, kendi Bodrum'da görüntülenen siyasetçisi hakkında halkının bilgilendirilmesi gerekir. Halkının aç olduğunu iddia eden, her eylemde gövdelerini siper ederek, bu devletin memuruna tokat atma, bağırma, hakarete varan sözler edebilme cesareti gösteren siyasetçilerin yazlıkları, yedikleri, içtikleri, gezdikleri yerleri bilmeliyiz. Sadece bunlar da değil, askerimize sıkılan kurşunların nereden temin edildiği, atılan taşların nerelerden toplandığı, söylenen sözlerin kimin tarafından dayatıldığını da öğrenmenin vakti geldi. 

Televizyon bunun için var, gazete bunun için var. Herşeyi doğrusuyla, olması gerektiği gibi aktarmak, insanları doğrunun ne kadar doğru, yanlışın ne kadar yanlış olduğunu göstermek için var. Basın aslında karanlıkta kalan bir toplum için ışık gibidir. Aynı karanlıkta ışığa yönelen insanlar gibi, olaylar içinde, yaşamın içinde insanlar basınla yönlendirilir. Basın terörler mücadele için geç kalınmış bir çözümdür. Kalemi doğru tutup kullanmak, insanların kafasında doğru şeyleri şekillendirmek ancak böyle mümkündür ve bu bir başlarsa (ki başlamış!) kimse susturamaz. 

Çünkü bugüne kadar kalemin üstesinden gelen bulunamamıştır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel yazı... Ezilen halkların temsilcisi ezme salata ve rakı keyfiyle Bodrum'da militanlık yapıyor ha? Vay babam vay! Aklınıza, elinize sağlık.

Ögeday 
 26.08.2011 12:25
Cevap :
teşekkürler...  19.09.2011 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 4649
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Tıp doktoru ve iki senedir online sağlık danışma hizmeti veren  sitesinin yöneticisiyim. Sık ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster