Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
378
 

Geç olmadan...

Geç olmadan...
 

Kaynağı bilinmeyen, kimi zaman durağan, çoğu zaman dalgalı ve bulanık, zaman zaman da serin ve berrak akan su misali yaşam.
Yaşamı kendi bildiği gibi yoğurup şekil vererek eserini seyretmek ve üzerinde yorumlar yapmaksa en büyük zevki insanoğlunun.
Su tek başına yoğurulup hamur olur mu hiç?
Yaşamın mayası merak, gözlemlerimiz ve depoladığımız bilgi, unu da kullanacağımız materyallerdir.

Resimle, yontuyla, ritmle, şiirle, yazıyla yoğrulmuş yaşamların sevgi, dostluk, barış dallarıyla süslenerek sunulmuş hali en lezzetli olan hiç şüphesiz...

***

Kendi ellerimizle yoğurduğumuz yaşamın lezzetini arttırmak, azaltmak ya da değiştirmekte mümkün elbette...

İnsan doğduğunun, yaşadığının ve öleceğinin farkında olan ve de farkında olduğunun farkında olan tek canlıdır.

Madem herşeyin farkındayız, yaşamımıza biçim vermek, istediğimiz türde anlamlandırmak da bizim elimizde değil midir?

Bu durum, önümüze sonsuz özgürlük kapılarını açarken aynı zamanda büyük bir yük getirir bize.
Yaşamımızı yoğururken tercihler yapmak, yaşam hamurumuzun baharatlarını seçmek özgürlüğü, yanında sorumlulukları da getirmiştir.Kendimizden sorumluyuzdur.Bu, belki de sorumlulukların en ağırıdır...

Öncelikler hepimizde farklı değil midir?

Hepimiz hamurumuza farklı çeşniler ekleriz. Para kokusu, şan, şöhret, acı, macera ruhu, sevgi, emek, korku, aşk, denge, mantık, nefret, merhamet vb...

Hamurumuzu yoğururken bilinçli tercihlerdir yaptığımız aslında.Her ne kadar yaptığımız tercihlerin olumsuz sonuçlarının vebalinden kurtulmak için kendimize yalanlar söylesek, bahaneler uydursak da gerçeği biliriz.

Küresel ısınma, susuzluk, açlık, nükleer tehlikeler, savaşlar ... Bu olgular ve olaylarla karşılaşmamıza ve yaşamamıza neden olanların hamurlarında ne ya da neler var dersiniz??

Yaşam devam ediyor ve biz hala tercihler yapmaktayız.Demek ki insanoğlunun tercihlerini, dolayısı ile de hamurunu değiştirmek için hala şansı var.
Çok geç olmadan...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok hoş satırlar, şiir kokan bir evde pişirildiği anlaşılıyor. Aşınızın bereketli ve de gerçek olmasını dilerim.

Engin Allı 
 31.07.2007 23:29
Cevap :
Teşekkür ederim.Saygılar...  01.08.2007 11:47
 

Hazır sıcaktan eriyorken bir ev taşıyayım arkasından bir tatil yapayım dedim... Anlayacağınız blog'dan bir süre uzak kaldım. Bu arada siz gelmişsiniz! Ne mutlu bize Akdenizli'nin "daldan dala" yazılarını okuduktan sonra eşi, "Akdenizlinin" sayfalarında soluklanabileceğiz... Geç de olsa bir hoşgeldiniz demek istedim... Yazınıza gelince, "her seçiş bir vazgeçiştir" sözüne sonuna kadar inananlardanım. Galiba bazen ne seçtiğimize değil neden vazgeçtiğimize de dikkat edersek hamuru "kulak memesi" kıvamında tutabiliriz... Güzel bir hatırlatmaydı, teşekkürler. Hoşçakalın

Feyhan 
 26.07.2007 0:55
Cevap :
Feyhan Hanım, siz de hoşgeldiniz.Umarım tatiliniz güzel geçmiştir..Yorumunuza katılıyorum.Saygılar...  26.07.2007 16:20
 

hepimiz aynı hamurdan geliyoruz aslında. aynı şekilde. sonrasında hamurun biçimlenmesi, şekillenip verdiği tat değişiyor bize ve seçimlerimize, seçtiğimiz ve gittiğimiz yola göre...hiçbir şey için geç değildir aslında. gerçekten değiştirmek istedikten sonra kendimizi, çevremizi, dünyamızı...

beenmaya 
 24.07.2007 10:47
 

dunya, kulahtaki bir dondurma gibi erimeye başladı... hala umrunda değil emperyalizmin... aynı gemıdeyız nasılsa... bakalım ne halt edecekler... sevgilerim sizinle akdenizin tuzu olan çift...

yeşilsoğan 
 20.07.2007 12:41
Cevap :
Bekleme ve olan biteni seyretme eylemlerimizin ızdırabı ile tüketiyoruz yaşamı. Acizliğin doruklarında tüm insanlık. Bizim sevgimiz de hep yanında cicom, sağolasın:)  20.07.2007 16:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Annemin anlattığına göre İstanbul'un, rüzgarı yosun kokusu taşıyan serin günlerinden birinde ve geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster