Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '07

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
710
 

Gece konuşunca insanlar susar…

Gece konuşunca insanlar susar…
 

Yağmur atıştırmaya başladı.

Karda yağsa önemli değil..Buraya gelebilmek için onca kilometre yaptık..

Yaz aylarının kalabalığı yerini çam ağaçlarının şarkılarına, denizin ıslak türküsüne bırakmış.

Ahşap masalar boş.

Etrafta o kadar çok kozalak ve kuru dal var ki ateş yakmak……

Ormanın içine yayılıyoruz, kucağımıza topladığımız odunları üst üste yığmaya başlıyoruz..

Yavru bir köpek bütün dikkati ile bizi izliyor..Kafasındaki soruları dillendiremiyor..

Rüzgar yüzümüzü okşuyor..

Ellerim ceplerimde arkadaşları izliyorum.

Mutlu mu bu insanlar şimdi?

Söyledikleri gibi, bir geceliğine bütün dertlerini unutacaklar mı?


Bir saatte dünyanın odununu topladık, öbek yaptık…

Alta ince ve kuru dallar, üzerine kozalaklar..

Önce bir çıtırtı, ardından özlediğimi bile unuttuğum odun kokusu, alevlerin kozalakları esir alışı, dalların ateşe teslimiyeti.

Gökyüzü gri, deniz hırçın, hava kararmak üzere..

Ucu yanmış dal parçalarından bir tanesini alıyorum, sigara yanıyor ama dalı burnuma yakın tutmaya devam ediyorum...

“ Şaman bu şaman..”

Kırmızı turplar, havuçlar, domatesler, limonlar…

Rende…

Turpları soymadan rendelemeye başlıyorum, salataya verdikleri kırmızılık hoşuma gidiyor, havuçlar…

Foça’da Sürmene işi çakımı bir velede kaptırdıktan sonra kıydım paraya Andüjar* marka bir İspanyol çakısı aldım kendime, inanmayacaksınız çalınmasın diye kalınca bir ip bağlayıp boynuma astım..

Eskiden domatesin kabuklarını soymaktan nefret ederdim şimdilerde hoşuma gidiyor.. Değişmek buysa! Galiba değişiyorum.

Zeytin yağı ve limonu boca ediyorum salataya …

Eh be kardeşim…

Keyiflendim ya ben…

Deryaya karşı türküyü patlatıyorum…

<ı>İki keklik bir kayada ötüyor”

<ı>“Ötme de keklik, derdim bana yetiyor aman aman yetiyor”

<ı>“ Annesine kara da haber gidiyor”

<ı>“ Yazması oyalı, kudurası boyalı yar benim aman aman yar benim”

<ı>“ Uzun da geceler yar boynuma sar benim aman aman…..”

“ Ali nerden buldun bu türküyü be kardeşim?”

Bilsem!

“Kim söylüyor bunu?”

“ Bedia Akartük. (Attım!) Bak şimdi ağaçların arasından elinde tahta kaşıklarla hoplaya hoplaya çıkacak”

Hazır lafa gülüyorlar tabi…

Salata hazır…

Odunlar kor, ayıptır söylemesi Sergenden kasap sucuğu almıştık bol baharatlı. Uzun bir dal kesip sucuğu uzatıyorum korun üstüne…

Yarım ekmeği ikiye ayırıp sucuğu arasına…. Bir de yağlı meret!

Yemesin mi şimdi Ali kardeşiniz?

Masa kuruluyor, radyoların hepsi çekiyor burada….

Şarkılar ruhları koparıyor bedenlerden, gözler dalıyor, biraz da alkol gösteriyor etkisini, herkes susuyor..

Gece konuşmaya başlıyor...

Teker teker yatıyor arkadaşlar..

Gece; bana kalıyor…

Andújar; İspanya'nın on yedi özerk bölgesinden, ülkenin güneyinde bulunan Endülüs otonom bölgesinin Jaén eyaletine bağlı doksan yedi belediyesinden biridir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle keyifli anlatmışsınız ki mutlu olmamak mümkün mü? Bir tek börtü böcek gelmesin tek mutsuzluk nedeni o olurdu benim gibisine öyle bir ortamda. Böyle hikayelerinizi seviyorum.

Seyran Aksoy 
 13.11.2007 14:53
Cevap :
Dikeni var diye Gülü sevmemek, yerler çamur oluyor diye yağmura kızmak, altını ıslatıyor diye çocuklardan uzak durmak......Börtü böcek gelecek diye ormanın içinde araba da oturmak.... Görmezden gelmek lazım..  14.11.2007 12:08
 

öyle güzel konuşur ki o sese kulak verip an'ı sonsuz yapmak gerek. Güzeldi, elinize sağlık. Nilgün Ok

nilgun 
 07.11.2007 23:04
Cevap :
Gecenin nefesini, sesini herkesin duyamaması kötü ama…Selamlar..  08.11.2007 0:06
 

Mutlu olmak artık çok farklı algılanıyor, anlık mutluluklar belki... o anları biraz daha çok yaşabilmek... Sucuk ekmek ve çıtır çıtır yanan odunlar, şarapta var mıydı... Gece susar ben susarım, gece konuşur ben hala susarım... İflah olmaz bir suskunum... Eline sağlık.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 06.11.2007 17:11
Cevap :
Şarapsız olur mu hiç! Elbette vardı… Mutluluk adına insanlar değişik tanımlamalar yapsa da sanırım mutluluk biraz da hayatı yavaşlatmak…Selamlar..  06.11.2007 22:44
 

Size o türküyü bir de Orhan Hakalmaz'dan dinlemenizi öneririm.

Nilgün Akad 
 06.11.2007 10:28
Cevap :
Orhan Hakalmaz dan dinlemez olur muyum hiç.  06.11.2007 15:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7728
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster