Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '10

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
615
 

Geçen bir yazın anatomisi

Geçen bir yazın anatomisi
 

Hazan mevsiminde, güneşin yarı ısıttığı odamda, sıcak kahvemi yudumlarken, geçirdiğim yazı düşünüyorum.

Acısıyla tatlısıyla, üzüntüsüyle, sıkıntısıyla, (üzüntüsü bol demek biraz daha uygun) geçen koca bir yaz.

Sağlık problemleri, kazalar, ameliyatlar v.s. Ardından gelen iyileşmeler, küçük, bazen büyük mutluluklar.... ve güzel bir tatille nihayetlendirdiğim 2010 yazım...

Ve belki bunlardan daha önemlisi, artık hayatımdan çıkması gereken insanları hayatımdan tamamen çıkartmam.

Sürekli enerjimi düşüren veya buna potansiyeli olan, hayatımdaki varlığı beni mutsuz eden kişilere, hak ettikleri değeri verebilmem. Süreç biraz sancılı olsa da, ne yalan söyleyim en çok bu mutlu etti beni.

Bu kişilerden sadece biriyle ilgili "emek" ve "iyi niyet" kısmına üzülüyorum.... ona karşı gösterdiğim iyi niyetime, emeğime ve tabi ki lüzumsuz sabrıma üzülüyorum.

Çok şükür ki, sevdiğim, değer verdiğim, zor günlerimde yanımda olan, onlarla gülüp, onlarla ağladığım, beni mutlu eden dostlarım her zaman olduğu gibi bu yaz da yanımda oldular. Bu yaz ve her zaman onlarla yolumuz uzun. Hepsini de çok seviyorum, iyi ki yanımdalar. Hepsine minnettarım...

Kitaplar, olmazsa olmazlarım.. Onlar da hep yanımdalardı bu yaz.

Bir sürü kitap okudum ve yeni yeni kitap listeleri oluşturdum. Bir sürü hayatın içine girdim-çıktım, bazen ağladım, bazen güldüm, bazen kederlendim, bazen mutlu oldum, bazen de şaşırdım. Her yeni aldığım kitapta çocuk gibi sevindim, heyecanlandım. İç huzurumu kitap okuyarak dengeledim.

Yeni yazarlarla da tanıştım bu yaz. Paul Auster, Anita Amirrezvani, Chris Cleave, Ken Grimwood bunlardan bazılarıydı. Paul Auster kitapları şaşırtırken, Anita Amirrezvani'nin masalsı ve romantik üslubu beni büyüledi. Chris Cleave'nin "Küçük Arı" adlı kitabındaki kurgusunu oldukça başarılı ve zekice buldum. Bu yaz hayranlıkla okuduğum kitaplardan biri oldu.

Platese devam ettim. Sıcakların arttığı tarihlerde zorunlu olarak bir süre ara versem de, sporla kazandığım mutluluk ve enerjik ruh hali bu yazda memnuniyet listemin üst sıralarında yer aldı.

Ağustos ayında yaptığım tatil ise bu yazın favorisiydi.

Öyle mutlu, öyle özgür ve öyle kendim oldum ki, hala aynı moddayım ve ben bu halimi çok sevdim. Bu ruh haliyle yaşamaya karar verdim artık.

Akdeniz ve Ege'nin eşsiz koylarında yüzmekten buruş buruş olan derim ancak kendine gelebildi. Bir kadeh şarapla, gün batımında yenilen yemekler, Marmaris körfezini seyrederek yapılan lezzetli kahvaltılar. Akşamları ılık ılık esen rüzgarda kahvemi yudumlamak. Uzun yürüyüşler. Kahkaha atmak. Tekneden atlamak. Denize dalmak. Kısacası gezmek, yüzmek, yemek.... İşte tatilimi özetleyen üç kelime ve tabi ki bunların sonunda çok ama çok mutlu olmak.

Acısıyla tatlısıyla 2010 yazını geride bırakırken aklımda kalanlar bunlardı.

Her şeye rağmen sevgiyle geride bıraktım, çok şey öğrendim.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 563
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8523
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster