Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1415
 

Gecenin en karanlık olduğu zaman...

Gecenin en karanlık olduğu zaman...
 

Daha ne kadar yanacak yürekler...


Nasıl da güzel , nasıl donanımlı, eğitimli , yardımsever, hayvan sever ; nadide bir çiçekmiş , DİLAY öğretmen... 30 yıldır verdiğimiz şehitlerin her biri nadide çiçekti, gencecik fidanlardı, annelerinin, babalarının, eşlerinin gözbebeğiydiler... Ama Dilay, silahsızdı, bir garip öğretmendi, eşini izlemek için yeşil sahadaydı... Eşi onun vurulduğunu görünce, yaralı olarak sürünerek ona ulaşmaya çalışmış, terörün kurşunları üzerine yağmış, ulaşamamıştı eşine...İkisi de aynı anda; umutlarını, sevgilerini sevdiklerini bırakarak , uçup gittiler , bu adaletsiz, bu gittikçe kokuşan ve sanki giderek daha hızla dönüp daha fazla umudu, güzelliği, iyiliği yok eden dünyadan ... 

Kaan Akoba isimli blog yazarımızın son yazısını okurken, yine isyanlarda, yine gözyaşları içindeydim...Öğretmenliğim süresince, kompozisyon yazılılarında sıkça sorardım, Cenap Şehabettin'in özdeyişlerinden . Hele bir tanesi vardı ki, onu her yıl usanmadan ve hiç aksatmadan açıklamalarını isterdim öğrencilerimden."Gecenin en karanlık olduğu zaman, sabahın en yakın olduğu andır"... Ülkemiz için düşünürüm bu sözü, daha çok... Dibe ne kadar çok vurmuşsak, çıkış da, aynı zamanda gerçekleşmeye başlamıştır diye düşünmek istiyorum şimdilerde... "Artık yeterrrrr" diyenlerin sesi yavaş, fakat çoğalarak yükseliyor.Şehit polisin babasının tesbiti, yanlış değil aslında."Halkımızın şehit cenazelerine ilgisi çok yoğun değil"diyor acılı baba... Ancak ateş bize düşünce bağırıyoruz ama ne kadar, televizyon ekranları, unutturma, gündem değiştirme için çaba gösteren programlarla dolu olsa da, Başbakan'ın dediği "bıçak" kemiğe dayanıyor... Bu dönemde de terörü bitiremezse iktidar , kendi sonunu da hazırlamış olacak, ilgili ve yetkililer, bunu bildiği için; umut ediyorum yine de, sabahın yakın olduğuna... 

Lütfen okuyun, Kaan Bey'in yazısını da...Lütfen siz de bir şeyler yazın, Kürt'ü, Türk'ü Çerkez'i, Laz'ı hepimiz ses verelim, şimdi değilse ne zaman bir olacağız, birlik olacağız ...Ne zaman farkına varacağız, etrafımızdaki ateşin yakınlığını...Enerji oluşturalım birlikte, yararı olacağına inancım tam... 

"Öteki Türkiye" dekiler varsın , diskolardan, eğlence mekânlarından , yatlarından, yalılarından ödün vermesinler...Bizler orta direk olarak bel vermeyelim...Biz de çökersek, artık "hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı" konuma geleceğimiz, gün gibi aşikar değil mi... 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Nur Eşmeli;Bin dokuz yüz seksende o çok acılı günlerimizin bittiği yıllarda dış borcumuz yok, iç borç da çok az... Sonra Asala... Sonra btö... Şimdi borcumuz ne kadar?!.. Giden canlar?!.. Yiten umutlar, çöken karamsarlık?!.. Yaşadığımız teröre destek veren devletlerin sayısı çok fazla... Türk Dünyası ile bağımız koptu sayılır, zenginleşemedik, mutlu olamadık... Türkiye ne kadar güçsüz bırakılırsa ve hele bir de içerden birbirlerine düşürürsek... hesap bu!.. Uzun süren bir kan ve gözyaşı dönemi. Bir ülkede çatışma uzun sürerse ve daha daha çok kan akarsa veba gibi, kolera gibi olur. Tam bir birlik ve tam bir eylem planı ve sonuç en az zamanda... Ve evet, şehitlerimizin ardından milyonlar olup yürümedik!.. Dertli ve acılı bu yaşamakta olduğumuz yıllar... Dayanamıyorum, yazamıyorum da artık.Her şehidin öyküsü var ve de derslerle dolu.Gidiyorlar,artlarında acılara boğulup kalanlar da ibretlik sözler ediyorlar, ama sanki karanlığa mı gidiyor ne!..bu çok büyük acı,çok!..Sevgilerimle.

Cemal Hüseyin Çağlar 
 07.09.2011 18:34
Cevap :
Sayın Cemal Hüseyin Bey, yorumunuzu okurken, en çok; "yazamıyorum, dayanamıyorum" diye yansıttığınız duygularınıza katıldığımı ifade etmek istiyorum.Ben de aynı şekilde o isyan noktasına geliyorum; ya o anneler,babalar,eşler ne yapsın nasıl dayansınlar... İşte; yazarak, konuşarak, paylaşarak belli bir enerji oluşturmayı bu nedenle istiyorum."Tepkisiz bir toplum olduk"yazımı ve oradaki bir yorumu özellikle okumanızı istiyorum.Birbine saygı duymayan insanlardan oluşan bir toplumdan nasıl bir birliktelik umabilirsiniz...Birilerini küçümserken, kendisini ne duruma getirdiğini fark edemeyen insanlar, istedikleri kadar okudukları kitapların alıntılarından, onların doğrultusundaki fikirlerden söz etsinler."İnsan"a,insan gibi bakabilmeyi bilmedikten sonra..."Ötekileştirme"den medet umanlar veya kendini "bilge"görüp, diğerlerine tepeden bakmayı meziyet olarak görenlerle nasıl bir birlik oluşturulabilir diye karamsarlığa düştüğüm anlarda sizler gibi duyarlı seslerle yeniden umutlanıyorum.Saygı  08.09.2011 11:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 307
Toplam yorum
: 767
Toplam mesaj
: 88
Ort. okunma sayısı
: 1370
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster