Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
891
 

Gecenin İçinden geçmek

Gecenin İçinden geçmek
 

21 ağustos 2011 TRT Fuaye



Bilir misiniz, bir zamanlar, “En güzel gül benim yurdumda açar, en güzel kuş benim yurdumda öter.” diye başlayan bir şarkı vardı. Radyo Çocuk Korosu söylerdi. Zaten televizyon da yoktu o yıllarda. Radyolar kulağımız ve gözümüzde. Koro şarkıyı söylerken, ardından güzel sesli bir delikanlı sözleri coşkuyla okurdu. Hala söyleniyor mu o şarkılar bilmiyorum. Çocuktum, o koroyu dinlerken yüreğim coşardı da koroya girmek istediğimi bir türlü söyleyemezdim bizimkilere. İşleri öylesine başlarını aşmıştı ki, zordu böyle şeyler istemek, İstanbul'da olsak bile zordu. O şarkıların Harbiye ’deki o görkemli radyo evinde yapılan yayınla ulaştığını bilirdim.

Radyo evinin önünden her geçişimde içim o çocukluk hayallerimin anısıyla bir tuhaf olur, ulaşamadığım özlemimin hatırasıyla daha da büyüyen o güzel binaya heyecanla bakarken yüreğim başka türlü çarpmaya başlardı. Radyo evi çok önemli bir yerdir benim için, yine de öyle.

İşte cumartesi akşamı o binaya girecek olmam, beni yapacağım söyleşiden daha fazla heyecanlandırdı ve duygusallaştırdı desem yalan olmayacak. Değerli prodüktör Gülname Gümüş'ün önerisinden bu kez kaçamazdım. Nasıl kaçayım? Artık "Basılı kitabım olmadan konuşmayayım sadece ödüllerim üzerine konuşmayalım” gibi bahanelerim de geçersiz kalmışlardı. “Şen Yunus ile Küçük Huso” ve “Belleğin Gizi” adlı kitaplarımı bangır bangır ilan etmiştim dünyaya, geri dönüşü olamazdı artık. Gülname Hanım önerince uslu uslu kabul edişime kendim de hayret ettim desem vallahi yalan olmaz..

Ve işte o andan sonra kalbim 24 saat boyunca gümbür gümbür atmaya başladı.

Heyecanlıyım diye facebook ‘a bile yazdım ama heyecanımın baskın kısmı aslında işte bu çocukluk özlemimden kaynaklandığından söz etmedim.. Sonra nöbetçileri aşıp binaya girdiğimde bir mabede girmiş kadar duygulandım. İnanın gözlerim yaşardı. Bir de Gülname hanımla karşılaşacak olmanın heyecanı eklendi. Sevgili Gülname Gümüş ile de arkadaş olmakla beraber ilk kez karşılaşacaktık. İşte önce Milliyet Blogların ardından facebook’un yarattığı güzel arkadaşlıklardan biri daha sanallıktan gerçekliğe geçiyordu. Sevgi dolu, zarif , neşeli ve güzel arkadaşımızla fotoğraflarımız da çekildi kapıda, zamanı durdurmak için.

Kim ne derse desin , çocukluk insanlara şekil veren en önemli süreç. .Beklerken karşılaştığım o çok güzel diksiyonu olan bir sesin sahibine anlattım bu koro macerasını. TRT’nin değerli spikerlerinden Metin Hamalosmanoğlu ile paylaştım çay içerken de heyecanım azaldı biraz. Konuşmak, anlatmak, belki de sözcüklerin bu denli özenli kullanıldığı kişileri duymak ne güzelmiş.Sırt Çantalılar gurubundan gezgin arkadaşımız konuşurken bekliyordum heyecanla. Sonra sıra bana geldi.

Radyo başında TRT Radyo 1 Gecenin İçinden programında söyleşimizi dinleyen ve beni iyi tanıyan arkadaşlarım, bir ara ağlayacaksın sandık, dediler. Aslında öyle oldu , duygulandım, binada olmanın duygusallığına, söyleşide andığım yitik dostlarımın hayalleri karışınca dudağım öylece bükülüverdi de sunucu Saadet Baykal hanımın konuşurken, huzurlu ışıltılar saçan sesine bıraktım kendimi.

Sonra anlattım, konuştum , bir iki minik hata da yaptım. Tabii bana göre minik hatalar değildi aslında ama kendimi, kendime mazur göstermek için böyle söylüyorum.

Sonra 23 dakika çabucak bitiverdi. O ses geçirmez camın diğer tarafına geçip Moda Sanat Tiyatrosu gurubunun konuşmalarını dinlemeye çalıştım. Ses kaydı yapan İsmail Hakkı Uzun kardeşimiz beni stüdyoya girerken gördüğünde kesinlikle konuşamayacak, çok heyecanlı, diye düşünmüş. İşte o denli heyecanla girmiştim stüdyoya. Beni yanılttınız, dedi CD’yi uzatırken. Gülüştük. Sonra diğer katılımcılarla birlikte fotoğraflar, unutulmaz geceden geri kalanlar…

20 ağustos geçmiş ve 21 ağustos oluvermişti.

Prodüktör arkadaşımız sevgili Gülname Gümüş’e ve Gecenin İçinden ekibine teşekkür ediyorum. Unutulmaz bir gece yaşadım sayelerinde, anılarım katmerlendi…

21 ağustos 2011 emel dinseven.

vakayinüvis bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili dostların incelikli yorumlarını okuyunca, ne kadar zengin olduğumu/zu bir kez daha anladım sevgili Emel. Tanrı buradaki güzel insanlarla, derinlikli sohbetlerde ve meclislerde buluştursun bizleri... Sevgiyle...

vakayinüvis 
 26.08.2011 23:39
Cevap :
Sevgili Gülname, MB güzel, dostlarımız güzel, sohbetler güzel ve dileğine içtenlikle katılıyorum. Bu sayfaya katkı koyan tüm dostlarımıza ,tekrar en derin teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum. Mutlu bayramlar olsun...  31.08.2011 12:23
 

Gülname Gümüş’ün iyi bir radyo programcısı olduğunu biliyordum. Kalemi, metni, ustalığı su götürmez elbette. TRT’nin geleneksel yapısında radyoculuk her zaman önde, sağlıklı, özelliklidir. Spikerleri, program yapımcıları, teknik ekibi güven verirler insana. Tüm olumsuz gelişmelere karşın bu yapısını korumaya çalışıyor çalışanların özverileri, bilgi, birikim ve deneyimleriyle. Cumartesi akşamı almacımdaki sorunlar nedeniyle kopuk kopuk dinledim izlenceyi. İzmir’den de spikerliğini bildiğim sevgili Saadet Baykal’ın kendine özgü sunumu, ses sıcaklığı sanırım Emel Dinseven’i de ilerleyen dakikalarda daha rahatlatmıştı. Öncesinde gene deneyimli bir spiker Metin Hamalosmanoğlu’yla bir çay içimliği sohbet etmek, belirttiğin gibi seni daha da hazırlamış söyleşiye. Ben de TRT anılarıyla ve duyguyla dinledim söyleşiyi. Üretmek, paylaşmak, emeğin karşılığını almak güzel şey. Kutluyorum sevgili Ezgi Umut ( ya da Emel Dinseven). İzlenceye emeği geçenleri de elbette.

OĞUZ TÜMBAŞ 
 24.08.2011 18:35
Cevap :
Değerli Dost Oğuz Tümbaş, özenle yazdığınız ve anlamlı güzel saptamalarda bulunduğunuz bu yorumunuz için sonsuz teşekkürler. Ben de Kuşladası Öykü ve Şiir Günlerinde yazarlarla yaptığınız o güzelim söyleşileri yakından izleyen tanığı olarak anımsadım şimdi bir yandan yorumunuzu okurken. Ne kadar isterdim sizin de bir programınıza konuk olmayı, ama yazmak kitap çıkması derken yetişemeiş olmanın üzüntüsünü duyumsadım birden. Saptadığınız gibi sonlara doğru daha rahatlamışken program bitiverdi. Gülname hanım bloglardan sevgili kapı komşumuz. Onunböylesi güzel tutumları, yüreğimize, sanatımıza umut veriyor. Radyo1 deki arkadaşlık ve candanlık gerçekten özendirdi beni. Değerli yorumunuz için teşekkürlerimle esenlikler ve mutlu bayramlar diliyorum.  25.08.2011 23:25
 

O geceyi kaçırmışız ama bu bloğunuz sayesinde bu eksiğimizi telafi ettik. Kutlarım. Programı, sizi ve eserlerinizi (ödülleriniz yanısıra her iki kitabınızı da). Değerli Gülmane hanım -sizin gibi- çok değerli bir blogdaşımız. Kendisi gerek programı gerekse yazıları ve yorumlarıyla çağının nabzını çok iyi tutarken eskilerin çok önemli bir geleneğini daha yaşatmakta: Alarak değil vererek, paylaşarak zenginleşme şeklindeki o muhteşem geleneğimizi... 6 Ağustos akşamı da benim "Soluklandığımız Anlar" başlıklı blog-şiirimi programlarına alarak Pınar hanıma seslendirtmişlerdi. Çok güzel bir yorumdu. Her ikinize de dostça sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 24.08.2011 0:14
Cevap :
Çok teşekkürler değerli dost Ersin Bey. Bu aralar olaylara , hayata ve İnternet'e yetişemez olduk. Ben de bazen çok önem verdiğim olay ve programları kaçırıyorum.Ama güzel olanı bloglarda Gülname Gümüş gibi, sizin gibi sanatla, dünyayla , felsefeyle ve yaşamla derinden ilgili arkadaşlarla buluşmak. Sağlıcakla kalın.  24.08.2011 23:43
 

Duyguyla beslenmek denir buna..

Mehmet Önkibar 
 23.08.2011 23:32
Cevap :
Teşekkür ederim Mehmet Bey.  24.08.2011 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 589
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1216
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster