Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
4356
 

Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım

Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım
 

Haftasonu başladı başlayacak... Hastalık olmasa daha da güzeldi, kırmızı şarabımdan yudumlarken dinlerdim bu şarkıları ama olsun. Kafamı dinleyebileceğim iki gün var önümde ve arşivimden çıkarıp bu şarkılarla kendimi sarıp sarmalayacağım!..

Perihan Altındağ Sözeri gibi sesler neredeyse yok artık. Yaşlılık zamanından bir kayıt olmasına karşın, Semahat Özdenses'in Uşşak makamındaki unutulmaz bestesi "Her Mevsim İçimden Gelir Geçersin"i ondan dinlemek gibisi yok!..

Yine Semahat Özdenses'in, yine Uşşak makamında bir başka güzel şarkısı; "Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine". Kendi sesinden dinlemek de güzel, bir başkasından da!.. (M.Ersoy, S.Can, E.Gündeş olmasın da aman!.. Yordukça yoruyorlar güzelim şarkıları)!..

Şerif İçli'nin Uşşak şarkısı "Gözlerin Hayran Bakarmış" da mutlaka dinlenmeli bu gece. Cankuşum Hasan'dan dinleyip sevmiştik bu şarkıyı bir akşam arkadaş toplantısında. Keşke o söylese gene!..

Üstad Münir Nureddin'in kendi sesinden Hicaz eseri "Aziz İstanbul"a kulak vermeli sonra. Bir kez daha o nefes kullanımına şaşarak hayran kalmalı. Yahya Kemal ve Üstada rahmet okumalı...

Ayşe Taş!.. İşte Kadere Bak şarkısını Muazzez Abacı kadar güzel okuyacak bir sanatçı!.. Hüseynilere de, hüzzamlara da bu kadar güzel gider mi bir ses?!? Tatyos Efendi'nin Uşşak şarkısı "Gamzedeyim Deva Bulmam"ı nasıl güzel, çağlaya çağlaya okumuş?!? Yapı Kredi Yayınları iyi ki basmış o kasetleri, Ayşe Taş'ı TRT ekranları dışında dinlemesi zor yoksa. Hele bir de Emel Taşçıoğlu ile Haydar Haydar'ı söyler ki, insanın gökyüzüne çıkıp seyredesi gelir alemi!..

İzmirli bir üstad, Avni Anıl'sız olmaz kesinlikle!.. (Biliyorum, İstanbul doğumlu ama yıllar yılı da İzmir'de oturur. İyiki de öyle yapar)!.. Hüzzam makamında bir bestesi var, dinlemeye doyamam; "Akşamın Olduğu Yerde". Bunu Gönül Akkor'dan dinlemeyi seviyorum, yine onu koyacağım setime. (Hüzzam demişken, nasıl da değişik bir makamdır bu yarabbim? Bir bakarsın, şıkır şıkır oynatır, coşturur, bir bakarsın en derin hüzünlere gark eder insanı. İşte Akşamın Olduğu Yerde, işte Mevlana oyun havası)!..

Hah, "Kadere Bak" işte Hüzzam'ın coşkulu yanını yansıtan bir diğer şarkı!.. Muazzez Abacı çağıl çağıl okur, düzenlemesi de son derece güzeldir. Toprağı bol olsun, Alaattin Şensoy'un eseridir!..

"Saçının Tellerine" Rast'tır ve oldum olası severim bu şarkıyı. Samime Sanay da güzel söyler Yudum Yudum Sevdayım albümünde, Mualla Mukadder de!.. Selahaddin İnal'ın eseridir.

Hepsi de Hicaz bir dizi şarkı dinleyeceğim bunların ardından...

Melahat Pars'ın doyumsuz bestesi "Ben Gamlı Hazan", Nigar Uluerer'in yorumuyla var elimde. Alıp da o eski günlere götürüyor dinlerken. Yine Avni Anıl'ın ölümsüz bir eseri, "Kader". Samime Sanay'ın Beni Hatırla albümünden dinlemeli onu. Şarkının girişini çok güzel düzenlemişler, kemençeyle bir yanık taksim benzeri ezgi var ki, anlatılmaz!.. Çok sesli düzenlemenin sırıtmadığı bir örnek. Türk Müziği'nin ruhunu kaybetmeden çok sazlılıktan kurtulamayacağını söyleyenlere güzel bir yanıt bu şarkı!.. (Samime Sanay'ın, Muazzez Abacı'nın, Serap Mutlu Akbulut'un albümlerindeki o düzenlemeler ne kadar çarpıcıydı öyle? Niye şimdi öylesi kalmadı artık? Samime Sanay'ın Sevgi Üzerine Sohbet çalışmasında yer alan Senede Bir Gün, Böyle Mi Esecekti gibi şarkılarının yeri neden dolmadı, dolamadı)?

Şekip Ayhan Özışık'ın "Bir Garip Orhan Veli"sini Muazzez Abacı söyler yine!.. Arkasından da Mualla Mukadder'i koymalı gene, "Gülmedi Şu Bahtım". Sadi Hoşses hem yazmış sözleri, hem de bestelemiş, "Gülmedi şu bahtım gülmedi gitti / Sevdiğim herşeyi el aldı gitti."

Ben Muazzez Abacı'dan dinlediğime eminim, hem de çok. Ama ne kadar aradımsa, Zeki Müren'in ölümünden sonra yaptığı Düet'ten başka yerde O'nun sesinden bulamadım. Sanırım TRT ya da özel kanallardan birinin konserinde kaydedilmişti, sık sık da çalınınca albümünde var sandım. Fethi Karamahmutoğlu'nun ödüllü şarkısı "Hiçbir Şeyde Gözüm Yok" (ya da "Yağmur Vururken Cama") aradığım şarkı. Ama dedim ya, bulamadım bir türlü. Ne yalan söyleyeyim, Zeki Müren'in sesinden bu şarkıyı dinleyemiyorum. Rahmetli iyiydi hoştu ama o abartılı vurguları soğutuyor kendinden. Eski kayıtları halbuki ne kadar güzel!..

Bu kadar Hicaz yeter, Uşşak'a bir geçiş yapmalı. Samime Sanay'ın elimdeki kasetinde ne yazık ki devir hatası var sanırım, şarkı iyice ağırlaşmış, Sanay'ın sesi diğer şarkılardakine göre daha kalın geliyor. Ama olsun, Şekip Ayhan Özışık bestesi "Unutamam Seni" Sanay'ın sesinden güzel. O neyli girişi daha en başta yakıyor insanın içini, sonuna kadar da gidiyor!.. "Ne ben seni unutabildim / Ne bu derdimi uyutabildim / Ne bu gönlümü avutabildim / Unutamam seni".

Nihayet gecenin sonu: Büyük bir şişe şarabın dibi görünmüşken, bu şarkıyı dinleyip gitmeli yatağa, hayat gailesinin aslında ne kadar boş bir şey olduğunu anlayarak!.. Rahmetli Selahattin Pınar ile ilgili internette bilgi ararken, Ekşi Sözlük'te buldum bu notu. Aşk şarkısı olarak görünmesine karşın, meğer babasına yazmış. Ayrıntısını arayınca biraz daha netleşti. Babası Sadık Bey, oğlunu sordukları zaman terslenir, "Çalgıcı oldu!.." dermiş. Bu da arasını açmış baba oğulun ve ne yazık ki barışma fırsatı bulamadan Sadık Bey vefat etmiş. O gecenin sabahına, Üstad bu şarkıyı yazmış.

Mine Koşan'ın bir plağını buldum geçenlerde. (Gaziantep'in bu farklı, eskiye ve kaliteliye sahip çıkan müzik beğenisine hayranım)!.. Kahire'de yapılmış bir kayıt, bir Arap Orkestrası eşlik ediyor Koşan ve diğer Türk müzisyenlere. Mine Koşan Türk Müziği'nin umuduyken, sonradan tamamen farklı yollara yönelerek bu umudu boşa çıkartmış birisi bence. Selahattin Pınar'ın hemen herbiri son derece zor olan parçalarından birini bu plağında okumuş, hem de güzel okumuş. İşte geceyi bu şarkıyla kapatmalı, Mine Koşan'ın yorumuyla. (Gerçi kemanlar, bizim alıştığımızdan farklı olarak kesik kesik çalınıyor, Arap müzisyenler bizimkilerin ruhunu yakalayamamış).

Hüzzam, hem de en iç yakan cinsinden!.. Hikâyesini de öğrendim ya, gözyaşları tutulur mu bu akşam bilmem!..

"Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım / Gittin artık, seni ben nerde bulup yalvarayım? / Şimdi ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım / Gittin artık, seni ben nerde bulup yalvarayım?"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazınızla birlikte uzun süredir duymadığım güzelliklerin nağmelerini hatırladım... Nedense şimdiler de çok az duyabildiğimiz müzikal kaliteyi çok özlemişim. Eh yaş da kemale erince '' hani o bırakıp giderken seni, bu öksüz tavrını takmayacaktın'' daha bir derin okşuyor ruhumu ve daha bir sıkı sarıyor gecemi... Şimdilerde hiç bir şarkıyı tam bilmiyorum hatta severek dinlemiyorum bile. Şu an tek bir şarkılık ömrüm olsa'' unutturamaz seni hiç bir şey'' derdim. Esen kalınız...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 20.03.2007 23:48
Cevap :
O günlerde bir dünya saklı aslında. Bunu keşfetmenin mutluluğu da bambaşka. Yaş kemale eriyor, evet ama işte bambaşka bir algılamayı da beraberinde getirince heyecanlı bir süreçte buluyor insan kendini. Şimdilik 35'imdeyim, 40'larımı 50'lerimi heyecanla bekliyorum o yüzden. Müzik dolu günler dilerim size!..  21.03.2007 9:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 2040
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

Bankacılığı bırakıp kendini reel sektörün kollarına atmış bir adamım... Kitaro başta olmak üzere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster