Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
378
 

Gecikmiş bir Hrant Dink ödülü yazısı...

Gecikmiş bir Hrant Dink ödülü yazısı...
 

Hrant Dink Ödülü Taraf gazetesi yazarı Ahmet Altan’a düştü. “Zamanın ruhu”na uygun liberal Ahmet Altan, Hrant Dink’in ölümünden sonra yazdığı kitaplar nedeniyle 32 yıl hapis ile cezalandırılmak istenen Gazeteci Nedim Şener’in adını telaffuz bile etmedi.

Cüneyt Özdemir, Altan’ın ödülü almasına “itirazım yok “dedikten sonra soruyor; “Neden bu ödül ısrarla Nedim Şener’e de verilmez… Nedim Şener bu çabaları yüzünden dünyada basın özgürlüğünün simgesi olurken, Hrant Dink Ödülü’nü alamaması tuhaf ve düşündürücü bir ironi.”

***

 Hrant Dink, insanların eşit ve özgür bir Türkiye’de yaşaması için mücadele ettiği için öldürüldü.

Hrant’ı öldürenleri besleyen siyasi kültür vesayetini tamamlarken, adına verilen ödülün  “Erdoğan bu ülkeye çok yararlı hizmetleri olmuş değerli bir adamdır” diye savunma yapan liberal Ahmet Altan’a düşmesi hayatın garipliği olarak hafızalarda yerini aldı.

***

Ödül jürisi Adalet Ağaoğlu, Judith Butler, Hasan Cemal, Daniel Cohn-Bendit, Rakel Dink, Irene Khan, Boris Navasartian ve 2010 yılının Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahipleri Baltasar Garzón Real ve Türkiye Vicdani Ret Hareketi’nden oluştu.

***

 

 Burada  ödül hakkında bir anımsatma yapıp devam edelim. Hrant Dink adına verilen ödül, her yıl ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, bunları yaparken, insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren, biri Türkiye’den biri Türkiye dışından kişi, kurum veya gruplara veriliyor.

***

 

Ödül gecesine Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Rakel Dink, Hosrof Dink, Delal Dink, Levent Dink, eski TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Gazeteci Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand gibi birçok kişi katıldı.

***

Gecenin açılış konuşmasını yapan jüri Başkanı Ali Bayramoğlu, 57. doğum gününde, Hrant Dink'in adının ve ödüllerinin, bir kez daha, ayrımcılık ve şiddetten arınmış, özgür, adil ve temiz bir dünya için çalışan, risk alan, ezber bozan kişilerle buluştuğunu dile getirdi.

Altan’ın malum proje/Taraf gazeteciliği ile, nasıl bir risk aldığı sorusu yanıtsız havada kaldı.

***

Gazeteci Ruşen Çakır, Burak Copprotesto ederek salondan ayrıldıklarına dair haberler sosyal medyada yayıldı.

Yapılan yorumların bazıları şöyle:

YazarAhmet Nesin:Yakında Dink’in delilleri karartılır ve Ahmet Altan ‘yakışmadı Erdoğan’ diye yazar, böylece ödülü hak etmiş olur. Öz Aydın Hakiki Aydın Gerçek aydın.”

Gazeteci Engin Baş: “Hrant Dink vakfı ödülü Ahmet Altan’a vererek ‘Sana tokat atana öbür yanağını dön’ teatisine uymuş oldu.”

Gazeteci İsmail Saymaz: “Törene şu umutla gittim: belki Ahmet Altan, ödülün Nedim ve Ahmet’e ithaf ederdi. Eder miydi? Maalesef etmedi.”

Gazeteci Kemal Göktaş: “Hrant Dink ödülü Ahmet Altan’a verilmiş. Hükümetin AİHM savunması ve içişlerinin Danıştay savunması Taraf’ta yoktu. Ben üzüldüm bu ödüle.”

Gazeteci Cüneyt Özdemir: “Ahmet Altan’ın Hrant Dink ödülünü almasına itirazım yok. Hatta tebrik ederim. Ancak neden bu ödül ısrarla Nedim Şener’e de verilmez… Nedim Şener bu çabaları yüzünden dünyada basın özgürlüğünün simgesi olurken, Hrant Dink Ödülü’nü alamaması tuhaf ve düşündürücü bir ironi.”

***

 

Ödülü alan Ahmet Altan’da garipliğin farkındaydı.Konuşmasında“Her insan aldığı ödülü gururla kabul eder, bense bugün bu ödülü utançla kabul ediyorum” dedi.

Ödülü, emanet olarak aldığını ve ödülün gerçek sahibinin, Hrant Dink’in gerçek katillerini bulacak olan kişi olması gerektiğini söyleyen Altan konuşmasına şöyle devam etti:

Nezaketinize minnettarım ama ben adımı, onun adının yanına yazdırmayı hak ettiğime inanmıyorum. Bunu hak edebilmek için onu koruyabilmiş olmam gerekirdi. Bunu hak edebilmek için onun katillerinin bulunmasını sağlamış olmam gerekirdi.” Doğru söze ne denir.

Katilleri kollayanların ortaya çıkması için kitap yazan Nedim Şener, gariptir, ortaya çıkarmaya çalıştığı karanlık bağlantıların arka planında olduğu savlanan “ Ergenekon ” a “yardım etmekten” hala tutuklu.

Altan’ın konuşmasıyla devam edelim; ”Bu ödülü, eğer izin verirseniz, bir emanet olarak alıyorum. Bir gün bu ülkede, Hrant Dink’in gerçek katillerini bulan, onları ortaya çıkartan, bu korkunç vahşetin hesabını soran cesur, dürüst ve onurlu bir yönetici çıkarsa, o zaman bu gece burada aldığım bu emaneti ona, gene burada, bu kalabalıkların önünde sevinçle vereceğim.”.

Ödül senin olsun Ahmet Altan,  Nedim Şener, Ahmet Şık’tan  da vazgeçtim hiç değilse düşüncelerinden ötürü hapiste bulunan onlarca gazeteciden söz etseydin bari.

***

Son bir not ile bitirelim, Mayıs ayında uzun süre maaşlarını alamayan Taraf Spor Servisi'nin toplu istifasına destek vererek BirGün Gazetesi'ne geçen Dağhan Irak, Ahmet Altan'a verilen Hrant Dink Ödülü'ne itirazlarını dile getirdi;

"Bitirirken bir itirazım daha var izninizle... Geçtiğimiz yıl Ağustos ayının ilk haftası, hükümet Hrant Dink davasındaki sorumluluğunu üzerinden atmak için devlet adına verdiği savunmada Dink'i Naziler'e benzetirken, benim o zaman yazarı olduğum, Ahmet Altan'ın genel yayın yönetmeni olduğu Taraf Gazetesi, bu duruma anlamlı bir tepki vermeyi reddetmişti. Bunun üzerine ben 16 Ağustos 2010 tarihli Taraf'ta Fenerbahçe-Antalyaspor maç yazıma şöyle başlamak zorunda kalmıştım; 'Şükrü Saracoğlu'nda tribünler yurttaşını sokak ortasında vurduran bir devlet kadar suskun, hava ise Avrupa kapılarında bir cinayetin bahanesini anlatmaya çalışanlar kadar iç bayıcıydı.' O gün Ahmet Altan'ın o tavrı bana utanç verdiği için maç yazısına sıkışan bir itirazdı bu. O gün Altan bana utanç verirken, dün Altan'a Hrant Dink Ödülü verildi.

Ödülü veren herkesin 'vicdan'ına itirazım var.

Bilesiniz..."

 

 

 

 

DUYGUALTN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar demokratik bir jüri. Kendileri çalıp kendileri oynamışlar...

ERCAN YILGIN 
 25.09.2011 17:49
Cevap :
Zamanın ruhu! Yazının içinde verdiğim linkte Burak Cop'un uzun ve derinlemesine bir yazısı var.Yaşananları anlamak için okunması lazım.Dilim varmıyor amasöylemek zorundayım, Hrant'ı bir daha vurdular.  26.09.2011 21:06
 

Neden hep inandığımız şeylerden şüphe etmek zorunda kalıyoruz? Ayrıca bu olaydan sonra şu soruyu da sordum kendimce biz hep çıkarlarımız için mi yaşar ve gerekirse ölüleri bile bunun için kullanırız? şimdi sıra Hrant Dink'te sanırım, asıl şaşırtan ailesinin buna izin veriyor olması... üzüldüm açıkcası...

DUYGUALTN 
 22.09.2011 22:09
Cevap :
Teşekkür ederim Duygu...  23.09.2011 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1114
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 824
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster