Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '17

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
601
 

Geçip gidiyor işte zaman

Geçip gidiyor işte zaman
 

Yabani kinin
Kıyım ve yıkım zamanı geldiğinde
Bilgisizlik ve hırsın doğurduğu
Onarılması zor
Kirli felaketler yayılır yeryüzüne.
Kötülüğün kapanına takılan
Her canlının çığlığı,iniltisi
Ve feryadı yükselir göğe.

Tekrar canlanan umutsuzluğa
Ve tutsak özgürlüğe uyanan 
Sen ey içimde büyümeyi sürdüren
Gözlerinde çağların ışığı
Sen ey gündoğumundan,
Beyaz zambaklar aydınlığından gelen
Üzerinde şafağın tozları
Ve gözbebeklerinde umutlar birikmiş
Güçlü bir hazzın sarıp sarmaladığı
Güzelliğe armağan gerçeğin yüreği!
Sen ki daha iyi bilirsin
Yalanın egemenliğine sığınanları,
Alın yazısına boyun eğenleri,
Yaşamı ağulayan yazgıların
Ateşten dilleriyle kamçılanıp
Hayata açılan kapıların girişinde
Düşlerine düğüm atılanları.

Yorgun gözlerimle görüyorum ben
Yoksul evlerin kalbinden taşan acıları,
Çoğu renklerin solduğunu,
Yürek burkan kimsesizlerin düşüşünü.
Ahh görüyor işte yüreğim
Bayrak sarılı dizi dizi tabutları,
Kendi çıkarlarına mahpus
Suskun ve korkak aydınları
Ve nefsine tutsak sanatçıları,
İçlerindeki kıvılcımla
Yangın çıkaran zulmün zorbalarını.

Bu yüzden kimselere anlatılmadı
Yemen ve Hicaz'da mezarsız olanlar.
Bu yüzden kimselere öğretilmedi
İnönü'de,Sakarya'da ve Dumlupınar'da,
Çanakkale'de vuruşanların o soylu destanı.
Gidin görün,dolaşın,dualar edin.
Ve asla unutmayın,unutturmayın
Ayağa kalkıp direnen aslanların
Gövdelerini nasıl siper ettiğini,
Süngü uçlarında biten karanfilleri.

Toplu mezarları oradadır şimdi
Çiçekler yığar üstüne Nisan güneşleri.

Şehirler ürperir yine ölüm haberleriyle
Nereye gidebiliriz ki
İçimizdeki yıkımların enkazıyla?
Karın ağrısı sözlerinize karşı gelsek
İçimizdeki bütün nefretleri de kovsak
Yine de acılarla sarsılır benliğimiz.
Ama gittikçe büyüyen düşüncelerimiz
Yine de ruhumuzun güneşten elini uzatır
Cehaleti yalatan siz miskinler sürüsüne.

Alev turuncusu bulutlarıyla
Bırakıp gitti bugün de akşam güneşi.
Çürümüş bir ruh gibi
Geçip gidiyor işte zaman.
İhanetin ve hırsın kemirgen öfkesi
Ve içi boş gururların kini
Ele geçirmiş sanıyor göğün dizginlerini.
Ne toprağın ağzını açtığı suya
Ne daldaki tomurcuğa
Ne yeraltı şehirlerine
Ne evrenin dizgelerine
Ne de muhteşem bir görsele dönüşen
Sığırcıkların o ahenkli danslarındaki
Sanatın gizemine dönüp bakar.

Ahh bal gözlerine
Buruşuk uykular doluşmuş ülkem!
Uyan da uykundan 
Başaklardan örülü buğdaydan tacını taksın
Kızların ve oğulların.
 
 

 
 





 



 
 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Abbas Oğuz bey, yeni şiirlerinizi artık bekliyoruz. Az ve öz yazmak elbette sizin doğal hakkınızdır...Bu konuda ne denli titiz olduğunuzu biliyoruz... Bizi fazla beklet meyiniz lütfen...Selam ve sevgilerimle.

Abdülkadir Güler 
 08.06.2017 11:13
Cevap :
Sevginin ve saygının temel özelliklerinden biri olan samimi ve içten,sağlam duygularımla siz dostlarımın yazılarını okumayı ben de çok özlemiştim.Ne var ki baharla uyanan doğanın fiziksel ve duygusal eylemlerine kendimi kaptırarak iyimser hayatın alçak gönüllüğünde eğlenerek acı,hüzün ve ulusal ölümler gibi içsel yangınlar çıkaran keyifsiz atmasferin dışında kaldım biraz.Hayatın dalga dalga bastıran sıkıntılarından uzak,çoğu kez de yağan yağmurların dinlendirici damlalarının çarpıp düşen müzikal melodilerine kulak vererek ağzını açan toprağın sevinçli fısıltıarını duymakla,biraz da ekilmesi ve ilgilenilmesi gereken bahçe işleriyle uğraştığım...Siz ve diğer dostlarımı;beni okuyan,destekleyen ve ilgi gösteren değerli okuyucularımı fazla bekletmeyeciğim.İlgi ve merakınızdan dolayı size çok teşekkür edeiyorum Abdülkadir bey dostum.Sağolun.Selam,sevgi ve saygılarımla daima sağlık içinde kalmanız benim sevincim olur.  12.06.2017 14:05
 

Kıyımlar,yıkımlar;kinler,saldırmalar...ne yazık ki ülkemizde kol geziyor;bu ortamdan kurtulmanın yolunu da çizmişsin çok yönlü,çok boyutlu şiirinde, arkadaşım.Esenlikler dilerim.

Hüseyin Başdoğan 
 09.04.2017 13:26
Cevap :
Sayısız kıyım ve yıkımların baskı ve zulüm öğeleri altında yordular vatanımızı.Bu oldukça kötü kardeş kavgaları yüzünden çekişmeler sürüp giderken yalanın rüzgârları da sürüp götürdü ülkemizin tüm enerjisini.Geçmişin oyunları,savaşları,yüzbinlerce şehitleri ve az kalsın işgallerle kaybedeceğimiz Anadolu'muzun yeniden sıkıntıya düşmesi,en çok üzüldüğüm nedenler arasındadır.Yüzyılların yiğitliği ve tecrübesi,barışı ve demokrasisi ayaklar altında çiğneniyor ne yazık ki.Kapitalist ve Emperyalistlerin tezgahları,çıkarılan sürekli krizler,yolsuzluk ve hırsızlıklar,kanunsuzluklar,karanlık ve açgözlü uygulama ve taşkınlıklar,engellenen insan hak ve özgürlükleri,işsizlik,yoksulluk ve açlık sürüp giderken en kötüsü de hain işbirlikçilerin ülkemiz ve insanlığın kurtuluşuna engeller ihraç etmesidir.Ülkesini seven her duyarlı bireyin ülkesi ve ulusunu her türlü tehlikelerden uzak tutması ve koruması en önemli görevi olmalıdır..İlgi ve bu anlamı yorumunuz için sağolun.Selam ve saygılarımla.  13.04.2017 16:46
 

Bir Çanakkale Şehitleri'ni anma gününde, Maziyi, hali ve istikbali bir şairin mısralarında okudum ve gördüm. Bilhassa bugünü, bilhassa bugünü... Tarihe not düşen dizelerle harika tasvir etmişsiniz. Yüreğinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 18.03.2017 10:53
Cevap :
Tam da Çanakkale Şehitlerini anma gününde,yürekler burkan o en kanlı göğüs göğüse süngü savaşı geliyor aklıma.Diğer cephelerdeki kayıplarımız,kaybedilen topraklarımız,Arapların bizi arkamızdan vurması,özellikle Yemen'e gidip de dönemeyenlerin acısını çeken analarımızın perişanlığı ve Çanakkale ve sonrasında da kazandığımız Kurtulluş Savaşı ile Avrupa'nın o hasta adamı Osmanlı yerine kurulan Cumhuriyet'imizin bugün sıkıntılı dönemlerden geçmekte olduğunu görüyorum.Üzgünüm ki miraslarımızın çoğunu kaybettik,kalanlar da risk altında.Yine Sevr'i hortlatmak isteyen emperyalistlerin tuzaklarıyla tekrar Osmanlıya dönülmesi,Ilımlı İslam'ın ancak böyle kurulacağı,yok efendim İslam ülkelerinin önderi olun,birleşik Ortadoğu Fedarasyonu'nu kurun,Osmanlı zamanındaki eyelet sistemine dönün,İstanbul'u başkent yapın gibi dışı şekerleme içi zehir dolu kurtuluş reçeteleri hazırlayıp sunmaları,bana O hasta adam dönemini hatırlatıyor tekrar.Yeni ilaçlar üretilmeli diye düşünüyorum ben..Sağolun.Selamlar.   20.03.2017 22:22
 

kirli felaketlerin bitmesi, tüm dileğimiz. Elinize yüreğinize sağlık.selam ve saygılar

Canan gökdemirel 
 12.03.2017 16:21
Cevap :
Arap baharı yalanıyla çoğu ülke çok zor durumda kaldı.Despot yönetimleri dağıldı.Başkanları ya tutuklandı ya da öldürüldü.En kötüsü de ülkeleri parçalandı.Afganistan,Mısır,Irak,Yemen,Suriye ve libya gibi ülkeler buna apaçık örnektir.Mezhep savaşları yüzünden birbirini yok etmekle meşguller.Bir de zorlanan ülkeler var.Bütün bunlar Genişletilmiş Ortadoğu Projesi içindeki,biz dahil,18 ülkeyi kapsamaktadır.Proje hâla sürdürülüyor.Kirli felaketlerin esas kaynağı budur.Bir ülkenin perlamentosu,sivil toplum kuruluşları,üniversiteleri,işççi sendikaları,kurum ve kuruluşları her şeyi tartışıp sorguladıkça kanunlar hükmünü sürdürür ve o ülke ayakta kalır.Ama kararnamelerle bir ülke yönetilirse o ülke mutlaka zor durumda kalır.Kanunlar parlemontoda çıkarılmalı ve aylarca tartışılıp akıl süzgecinden geçirilmeli ve tüm toplumun bilgisine sunulmalı ve sonrasında kanunlaşmalıdır.Ama ne yazık ki ülkemiz uzaklaşıyor bu doğrudan.Aydınlık günlerini özlüyoruz...Sağolun Canan hanım.Selam ve saygılarımla.  14.03.2017 21:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 979
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 379
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster