Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '07

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
697
 

Geçmiş zaman olur ki...

Geçmiş zaman olur ki...
 

Onbir ayın sultanı geldi ve göz açıp kapayıncaya kadar geçti, bir ay yoğun bir koşuşturmaca, derken birde baktık bayram gelivermiş.

Biraz geçmişe gidelim ve o günleri tekrar anımsayalım...

Eskiden bir başka yaşanırdı bayramlar ve bayram telaşı...

O güne özel baklavalar yapılır, börekler açılırdı, içecek olarak; annem, taze meyvelerdan serbetler hazırlardı...

Gelen misafirleri, yemek yedirmeden göndermezdi...

Bayram kutlamak için, kapıya çocuklar gelirdi. Onların bayram şekerleri, özel olurdu. Annem düzinelerle, çiçekli mendil alırdı. Rahmetli babam da, mendillerin içine bayram harçlığı koyar, gelen çocuklara önce elini öptürür, sonrada çiçekli mendile sarılı harçlıklarını verirdi.

Babam her zaman, "çocukları sakın hafife almayın, onlar gelceğin aynası" derdi. "Çocuklar, mutlu oldukları günleri hiç unutmazlar. İleride bizim yaptıklarımızı onlarda, kendi çocuklarına yapacaklar" derdi...

O günlerde, babam bizede bayramlık alırdı. Hiç unutmam, arefe günü, arkası açık önünde küçük papyonu olan beyaz bir ayakkabı almıştı, okadar mutlu olmuştum ki, ayakkabıyı yastığımın üzerine koyup, ona bakarak uyumuştum... Bizler o zaman, küçük şeylerle mutlu olurduk... Şimdiler de çiçekli mendil, yerini kağıt mendillere bıraktı. Artık çiçekli mendil tarih oldu.

 Bizler çok güzel bayramlar yaşadık..

Babam rahmetli oldu, ama anacığım hala misafirlerini doyurmadan, kapıya gelen çocuklara, harçlık vermeden göndermez...

Hala baklavasını ve su böreğini yapar.. Şerbetin yerini, şimdilerde meyve suları aldı, (o da teknolojiden nasibini aldı.) Onları ikram eder..

O günlerin çocukları, bu günlerin büyükleri bizler, bu gelenekleri yaşatıyor muyuz?

Şimdi diyeceksiniz ki, "bu koşturmacada, bu sıkıntılarda, bu yorgunlukla, bu parasızlıkla nasıl yapalım!" dediğinizi duyar gibi oldum. O zaman insanlar şimdiki gibi zengin değildi, toplum olarak belki daha fakirlerdi, ama gönülleri zengindi...

Paylaşmak; işte o zenginliği, o güzelliği yaşıyorlardı..

Babamdan dinlemiştim, O dönemde, farklı dinlerde, kültürlerde olan insanların, birbirleri ile kardeş gibi olduğunu, bir ermeni veya hıristiyanın, ramazana olan saygısını, oruç tutanları iftara çağırdıklarını, müslümanların da onlara karşi ne kadar saygılı olduklarını anlatmıştı.

O zamandan bu zamana ne değişti?

Neden insanlar birbirleri ile sürekli çatışma halinde?

Neden insanlar mutsuz?

Neden insanlar büyüklerinden kaçar?

Bu soruların cevabı mutlaka var...

Bayramın birinci günü geride kaldı, dargın olduğumuz insanlarla barışmak, büyüklerin gönüllerini alıp ellerini öpmek için geç kalmadık, iki günümüz daha var.

Bu bayramlar, bizim için bir fırsat olmalı diye düşünüyorum.

 

Bugün ailemle eski ramazanları ve bayramları konuştuk...

Duygu yüklü, mutlu bir gün geçirdim ve bu duygularımı sizlerle paylaşmak istedim..

sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim...
gülayca

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bayramlarda sadece küçükler değil,büyükler de kaçar oldu...

izmirlim 
 17.10.2007 22:37
Cevap :
yorumunuz için teşekkür ederim. Maalesef günümüzde büyük küçükten, küçük büyükten kaçıyor. Bunun sorumlusu birazda bizleriz galiba, çocuk yetiştiremedik. Doğurduk ama onlara insan olmayı öğretebildik mi? İnşaallah bundan sonra altın bir nesil yetişir.. sevgi ve muhabbetlerimle..GÜLAYCA.  19.10.2007 2:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 931
Kayıt tarihi
: 16.09.07
 
 

Ben Gülay Bilici, Ankara'da doğdum, eğitimimi Ankara'da tamamladım, özel bir okulda eğitimci olar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster