Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '09

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
631
 

Geçmişe yolculuk

Geçmişe yolculuk
 

annem,ben ve kardeşim..


Anneannemi hatırladım dün yine. Ben kendimi bildim bileli anneannem hep hasta idi.

Yatalak değildi ama rahatsızlığından dolayı hep yatardı. Annem hergün yemek yapıp anneannemlere gider, evlerinin işini yapar biraz oturur gelirdi.
Biz beş kız kardeştik. Annem bize evimizde iş bölümü yapardı; biriniz toz,
biriniz bulaşık, biriniz süpürge işi yapacaksınız gibi. Bizlerde annem gelene kadar üzerimize düşen görevleri yapardık.

Annem geldiğinde hepimiz sorardık ''anne yaptığımız işi beğendin mi? Güzel olmuş mu?'' diye.
Çünkü daha henüz en küçüğümüz 6, en büyüğümüz 14 yaşlarında idik.
Annem hep bir bahane bulurdu işlerimize. Tabii bizlerde biraz kızgınlığın yanında, için içinde üzülürdük.
Ertesi gün; işimizin daha iyisini yapmaya çalışırdık ama annem yine aynı tabii.
O zaman; anneme kızardık ama şimdi iyi ki öyle davranmış diyorum. Küçük yaşlarda evlendik hepimiz.
Ev işi , ev düzeninde hiç zorlanmadık, tertemiz insanlar olduk.

...
Sevgili rahmetli babam geldi aklıma; darda kalan insanlar gelirdi. Hamdi abi hiç param yok.
Babamda cebinde ne varsa yarısını isteyen kişilere verirdi. Arabası vardı babamın o zamanlar murat 131.
Okul çıkışlarında evimize giderken hep arabamızı başkaları sürerken görürdüm.
içimden geçirirdim; babamı ne zaman görücem sürerken arabasını diye..:)
O dönemler yine tabii için için kızar, üzülürdümde.
.....
Hiç unutmuyorum; 14 yaşlarındayım çok samimi olduğum sınıf arkadaşım vardı, okula gitme saatimiz geliyordu ve arkadaşımın evindeyiz, okula gitmek için hazırlandık. O an babası arkadaşıma cebinden çıkardı harçlık verdi.
Durumlarıda iyidir. Sonra okulumuza doğru yola çıktık ve ben içimden aynen şöyle geçirdim.

Dedim ki; kendi kendime: Benim babam olsa bana harçlık verirken arkadaşım yanımda ise mutlaka onada verirdi, veremeyecek durumda olursa da beni kenara çağırır farkettirmeden bana verirdi dedim.
Şimdi anlıyorum ki cömertliği bizler babamızdan kapmışız.
....
Annem sevgili annem, babamın verdiği üçbeş kuruşla hep çeyizimizi hazırlamaya çalışırdı,
cimri değildi ama nerede nasıl harcama yapılır iyi bilirdi.
Şimdi düşünüyorum da demek ki tutarlı olmayı, doğru harcama yapmaları annemizden kapmışız.
....
Rahmetlik babam ve annem dünya harikası insanlardır.

Sıkıntısı, üzüntüsü, derdi olan pek çok kişi anneme gelip hep anlatırlardı, annem sıkılsada bazen hiç belli etmezdi
çünkü oda bir insandı, bir noktaya kadar dayanabiliyordu bazen. Buna rağmen
çok güzel dinler, elinden geldiğince moral kaynağı olmaya çalışır, yardım edilicek durumlarda maddi, manevi
hiç esirgemez hemen koşardı.
Demek ki insanlara değer vermeyi, saygıyı annemden öğrendik.

.....
Anne ve baba tarafım maddi olarak durumları bayağı iyi düzeyde aileye sahiptiler.
Ancak babamın bir huyu vardı. Hayatını yaşamayı seven biriydi, kendi ailesinden ve annemin ailesinden gelen tüm mirasları yedi yedi, yedirdi.
Evlatlarının gelceklerini düşünmeden, garantiye almadan savurdu da savurdu.
Öldüğü zaman anneme bir evi, çok şükür ki dışardan ödediği emekli maaşı kaldı.Pekçok kişiye verdiği, tabii borç verdiklerihiçbiri ödeme yapmadılar.
Bu olumsuz davranışından babamın bizlerde evlatlar olarak etkimizi aldık, herşeye sıfırdan başladık.

Geleceğimizi düşünerek hareket ettik, evlatlarımızı kimseye muhtaç etmeyecek
zemin hazırlayarak çabaladık ve hala da çabalıyoruz.
Babamın bu davranışından bize; olumsuzluğa karşılık olumlu davranış kaldı.
Yeter ki hayattan ders almasını bilelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayırlı bayramlar dilereim ve en güzel günler sizinle olsunlar.

Sokrates 
 19.09.2009 8:03
Cevap :
Maşşallah rüyandamı gördün:)) hayırlı bayramlar diliyorum.Az şeker-çukulata-tatlı ye..sevgilerimle:)  20.09.2009 17:34
 

İnsanları çocukluk yaşlarında üzen, anlık da olsa olumsuz etkileyen (etkilemiş gibi görünen diyelim) olaylar aslında kişilikleri oluşturmak için oynanan oyunlardır. İşte bu yazınız buna en iyi örnektir. Bir çocuğun yetişmesini öyle güzel anlatmışsınız ki, oluşan kişiliğin tüm unsurlarını da bu anlatımla hem paylaşmış hem de gözden geçirmişsiniz. Yumuşacık, ayaz br havada ikram edilmiş salep sıcaklığında çok güzel bir anlatımdı. Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 15.09.2009 9:14
Cevap :
Teşekkür ederim.Saygılar, sevgiler..  15.09.2009 14:24
 

Sevgi dolu aile bireylerinden oluşan bir toplum, hoşgörüyü ve empatiyi yaygınlaştırır...Böylece ülkenin geleceğinin temelleri sağlam atılır...Harcı, ''sevgiyle karılmış '',sizin gibi ailelerin ve onların yetiştireceği çocuklar,ülkemin yaralarını sararak geleceğe umutla bakmamıza vesile olacaklardır...Ne mutlu size ve ailenize...Selam ve saygılarımla...

Mesut Selek 
 09.09.2009 14:53
Cevap :
Teşekkür ederim.Saygılar,selamlar..  09.09.2009 15:29
 

"yaşadıklarımdan öğrendiğim bir ders var"isimli şiirini anımsattı bu yazın sevgili Fügen,iyi ki de yaşamda olumsuz diye baktıklarımızı yaşadık ve ders aldık,alıyoruz,o zaman herşey daha anlamlı oluyor,içten,sıcak,yazdığın duygularını bizimle paylaşman,aynı aileden gibi bizi hisederek yazman ne içtendi.Teşekkürler SEVGİLER.Güzel yüreğine sağlık.

Şerife Mutlu 
 04.09.2009 17:55
Cevap :
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle.. Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı..bir buklede ben yazmak istedim Ataol Behramoğlu'nun şiirinden.. ne güzel bir örnek vermişin Şerife'ciğim..bende sıcak,içten yorumun için teşekkür ediyorum..sevgilerimle..  05.09.2009 22:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 838
Kayıt tarihi
: 08.10.07
 
 

İnsanın insanlara verdiği değerlere sahip çıkılmazsa İNSANLIK ölür.. Önce değerlerimize sahip çık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster