Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '15

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
231
 

Geçmişi düşünürsek üzüntü duyar mıyız?

Geçmişi düşünürsek üzüntü duyar mıyız?
 

Bu sabah sosyal paylaşım sitesinde bir söz okudum. Bu sitelerin de bu yararı var. Herkes okuduğu ve etkilendiği özlü sözleri yazıyor ve bu sayede bir çok anlamlı sözlü öğrenmiş oluyoruz.

Okuduğum sözde şöyle diyordu.'Geçmişi düşünürsen üzüntü, geleceği düşünürsen endişe duyarsın. Mutlu olmak için bugünü düşün. 'Tam Sabah çayımı içerken bu anlamlı sözleri düşünüyordum ki gözüm masamda bir gün önceden bahçeden kesip vazoma koyduğum çiçeklere ilişti. İki ,üç tane gül goncasının arasında bana anlamlı anlamlı bakaln iki hanimeli dalı gördüm. Aslında bahçemdeki hanımelleri çok açtı ama, ben ancak iki dal kesebildim. Onları dallarından ayırmak bana çok acı verici geldi. Eğildim hanım ellerimi kokladım.

Yıllardır ne zaman hanımeli kokusu duysam aklıma çocukluğum, babaannemin Kuzguncuk'taki evi geliyor. Şimdi okuyanların bıktık senin babaannenden ve Kuzguncuk'taki çocukluk anılarından dediklerini duyar gibiyim. Ne yapayım o günler benim doya doya  sevgi ile mutlulukla hatırladığım günler. Amacımız çocuklarımıza mutluluk ve sevgiyi vermek değilmi?. İşte ben de çok şanslıymışım ve hep sevgi, mutluluk dolu anılar biriktirmişim çocukken.

Babaannemin Kuzguncuk'taki evi Üryanizade sokakta bir apartıman dairesi idi. Büyük, kocaman bir daire ama ne de olsa apartıman. Bu evde çiçekle ilgili ek hatırladıklarım pencereler arasına konmuş tahtanın üzerinde açan kırmızı sardunya saksıları. Benim ve amca kızımın yapraklarını koparıp parmaklarımıza iliştirdiğimiz ve ojeli kadın imajı yaratmaya çalıştığımız sardunyalar.

Ama babaannemim arka sokakta oturan ablasının harika bir bahçesi vardı. Babamın, amcamın, halalarımın cicianne dedikleri bu yaşlı hanıma biz torunlar da cicianne derdik. Eşine ise Askerbaba. Asker babamızın Türkiye'de ilk askeri bando şefi olduğunu ve  bestelediği birçok marş olduğunu daha o zamanlar öğrenmiştik.

Bu kapı gibi heybetli yaşlı askerden bütün çocuklar hem çekinir, hem de çok severdik. Çocukları olmayan bu yaşlı çift biz kardeş çocuklarını ve torunlarını kendi evlatları gibi bağırlarına basmışlardı.

Asker babamız bütün ciddiyetine rağmen biz çocukların bütün isteklerini daha biz söylemeden yerine getirir. Bize salıncaklar kurar, oyunlar hazırlardı. Biz de ciciannemizin pişirdiği harika kurabiyeleri gene onun yaptığı gelincik şurubu ile içerek salıncakta sallanırdık.

Askerbabamınızın bahçesinde büyük bir ağaç vardı. Aslında bir çok ağaç vardı ama biz hep vişne ağacı diye bahsedilen bu ağaçta meyvelerin ne zaman olacağını ve ne zaman yiyeceğimizi sorgulardık.

Bir gün Asker baba vişnelerin olduğunu ve artık toplayıp, yiyebileceğimizi müjdeledi biz çocuklara. Oysa ki bir gün önce ağaçta hiç meyve yoktu. Bahçeye koştuğumıuzda vişne ağacının kıpkırmızı vişnelerle dolu olduğunu gördük ve hemen dallara sarıldık. Bir kaç dakikada bütün çocuklar kırmızı suratları, kırmızı elleri ile vişne yemekten kendimizden geçmiş durumdaydık.

Oysa ki nereden bilebilirdik ki, o yıl fazla meyve vermeyen ağaca Asker babamızın saatlerce uğraşıp pazardan aldığı vişneleri tek tek astığını ve bize bu güzel süprizi hazırladığını.

İşte biz bize bu kadar değer veren ve mutluluğumuz için çırpınan ebeveynlerle büyüdük.

Gelelim hanımeline. İşte ciciannem ile Asker babanın bahçesinde çok hanımeli vardı ve daha bahçe kapısına yaklaştıkça hanımelinin o muhteşem kokusu sarardı insanı. Hele yaz akşamları hanımellerinin arasında oturup ciciannemin ağaçtaki vişnelerden yaptığı nefis şurubu içmek harika olurdu.

Bana hanımeli kokusu çocukluğumun o mutluluk, güven ve sevgi dolu anlarını anımsatması açısından çok önemli. Şimdi anladınız mı ben niye her hanım eli koklayışımda bu kadar etkileniyorum. Çünkü artık sevgiye, güvene ve mutluluğa çok ihtiyacım var.

Herkesin olduğu gibi.

Bu arada eklediğim fotoğraftaki hanımeller bahçemin hanımelleri.

 

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1039
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster