Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
351
 

Geçmişin Kovaladıkları

Geçmişin Kovaladıkları
 

İskenderiyeli Yunan şair Kavafis' in dizeleri geliyor aklıma: 

"...Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. 

Bu şehir arkandan gelecektir, sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın. 

Aynı mahallede kocayacaksın, aynı evlerde kır düşecek saçlarına. 

Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda, başka birşey umma..." 

Doksanlı yıllarda, dağılmakta olan Ezginin Günlüğü adlı müzik grubu, yeni üyeleriyle bir de beste yapmıştı bu dizelere. Dinledikçe şiiri, geçmişinden kaçanların ya da gözünün önündekileri göremeyip uzaklarda medet arayanların hikayeleri gelir aklıma. 

Hayatımızın allak bullak oldığu anlarda, kaçıp gitmeyi hangimiz istememişizdir ki? Ya da rutinde seyreden yaşantımızdan usanıp farklı diyarlara, farklı yaşamlara özlem duyduğumuz anlar yok mudur? 

O melankolik ruh hali bizi sardığında, kaçımız kaçmanın bir kurtuluş olmadığına inandırabiliriz kendimizi? 

Kaçtığımız ne olursa olsun, bırakmaz peşimizi. Yeni şehirler, yeni insanlar fayda etmez. 

Şehirlere, mekanlara yüklediğimiz anlamlar paylaşımlardandır ne de olsa, paylaşımları tükettiğimizde ise kaçma isteği başlar. Kendi kendimize verdiğimiz zararlardan, başka bir şehir bile kurtaramaz bizi. Yüzümüzü geleceğe dönebilmek için bize düşen; iç hesaplaşmayı yapmak, hatalarımızı anlayıp kabullenmek, bedeli neyse ödemektir. 

Ancak böyle kurtuluruz hastalıklarımızdan, böyle bir adım daha atabiliriz kendimizi anlama yolunda. 

Selam ve Saygılarımla... 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İçimizdeki şeytanı uyandırmayın, bırakın saf olarak kalalım. Ne o gitmeler filam...

Kerim Korkut 
 09.02.2011 13:45
Cevap :
Yeniden Merhaba, Arada şeytanı uyandırmalı, yoksa biz kadınların ne işi var bu dünyada. Saygılarımla...  09.02.2011 21:26
 

ve bazen de "kaçış"lar yaşamda hep var. Bilincin, ruhun ve bedenin göçleri. Zaman zaman, duran bir geminin güvertesinde yürüyerek denizde seyrediyormuş yanılgısı yaratsa da insan ilk ikisinde (Bilinç ve ruh) çoğu kez sağlam bir mendireğe bağlanmak istemekte... Belki de üç cephede birden göçü kolay kaldıramamaktan ürktüğünden. Ruh, "öz"ü gereği dağları, ovaları, sahilleri hep özlese de daha çok bu nedenle bedenler kenti mesken tutar. Göç-kaç konusundaki bilgisini hem nazikçe hem de bir şelale coşkusuyla akıtan bu değerli paylaşımınıza gönülden teşekkürler. "Kente ait", kentsiz yapamayan bir gönülden dostça selamlarla...

Ersin Kabaoglu 
 06.02.2011 0:41
Cevap :
Merhaba Ersin Bey, Farkı siz de dile getirmişsiniz, ama yine de ben göçle kaçışı ayırmak isterim. Göçte dış etmenler ağır basarken, kaçışta kişisel nedenler hakimdir. Evet, insanın maddi manevi bütünlüğüyle göçün üstesinden gelebilmesi pek kolay olamıyor. Ama bazen kaçmamak şartıyla göç etmek, yeni bir hayatın başlangıcı da olabiliyor. Gururumu okşayan bu değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Selam ve Saygılarımla...  06.02.2011 23:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4009
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster