Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
422
 

Geçmişte kalan ömürlük aşkımızı geleceğe taşımak

Geçmişte kalan ömürlük aşkımızı geleceğe taşımak
 

Başlanılan hayaller ne zaman sona erdi?? Düşlediklerimizi, hedeflerimizi, aşklarımızı hangi gün unuttuk?? Kendimizden en son ne zaman vazgeçtik? Ve bunları hatırlayarak kaç kere tekrardan başladık hayatımıza??

Ne kadar doğrudur geçmişi sorgulamak??

Günlerden bir gün gelir karşınıza çıkar en istemediginiz şeyler. Mahkum eder sizi acıya önceden direndiginiz o acıları çıkartır ortaya. Tüm dert hanenizi tamamlamadan geçemezsiniz diğer aşamaya.. İhtiyaç vardır kademeleri de bir bir atlamaya. Güç vardır içinizde çıkarıp kullanmak için yüzleşmek şart koşulmuştur geçmişinizle!! Bir bakış hatırlatır bazen, birinde gördügünüz bir gülüşte olabilir bu ya da aynadaki sizsinizdir en büyük kanıtı yaraların. Bazen bir resim çarpar suratınıza soğuk su misali uyandırır kurumuş yüreğinizi.. Çoğu zaman birileri hatırlatır bencil arzularla sorgular sizi, geçmiş tarlanızı budamak iyileştirmek isterken delik deşik ediverir çıkıcak taptaze mahsulleri.. Israrla sorar seni sevmek için koşul sayar bilmeyi herşeyi. Bazen çekip gider alamadığında cevapları bazen aşkla geri döner herşeyi unutmuşçasına sanki. Sizi aptallaştırıverir adeta. Aşkında kaybolursunuz aşıktır çok aşıktır size.. O kadar büyüktür ki aşkı onsuz geçen hergününüzü bilmek ister. Sadece bilmek değil silmek ister. Zamanda uçmak sizi uçurmak almak ister kendine. Bu ateşle herşeyi yapıcağına inanan birini bulursunuz karşınızda..

Başka bir bakış öpüş değdi diye gerçek aşkınız silinebilir mi kalbinizden??

İmkansızdır çoğu şeyi değiştirmek hayatınızda anladığı anda uçuruverir kendini sizden uzağa bir memlekete. İsmin ne önemi vardır ki sonra yanındakinin her gelen odur her giden ona bağımlılığınızı hatırlatır size. Başaramamış olmak her adımda ona yaklaşmaktır bu yolda. İsim koymak önemlidir hayatımızda. Herşeyi bilmek ister yürek bildirmek haykırmak ister bağırmak duyurmak ister ya hani.. Yapamadığında, izin verilmediginde, gizlendiginde unutmak ister inanmamak ister aldatılmak aldatmak ister.. Korkak bedenlerimizde cesur yürekler taşımak ne fayda sağlar. Çünkü karşındakinde ararsın sende olmayan cesareti unutursun onunda aynı bedeni taşıdığını. Gizlenen duyguların gerçekliğine inanmaz kimse hiçbir zaman. Deşifre etme duygumuz her anımızda var olur. O zaman gerçek deriz bu kadar basitleştiririz duygularımızı.. O kadar kolaydır ki o zaman inandırmak bir kalbin bir kalbi sevdiğine.. Bizim gerçeklik anlayışımız böyledir işte bu kadar güvensizdir. Uzaktan olan sevgilere inanmayız, güvenmeyiz.. Yıllar girmişse araya geriye dönmeyiz korkarız. Başkalarıyla geçirmişsek o yılların sorgusu içimizi acıtacağı için hiç girişmeyiz en büyük aşkımıza öylece bırakıveririz zamanın kollarına. Bir anlık bir cesaret bizi daha da yanlışa sürükleyebilir. Çünkü tekrar değer dudaklar dudağına. Tekrar hatırlarsın onun yüzünü artık gözgöze gelmişsiniz bir defa kopmak ne mümkün. Ama mutlu son mudur bu?? Bu imkansız bir sondur bu sonu olmayacak bir yoldur sadece. Hem onunla kalıp mutlu olursunuz hemde yanyana olunamayan yılların hesabıyla... İnandıramazsınız ona hiçbir zaman hep onun olduğunuzu çünkü başka bir kalp için de atmıştır kalbiniz başka ellere yüze değmiştir başka aşk sözcüklerinde var olmuştur isminiz onunki de öyle !! Ama ne o ne siz inandıramazsınız özel olduğunuza.. Hem inanıp devam etmek ister hemde pes etmek ister yürek!!

Bu kadar bencil olmak zorundamıyız aşk'a karşı??

Oysa ki gerçektir aşkınız. Bir başkalarıyla geçirilen günlerde gerçektir. Ama sizinki aşktır!! Başkalarını sevmiş olmanız aşkınızı yok etmez aksine dahada güçlendirir daha da gerçek kılar.. Sonrasında bunu anlarsınız. O günler yaşanmış olmasa bilemezsiniz uzaktakine duyulan hislerinizin farklılğını.. Yıllarca birini sevmiş olmak ömürlük aşkımızı ne kadar yıpratır!! Ne kadar yok edebilir?? Ya da ne kadar arzunuzu arttırır ona karşı daha ne kadar fazla sevebilirsiniz onu. Kaç kişi geçmeli hayatınızdan kalbin bunu haykırması için... Ona olan tutkunluğunuzu, özleminizi haykırmak için kaç kalpteki yaraya ihtiyacınız var?

Sadece fazlasıyla sevmenin ayırabildiği aşıklar için.. Kendimize yaptığımız aşk eziyetinin kalbimizde bıraktığı lezzete inanıp ayrılığa mahkum olmuş gerçek aşıklara.. Kavuşmanın da ayrılmanın da kolay olduğu ama unutmanın imkansız olduğu aşıklar!! Hadi bugün tekrardan başlayın.. Bir kez daha denemeye davet ediyorum.. Başaramasanız da onu bir kere daha öpmek için değer. Çekecegin yıllarca acıya rağmen bir kere daha yaşamak!!

Başlayalım... Onsuz unutamadık onu, onunlayken unutmayı denemek için tekrardan dönelim geriye.. Son tavsiye sorgulamamayı başarabilirsek geçmişi, kavuşabiliriz geleceğe!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 665
Kayıt tarihi
: 12.01.09
 
 

1987 İstanbul doğumluyum. Sosyoloji ögrencisiyim. Şuan İspanya' da bulunmaktayım. Küçükken başladığı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster