Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

16 Nisan '19

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
179
 

Geçmişten Bir Başkan

 
Yerel seçimlerin sıcaklığı soğumamışken, yeni seçilen belediye başkanlarına örnek olması açısından, bugün geçmişten bizim bir belediye başkanımızı konu etmek istedim.
 
Bütün ülkem insanları bilirler. Süleyman Demirel iktidarları zamanında Isparta Demokrat Parti’nin kalesiydi. Ve bu kalenin başkomutanı da, iktidar başının kardeşi olan Şevket Demirel’di. Malum, komutan ne derse, askerler onu yapmak zorundadır. Ispartalılarda o devirlerde, Şevket Demirel kimin Isparta’dan seçilmesini işaretlerse, o kişi mutlak seçilerek başa geçerdi.
 
Yıl 1968. O yıl yerel seçimler gündemdedir. 
O günlerde şimdiki Demokrat Parti’nin adı, Adalet Partisi’dir.
 
Isparta’da yapılacak seçimlerde CHP’nin adayı, belediye başkanlığı için her bakımdan güçlü bir isimdir. Şevket Demirel, kendi partisinin içindeki adaylığa soyunacaklar içinden şöyle bir eleme yapar. ‘Yok, hayır’ hiçbir isimde karar kılamaz. Isparta’da var olan partililerden bir isimle, CHP'ye karşı seçimi kazanması mümkün değildir. Güçlü rakibe karşı, daha güçlü bir aday gereklidir.
 “Acaba ne yapmalıdır?”
 
Bu soru Şevket Demirel’in zihnini yorar durur. Bir anda şimşekler çakar beyninde, aklına birden İstanbul'da yaşayan, Ispartalı bir isim gelir. Kardeş Demirel'in işaret parmağı o ismi göstermiştir artık. Mutlaka o parmağın hedeflediği noktanın isabet ettirilmesi gerekir.
Fakat Isparta parti teşkilatının çoğu, bu ismi yakinen tanımamaktadır. Şevket Ağa’da yanındaki adamları bilgisizlikle suçlar. "Siz nerede çalışkan bir Ispartalı var tanımak zorundasınız." der. Ve aklına gelen bu ismi Fuat Uyar olarak açıklar. Durumu partisinin genel merkezinde bulunan üst düzey yönetimine iletir.  Sonra emri verir. “Fuat Uyar gelsin, Isparta’ya belediye başkanı olsun.”
Üst düzey adamlar “Emir anlaşılmıştır ağam” diyerek, cevap verirler ve derhal girişimlere başlarlar.
 
Fuat Uyar denilen kişiyse o tarihte İstanbul’un Fatih ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilçe başkanlığını yapmaktadır.1960 yılında seçilerek geldiği bu konumda, etkin kişiliğe sahiptir. İstanbul'da itibarlı çevresi sayesinde, siyasette daha üst mevkilere hazırlanmaktadır.
 
Fuat Uyar’a Adalet Parti’si genel başkanlığından bir heyet gider ve “Şevket Ağa sizin Isparta belediye başkanlığına aday olmanızı istiyor. Derhal istifanızı verip, Isparta’ya gitmeniz ve AP’den belediye başkanlığına aday olduğunuzu duyurmanız gerekiyor” derler.
 
Isparta’nın evladı olan, ama yıllardır İstanbul’da yaşamasından dolayı geniş bir çevre, kazançlı bir iş imkânı ve CHP’de sözü dinlenen bir saygınlık kazanmış olmasına rağmen; Fuat Uyar hiç düşünme süresi istemeden "Ağamızın emri başımızın üzerindedir." diyerek teklifi kabul eder.
Çünkü Adalet Partisi’nin kalesi olan Isparta’da, CHP’li ünlü bir isim karşısına, eski CHP’li olarak çıkmasından dolayı seçimi kaybetme ihtimali sıfırdır. Kaleye görünen kumandan olacağı kesindir. (Görünmeyen asıl kumandan ise, her zaman için Şevket Demirel’di.)
 
Fuat Uyar İstanbul’da CHP’den istifa edip, 1968 yılında Isparta’ya kesin dönüş yapar ve Adalet Parti saflarına katılır. 
Aynı yıl yapılan yerel seçimlerde de Ispartalı çoğunluğun oyunu alarak, rakiplerine açık ara fark atarak ipi göğüsler. Artık eski CHP’li Fuat Uyar, Adalet Partisinden 35 bin nüfuslu Isparta’nın belediye başkanı olmuştur.
 
Belediye binası o vakitler ulu cami yanında eski binadır. O yıllarda Isparta'nın evleri çoğunlukla ahşap olduğundan, yangın riskine karşın 30’zu itfaiye biriminde çalışan, 100 kadar personeli vardır belediyenin.
 
Belediye başkanının lüks makam odası da yoktur. Sıradan tahta masa ve sandalyeler makamı temsil ederken, bunlar aynı zamanda belediyenin demirbaşı olan değerli eşyalarıdır. 
Seçimler akabinde mevcut demirbaş eşyalardan, bir iki küçük ayrıntılarla başkana makam odası hazırlanır.
Fuat Uyar makama geçtiğinde, kendisini Isparta belediye başkanlığına layık bulanları mahcup etmemeyi amaç edinir.
Şevket Demirel’in kendisi hakkında doğru karar verdiğini kanıtlamak için de kolları sıvar. Isparta'nın çehresini değiştirmek için en zor kararları cesaretle alır.
 
O zamanlar Ispartalı halıcılıkla haşır neşirdi. Hemen hemen her evde halı tezgâhları mevcuttu. Bundan başka, Isparta’daki 18 mahallenin her birinde, birkaç tanesi yan yana dizili halı atölyelerinde mahalleli kadınlar, tam randımanlı halı dokurlardı. Kirkit sesleri sokaklardan, radyodan yayılan yüksek müzikten çok duyulur, kulağa daha güzel gelirdi.
Çay boyunda halı yıkama haneleri, kırkım evleri Ispartalı erkeklerin iş garantisiydi. Halıcılığı sayesinde fakiri olmayan, maddi sıkıntısız bir hayat yaşayan Ispartalıların tek eksiği, gelişmenin önünü açacak bir belediye başkanlarının olmayışıydı.
 
O eksiklik de Fuat Uyar’ın Isparta belediyesine başkan seçilmekle giderilmiş, hedefler gelişmeye endekslenmişti. Şevket Demirel o günlerde, Fuat Uyar’ın adını vermekle “muhteşem karar verdi” denilerek, tüm Ispartalılarca takdir görüyor, görüldüğü yerde alkışa tutuluyordu. Yerlere kadar eğilip, el etek öpenlerinin sayıları da küçümsenmeyecek kadar çok oluyordu. 
 
Fuat Uyar, kendisi makine mühendisi olmasına karşın şehirciliğin nasıl olması gerektiğine yönelik kesin teşhisler koyuyor, şehri modern hale getirmek için planlar hazırlıyordu. Atılganlığını öne çıkarıp, geçmişin birikimi geri kalmışlığı onarmaya başlamıştı bile.
İlk istimlâki halk pazarı oldu.
 
O yıllarda halk pazarı Matbaalar Caddesi çevresindeydi. Şimdi yerinde betonarme bina yükselen 20 yıl önceki halk pazarımızın yeri ise, vatandaşın bahçesiydi. Yaz aylarında bu bahçelerin bir kısmına lunapark kurulur, gündüzünü halı işleriyle tamamlayan Ispartalılar, akşamlarını lunaparkta, edep çerçevesi içinde eğlenerek değerlendirirdi.
 
Belediye Başkanı Fuat Uyar bu lunapark alanını ve vatandaşın bahçelerini istimlâk ederek, Ispartalıların her aradıklarını bir arada bulabilecekleri halk pazarı haline getirdi. Ispartalı lunaparka gidemediğinden dolayı başkanlarına hiç kızmadı: Yapılan çalışmaları yakından gördüklerinden hep destekledi. Pazaryerine modern dükkânlarda yaptıran Fuat Uyar, Isparta esnafını rahat imkânlara kavuşturdu. 
  
Fuat Uyar’ın belediye başkanlığı döneminde, Isparta belediyesinde başkana tahsis edilecek bir makam arabası yoktu. Korumalar denilen kişiler nasıldı bilinmiyordu. Belediye başkanı yaptığı istimlâk yerlerini, başlattığı modern iş merkezlerinin gidişatını görmek için, oradan oraya yaya olarak koşturuyor. Bu koşturma sırasında Ispartalının dertlerine de derman olmaya çalışıyordu.
 
O zamanlar Ispartalı kendi alın terini yediğinden, fakirlik gibi bir sorun yaşamadığından, belediyeden gıda, kömür, para yardımı gibi taleplerde bulunmuyordu. Ispartalının başkanla konuştukları şeyler, daha çok istimlâklar üzerine oluyordu. “Başkanım benim evin değerini versen de öyle yıksan, başkanım benim evi yıkarken yanında yeni bir ev yapacak kadar yer bıraksan.” İşte bu tür konular belediye başkanıyla vatandaşı yakınlaştırıyordu. 
 
Belediye Başkanı Fuat Uyar’ın üzerinde her gün aynı kıyafeti görüyordu Ispartalılar. Fuat Uyar, İstanbul’dan gelirken üzerinde bulunan gri renk takım elbisesi ve mavi renk gömleği ile her Allah’ın günü hem makamda şehir dışından gelen misafirlerini ağırlıyor, uğurluyor. Hem de aynı üstüyle inşaat alanlarında boy gösteriyordu. Herkes kendisi hakkında "Akşam kıyafetlerini yıkatıyor, sabaha kadar kurutup tekrar giyiyor." Yorumunu yapıyordu. 
Başkan tasarruf yapmakta da vatandaşına örnek teşkil ediyordu. Belediyeye bir aş evi kurdurmuştu. Şehre gelen giden gariplere sıcak yemek yeme imkanı sunuyordu. Çoğunlukla kendisi de onlarla birlikte öğle yemeği yiyordu.
 
Belediye başkanı Fuat Uyar’ın, bu günkü parayla 150 lira makam maaşı vardı. Onca koşturmasına rağmen, belediyenin eski kadrolu personelinden çok geride para alan Fuat Uyar, kazancı o günkü hayat şartlarına yetersiz kaldığından, kendine ait özel bir mülkiyet edinememişti. Neyse ki babasının evinde kira ödemeden oturuyordu.  
 
Tam sekiz yıl Isparta belediye başkanlığı yapan, ilk döneminde 150, ikinci dönem seçildiğinde 300 lira başkanlık maaşı alan Fuat Uyar'a doğru dürüst makamında oturmak kısmet olmadı. Isparta'yı geliştirme adına hep işleri yakından takip eden olduğundan başkanlığının saltanatını süremedi. Dahası görevi süresinde özveriyle yapımına bizzat maddi manevi katkıda bulunduğu, inşaatı tam 7 yılda tamamlanmış olan günümüzde de varlığını sürdüren Halı sarayının, belediye başkanlığı bölümünde bir gün dahi başkan olarak oturmak kısmet olmadı. 
 
Ispartalı halıcılara layık bulduğu bu halı sarayı inşaatı için, eski şehir garajı yerini istimlak etmişti. Şehirler arası garajı, otogar olarak, o günler için çok uzak bir yere taşımıştı. Bu yüzden kendisine tepkili olan Ispartalı 1977 yılı seçimlerinde kendisine bir oy bile vermeyerek başkanlıktan düşürmüştü. 
 
Ayfer AYTAÇ - ayferaytac.com
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayret ve ibretle okudum,elinize yüreğinize sağlık.

Kerim Korkut 
 18.04.2019 15:50
Cevap :
Teşekkür ederim Kerim Bey, sizinde elinize yüreğinize sağlık, ben de sizin yazılarınızı keyifle okuyorum. Yormayan yazılarınızın devamını diliyorum. Ayfer AYTAÇ  18.04.2019 18:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 304
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 186
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster