Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
2043
 

Gel ananın, babanın evine!

Gel ananın, babanın evine!
 

www.dpro.com.tr (terörist yazısı) Başbakanlık web sitesi Başbakan Erdoğan) MONTAJ (M.Mumcu)


- Gel ananın babanın evine!... (Başbakan Recep T. Erdoğan)
- Biz dağa çıkışı güçleştirmek istiyoruz... (Başbakan Recep T. Erdoğan)
Gel, yine Gel! Ne olursan ol, yine Gel! İster Kâfir ol, ister putperest ol, ister Mecusi, istersen yüz kere bozmuş ol tövbeni... (Hz. Mevlâna)

Gel, yine Gel! Ne olursan ol, Yine Gel! İster Terörist ol , ister vatan haini ol, ister Meclis'te, ister Kandil Dağı'nda, İstersen yüz kere cinayet işlemiş olsan da, Teröre bulaşmamışsan gel! Gel cici mama vericem sana gel! Dağdan aşağı Gel! Ananın, babanın evine Gel! (M. Mumcu)

Terörün bitirilmesi ile ilgili olarak Erdoğan Hükümeti'nin ve Genelkurmay'ın yoğun çalışmaları var. Başbakanımızın teröristlere hitaben yaptığı çağrıyı ve teröristlerden birinin cevabını hoşgörülerine sığınarak aşağıdaki şekilde yorumlamak istedim.

- Gel! Ananın, babanın evine gel...
- Geleyim de başıma gelmedik kalmasın değil mi?
- Bir şey yapmayacağız. Kırsalda kanlı olaylara katılmayanların, teröre bulaşmamış olanların ifadesini alıp bırakacağız.
- Sonradan kızıp da "Al ananı da, babanı da dağa git demiiicek misiniz?
- Demiycem.
- Dağdakilerden teröre bulaşmayan var mı? Ben az 8 kişi öldürdüm. Hem nereden bileceksiniz kimin öldürüp, kimin öldürmediğini?
- "Öldürmedik, teröre bulaşmadık, Kandil Dağı'nda keklik avlıyorduk" diye ifade verin yeter!
- Yani araştırmayacak mısınız?
- Araştırıyor gibi yapacağız.
- Ade be?
- Hamdolsun başkan Buşla görüştük, Elhamdülillah terörü bitireceğiz. Sizleri bitirmek istemiyoruz. Bu vatanın evlatlarısınız, inin dağdan şehire. Size albüm yapalım. Her birinize birer albüm. CiDileriniz piyasayı ayağa kaldırsın. "DAĞDAN İNDİM ŞEHİRE, ADAMI DÖVERİM EVİRE ÇEVİRE"
- Maaş da bağlayacak mısınız? Sigortalı olacak mıyız, emekliye ayrılacak mıyız? Dağdaki çalışmalarımız da emeklilik hesaplanırken hesaba katılacak mı? Estetik ameliyat yaptırıp yüzümüzü değiştirecek misiniz?
- ?
- Biz şehir hayatına alışık değiliz. Keleşlerimizle inip, çeteleşmemize, arazi, çek-senet, adam kaçırma, otopark vs mafyası gibi işlerle ilgilenmemize izin var mı?
- ??
- Adam öldürdüğümüzde, katil ruhlu olmamız göz önünde bulundurularak cezada indirim yapılacak mı?
- ???
- Şehirlerde yaşayanlar, bizlere uyum sağlamak için bir müddet rehabilitasyon merkezlerine gönderilecekler mi?

Başbakan burada daha fazla dayanamaz. Titremeye başlar ve çıkarabileceği en yüksek sesle bağırır,
- Ne diyon sen ya?

Korumalar zor yetişirler. Başbakanı yatıştırırlar ve son sözünü söylemesini beklerler.

- Gelme ananın babanın evine! Hatta ananı babanı da al götür Kandil'e.

GELELİM İŞİN CİDDİ YORUMUNA:

Sayın Başbakan, tabii ki hükümet üyeleriyle birlikte terörün bitirilmesi için uğraşıyorsunuz. Buna bir diyeceğimiz yok. Hatta Genelkurmay Başkanı ile de barıştınız ve koordineli bir şekilde kararlar alıyorsunuz. Bu da sevindirici ve ülkemiz adına çok yararlı. Başbakanın devletin kurumlarıyla dargın olması yakışık almıyordu.

Cumhurbaşkanı da değişti. Eskiden kararlar köşkte derin uykuya dalıyorlar, bir türlü onaylanmıyordu. Şimdi köşkün kapısından içeri girer girmez onaylanıyor. Cumhurbaşkanı neredeyse kararları kapıda karşılayacak. Bu da güzel. Devlet mekanizması hızlı işliyor artık.

Tereddütlerimiz var tabii. Acaba yavaş yavaş Devlet'i her kademede ele geçirip de alışmadığımız bir idare şekli mi dayatacaksınız bize diye. İnşallah öyle bir düşünceniz yoktur

Baksanıza Fazıl SAY bile korkmuş gidişattan. "Yurtdışına gideceğim, İslamcılar kuşattı Türkiye'yi ben kendimi yabancı hissediyorum" diyormuş.

Valla açıkçası ben de kendimi yabancı hissediyorum yavaş yavaş. Almanya'daki günlerimi özledim sayın Başbakanım.

Dağlarda eğitim gören, dış güçlerin bilerek veya bilmeyerek maşalığını yaparak 24 yıldır ülkemizde terör estirenlerin tamamına yakını da bizim insanlarımız. Onlar öldürmekle tükenmezler. Sivrisinekleri öldüreceğimize bataklığı kurutmalıyız.

Bizler için terörist olan insanlar, Tunceli'deki, Şırnak'taki, Diyarbakır'daki ve başka bir şehirdeki vatandaşlarımızın evlatları. Yani gökten kalaşnikofla dağlara inmediler. Ana baba kuzuları. Bir şekilde kandırıldılar veya beyinleri yıkandı. Ama onların bu devlet düşmanlığı kendiliğinden oluşmadı ki. Gelmiş geçmiş tüm politikacıların da katkıları var bu oluşumda.

Çağrınızı anlayışla karşılıyorum sayın Başbakan. Teröristleri etkisiz hale getirmek için birtakım önlemler alıyorsunuz da, böyle ulu orta medya kanalıyla teröristlere "ananızın, babanızın evine gelin!" demeniz hiç yakışmıyor.

Ülkemizde evlatları bu teröristler tarafından öldürülmüş birçok ana, baba var. Onların yerine koyun kendinizi. Onların duygularına da tercüman olmalısınız. Bu pisliklere karşı vatanını müdafaa ederken canını vermiş insanlarımızın, kahramanlarımızın ruhlarını titretmeyin!

Gazilerimiz var. Aslanlar gibi gittiler asker ocağına, ama... Sizin analarının, babalarının evlerine dönmesini istediğiniz bu kalleşlerin, kahpe mayınlarıyla uzuvlarını kaybettiler, gençliklerini tam yaşayamıyorlar.

Lütfen sayın Başbakan, lütfen! Bu işler Kasımpaşa kabadayılığı yaparak değil de muhalefetle, devletin kurumlarıyla ciddi çalışmalar yapılarak halledilir. Başkan Bush'la görüşmeniz de faydalı olmuştur mutlaka. ABD'siz yürümüyor bu işler. Anlıyorum sizi ama Baykal'la ve diğer politikacılarla da görüşseniz bir ara.

Ayrıca bu insanların çoğu uzun yıllar uyuşturucu ve cesaret verici haplara alıştılar. Adam öldürme mekanizması haline geldiler Bunları kısa bir sorgulamadan sonra aramıza salmanız doğru olur mu? Zaten ülkemizin büyük şehirlerinde hiçbirimizin can güvenliği kalmadı. Daha da kötüleşir.

Bu insanlar, tekrar toplum yaşamına karışmadan önce iyi bir rehabilitasyondan geçirilmeli. İnsanların aralarında, huzuru bozmayacak şekilde, insan gibi yaşayacaklarına karar verilmeden salıverilmemeli.

Daha sonra da kontrol altında bulundurulmalı.

Bilmem anlatabildim mi?

Saygılarımla.

Mustafa Mumcu, 15 Aralık 2007 Saat: 10:15

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden bekleyelim ki bir sebep mi var. İlyas ağabyin konuştu pişman oldu birde siz pişman olmayın diyorsunuz. Ne demek bu anlayamadım. O İlyas Bayram ben Ahmet Üstündağ. O Karşıyaka'da oturur bendeniz Yeşilyurt'ta otururum. Ne alakadar. Bir an önce bir çaya ne dersiniz. Ölüm var, kalım var bu dünya da. Bir de çok messgulsunuz diyorsunuz. Birde size zaman ayırayım, ne olacak ki. Ve yanınıza biskletimle geleceğim. Ne zaman geleyim. Saygılarımla efendim.

Ahmet Üstündağ 
 18.12.2007 21:59
Cevap :
Sevgili Ahmet, ben de Yeşilyurt'a çok yakın olan Basın Sitesi'nde oturdum Almanya'dan ilk döndüğüm yıllarda. Bayramdan sonra yılbaşından önce buluşalım Ahmet'ciğim. Madem ki ille de tanışmak istiyorsun, memnuniyetle. Seni ilkel bir şekilde yaşadığım evime davet edeyim. Izgara filan yaparız. Becerikliyim o konularda. Zamanı sen tespit et. Ben hep evimdeyim. İşlerimi de evimde yapıyorum zaten. Saygı ve sevgiler. İYİ BAYRAMLAR!  19.12.2007 7:12
 

Bu baskılar ne zamana kadar devam edecek? Basın ne zamana kadar bu baskıya boyun eğecek? Başbakan ne zaman bu baskılardan vazgeçip medyanın işine karışmayacak? Düşünebiliyormusunuz baskı uygulayabildiklerine uyguluyor.Baskı uygulayamadığı Kanaltürk' e yeni bir ceza reva gördüm. Reklam yasağı.Tuncay Özkan feryat figan.Elime gaz tenekesini alırım kendimi meydana atar yakarım diyor.Adamın artık canına yetmiş.Bence yerden göğe kadar haklı.Neden efendim? Başbakanın yolsuzluklarını halkın gözüne soktuğu için.Neden efendim? Başbakanın ve avenesinin yaptığı densizlikleri halkın önüne serdiği için.Acaba diyorum? Gizli bir Adolf Hitler düşünceleremi hakim kendilerinde.Bu kadar sinsice uygulamalar biz vatandaşları bu düşüncelere itiyor.Kendimi taraflı yanlı progrmları görünce nazi kampında gibi hissediyorum.Hiç utanmadan sıkılmadan bu noktalara gelen bir başbakan nasıl bütün halkı kucaklar.Ben hala bunu anlamış değilim.Sahte söylevlerine zaten inanmıyorum.Bundan sonrada inanmayacağım. Selamlar...

Zeynep Gülay 
 17.12.2007 11:10
Cevap :
Sevgili Zeynep Hanım, benim gençliğimde Demokrat Parti iktidarı döneminde de benzer durum vardı basında. DP iktidarı basının bir bölümünü ele geçirmişti ama muhalefet gazeteleri de vardı. Bir particilik ki her gün radyodan Vatan Cephesine geçen isimleri dinlemekten bıkmıştık. Sonu ihtilalle ve asılmalarla noktalandı. Şimdiki hükümet ise tüm basını ele geçirme çabasında. Bu güzel sitenin sahibi Milliyet Gazetesinin bağlı olduğu Doğan Medya Grubu da baskı altında. Hükümeti sert eleştiren bloglar yazamıyoruz. Haklılar. Grubun sahibi ben olsam, ben de aynı davranırdım. Binlerce insana iş, aş veren kuruluş bunlar. Hükümet bir yerde şantaj yapıyor. Düşünebiliyor musunuz Sabah grubunu aldılar, damadın başındaki Çalık şirketine peşkeş ettiler. İhaleye giren diğerleri niye çekildiler belli değil. Bu arada Kanaltürk'e de pek hak vermiyorum Zeynep Hanım. Hükümeti devamlı eleştirmesi çok şık değil. Bir de Tuncay Özkan'ın alaylı gülüşlerle yaptığı yorumlar hoş olmuyor. Saygı ve sevgiler.  18.12.2007 3:53
 

diyordu bir genç ve bize asla dağdan inmeyin.. ölmeden gelmeyin diyor anam babam diyordu... neye yarar bu anana, babana dön çağrısı?... ESEN KAL...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 16.12.2007 21:21
Cevap :
Aynen öyle. Bizlerin bildiği bu gerçeği başbakanımız niye bilmiyor acaba? Yıllarca Türk düşmanlığı ile beyinleri yıkanan bu insanlar dağdan inseler de, düzlükte yapacaklar yapacaklarını. Her fırsatta şehirlerimizde karışıklıklar çıkarıp, devletin malına zarar verenler, otobüslerimizi, Türk Bayrağımızı yakanlar dağda değiller zaten. 1978'den beri "Ezen ulus Türk ulusu, ezilen ulus Kürt ulusu" diye başladı bu PKK faaliyetleri. Başlatanlar da dost bildiğimiz ülkeler. Bu ülkeler nasıl ki insanlarımızı bizden kopartıp dağlara yönlerdiler, onlara sözde yardım ettilerse şimdi de kucak açsınlar, bize düşman olan bu teröristleri kendi ülkelerine davet etsinler. Onlara oturma ve çalışma izni versinler. Bence Türkiye'ye düşman duygular besleyen bu insanların, tekrar Türkiye'yi sevmeleri zor. Pişman filân olmazlar. Selamlar.  17.12.2007 1:16
 

Bence anlamayacak. Dagdakilere "ananin, babanin yanina dön" diyor, hani anasi babasi onu istiyor mu bakalim. Eve girecek bir bogaz demek o. Oysa simdi dagda ekmek istemez su istemez. Indi diyelim, ne yapacgiz bunlari, birini krallar gibi yasatiyoruz yetmiyor mu? Benim mehmedime kursun atan canileri " gel canim madem pisman oldun seni bagrima basayim " mi diyecegim ben. Yooo bunu degil basbakan, KIm gelirse gelsin dedirtemez bana, ben o bagrima ates basarim da yine dagdan ineni basmam. Basmak istiyorsa oglunun yanina ABD ye yollasin onlari daha rahat ederler.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 15.12.2007 16:54
Cevap :
Başbakanın bu çağrısını mizah bölümüne yazıyorum. Ama maalesef yayınlanıncaya kadar 3 gün bekliyorum ve 4 defa değiştirmek zorunda kalıyorum. Basının ne hale geldiğini görünüz. Bu iktidar basını da sindirdi. Önüne gelene tazminat davası açan bir başbakanımız olursa olacağı bu. Basına kızamıyoruz. Ne yapsınlar? Devamlı baskı ve kontrol altındalar. Yılarca dağda yaşamaya alışmış bir insan anasının, babasının dizlerinin dibinden ayrılmaz artık. Başbakan böyle düşünüyor. Saygı ve sevgilerimle.  16.12.2007 7:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3030
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster