Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
316
 

Gel de

Sevgiliye Mektuplar / GEL DE


………... Sarp kayalıkların geçit vermediği, kar'la kaplı tepelerin canlıların iliklerini dondurduğu zirvelerden, uçurum tepelerinin başlarını döndürüp ne yapacağını bilemez durumda en çaresiz bıraktığı, geçit vermez dağların aman vermediği, açlıktan bir insanı saniyeler içinde parçalayacak vahşi hayvanlarla dolu ormanlardan geçerek, koşarak, uçarak sana gelmek, sende olmak, biz olmak istiyorum… Eğer sende ‘’ hadi gel ‘’ dersen… Diyebilirsen…

…………… En anlamlı tarihi ölümsüz kılıp aşkın altın sayfalarına aşk dolu, sevdaya dair en yaşanılası anılarla eklemek, anıları çoğaltmak ve bağrında ve içinde, girdaplarında el ele olmak için sana, sevdamıza gelmek istiyorum… Eğer sende ''hadi gel'' dersen, diyebilirsen… Ve gelişlerin, randevularımız öncesi geçmek bilmeyen anların tatlı sancılarında kıvranmak, buluşmalarda ki dünyadan, yaşamdan koparan bizi evren dışı hayal aleminde atlı karıncadan indirmeyen, zamanı durdurarak istediğimiz anlara geçiş yapmak, orada kalmak, orada olmak için… Sana, bana, bize gelmek istiyorum, eğer sende ‘’hadi gel’’ dersen, diyebilirsen… Onurumuz anıları yaşatmak, ye şertmek, geleceğe dair yaşam biçimimizi şekillendirip yön verecek, yaşanmamışlıkları yaşamak, sevdamıza dair bir kelebeğin kanatlarında ve kırlarda rengarenk çiçek-lerin üzerinde onların renklerine bezenip doğaya karışmak, doğanın bahardaki dayanılmaz kokularını göğsümüz, benliğimizde hissedip, tenimize karıştırmak için…Sana gelmek istiyorum '' hadi gel '' dersen eğer…

…………… Vuslatlarımızın, onulmaz iç kıpırtılarımızın adrenalinde artarak yaşamsal sıvılarımızı yenileyip gençleştirdiği, binlerce metre göklerden süzülüp sessiz kanat çırpışlarıyla avına odaklanan yırtıcı Kartal'ın gözbebeklerinin olağan dışı büyümesindeki devleşen yüreklerimizi… Yan yana, üst üste, iç içe koymak, besleyip büyütmek için yine ve yeniden sana, bana, bize gelmek istiyorum '' hadi gel '' dersen, diyebilirsen.. Ki geri dönüşlerin anlamlarını yitiksizleştirmek için; Umut tacirlerinin umudunu yitirmek, çıkmayan candan ekmek kırıntısıyla beslenmek uğruna soframızdaki emekle yoğrulmuş yağımızı ekmeklerine sürüp katık yapmak isteyenlerin kursağında bırakmak için heveslerini, saygıyı kendilerine yontu yaparak kendi dışındakilerin say- gılarına kinlerini katarak, yoğurarak yok etmek isteyenlerin damaklarına bir parmak bal çalmamak, tattırmamak için ‘’ hadi gel ‘’ demeni bekliyorum…

…………… Termal tesiste tüm hücreleri yenilenmiş diri, dokuları emzikli bir bebenin tenindeki doğal talk pudrası gibi ıtırlı, ferahlatıcı koku yayan, ilk bisikletine kavuşan bıçkın ve afacan oğlan çocuğunun rüyalarında bulutlar üzerinde pedal çevirmesi, ilk oyuncak kız bebeğine sarılıp uykusuna dalan ve ona annelik yapan saçları belik belik kız çocuğunun sevincini duyumsamak, delikanlılığa ilk geçiş belirtisinde yanakları ve yüzündeki tüyleri jiletle kazıyıp, jöleli saçlarının esintisinde sokağa çıktığında adımları ile erkeklik yürüyüşü ve bakışları sergileyen, ilk makyaj malzemelerini mahallenin en güzel ablalarına özenip, yeni bir yüz yarattığını düşünerek bir an önce henüz lisedeki sevgilisine yeni yüzünü sergilemek, beğenilme dürtüsünü duymak isteyen genç kızın, ilk el ele tutuşma, ilk öpüşme anını sabırsızlık ve sonsuz heyecanla bekleyen ergenlik çağındaki gençlerin duyduğu, duyacakları, yaşamak ve duyumsamak istedikleri aşk adına, sevda adına bütün heyecanları yeniden, yeni baştan, yine, sonsuz ve sınırsız yaşamak, yaşatmak, adına… Sana gelmek istiyorum '' hadi gel '' dersen eğer…

…………… Alaboralarla, nadasa bırakılan tarlanın üretkenlik öncesi örselenmiş, yıp- ranmış, dingin ve köhnelerde ruhsuzlaşmış halde, sesini davetini, çağrını bekliyor bu deli yürek.. Kor alevlerden volkanında sönmek, içimde tutuşup harlanan alevlerin yükseltisinden, gözlerinin bakışında sönmek, ateşime son verilmek için… Sönmek için… Gelmek istiyorum, yorgun gündüzünü gecelerine taşıyıp uykusuz geçirdiğin, özlemlerini içinde çiçek çiçek büyüterek tan vakti saatlerinde ayaz yemiş yüzüne bir balkon karanlık ve tenhalığında, sigara ve kolana sararak, büyüterek saklayıp bağrına taş bastığın, sabah gidiş, akşam dönüşlerinde orada olmadığımı bilmene rağmen kaçamak ve firari gözlerle arada bir beni arıyor olmalarını bir nebze dindirmek için… Göz göze gediğimiz anda ileriye atılan her adımın yerinde saydığı, o anın asırlarca sürdüğü tatlı ama esrikliğe tutsak gibi yaşadığımız saniyelerini yaşamak için… Gelmek istiyorum eğer sende '' hadi gel '' dersen…

…………… Pırıl pırıl, ışıltılı sabah serinliğinin yüzümüzü yaladığı o ilk güne dönerek ve anımsamadan o anı… İlk göz göze gelmenin, ilk el ele tutuşmanın, ilk sevda dolu sarıl maların yeniden ve yine özlem, heyecan kıpırtılarıyla dolu kavuşmasını yaşamak için sarıldığımızda tenlerimizin iletip tüm hücrelerimizi sardığı kokularımızı baharın badem ıtırlı serinliğinde duyumsamak için, ilk çay, ilk sigara molamızı heyecan kasırgaları eşliğinde, kimselerin bizi tanımadığı bir tesiste vermek ve orada yıllarca oturuyormuşuz hissini yaşayıp, anlarımızı yıllara yaymak için… Sana gelmek istiyorum '' hadi gel '' dersen eğer… Sana, bize, sevdamıza gelmek istiyorum... Yüceltmek için… Eğer; sende '' hadi gel '' dersen… Diyebilirsen…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 825
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 704
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

Adana doğumluyum halen bu kentteyim.. Marmara Üniversitesi İşletme mezunuyum. Deneme ve şiir yazıy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster