Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1005
 

Geldikleri gibi gittiler

Bugün 18 Mart.....Birinci Dünya Savaşı süresi içinde kazandığımız anlamlı bir deniz zaferinin 93'ncü yıldönümü...

Çanakkale cephesi, Birinci Dünya Savaşı içinde Osmanlı devletinin İtilaf devletlerine(İngiltere, Fransa, Rusya) karşı açtığı cephelerden biridir.

Bu cephenin açılış nedeni kısaca, İtilaf devletlerinin Boğazları ve İstanbul'u ele geçirerek Osmanlı devletini savaş dışı etmek, o sırada Almanya ile savaş halinde olan Ruslarla irtibat kurmak ve ona araç-gereç yardımında bulunmak.

Çanakkale cephesindeki muharebeler iki aşamada gerçekleşti.Biri, 3 Ksım 1914'te başlayıp, 18 Mart 1915 günü sona eren "deniz savaşı" ;diğeri, 25 Nisan 1915 günü, İngiliz, Fransız ve Anzak birliklerinin, Gelibolu yarımadasının bazı bölgelerine çıkması ile başlayan ve 8/9 Ocak 1916 gecesi çekilmeleri ile sona eren "kara savaşı"dır

Deniz savaşının aşamaları

İlk adım,
3 Kasım 1914 günü atıldı.28 gemiden oluşan İngiliz-Fransız karma filosu, Çanakkale boğazının dış tabyalarını 17 dakikalık bir top atışına tuttu.Bu bombardıman sonucu, özellikle Seddülbahir tabyası büyük hasar gördü.

İkinci adım, 19 ve 25 Şubat günlerinde atıldı.12 zırhlıdan oluşan, aynı karma filo, yoğun bir top ateşi ile boğazın iki yanındaki tabyalara büyük hasar verdiler.Ardında da karaya çıkarılan İngiliz ve Fransız askerleri, sağlam kalan tabyaları tahrip ettikten sonra tekrar gemilerine döndüler.

Üçümcü adım, 7, 8 ve 10, 11 Mart 1915 günü, İngiliz-Fransız karma filosu, Türk tabyalarını yine yoğun bir top ateşine tuttu.Türk tabyalarının artık iş göremez hale geldiğini düşünen İtilaf donanması, Boğazı denizden zorlayarak geçmek için 18 Mart günü genel bir saldırı planladı.

Bu tarihten önce, İtilaf donanması mayın tarama gemileri, boğazdaki mayınların bir bölümünü topladı.Düşman bu çalışmayı yaparken Türk mayın gemisi Nusret de, 17/18 Mart gecesi bölgeye, 26 mayından oluşan bir mayın hattı döşemeyi başardı.

Dördüncü adım, 18 büyük zırhlı, birçok muhrip ve denizaltıdan oluşan İtilaf donanması, 18 Mart 1915 günü saat 11.oo'de üç filo halinde boğaza girdi.Düşman filoso, 506 top (bazı kaynaklara göre 1500'e yakın) kullanarak 150 topun savunduğu Türk tabyalarını yedi saate yakın bir süre top ateşi altında tuttu.Ancak, Türk topçusunun isabetli atışları ve Nusret mayın gemisinin denize döşediği mayınlar sayesinde, İtilaf donanmasının bazı gemileri battı, bazı gemileri de büyük hasar gördü.Boğazı geçemeyeceğini anlayan İtilaf donanması Marmara denizine giremeyince çekilmek zorunda kaldı.Düşman deniz filosu ile Türk kara topçusu arasında geçen bu savaş, Türk topçusunun zaferi ile sonuçlandı.


Kara savaşı

İtilaf donanmasının başarısız deniz saldırısı, Çanakkale boğazının karadan yardım ve destek alınmadan, geçilemeyeceğini gösterdi.Bunun üzerine, İtilaf kuvvetleri, İngiliz, Fransız ve Anzak askerlerinden oluşan birliklerini 25 Nisan 1915 sabahı, Çanakkale boğazı girişinin karşılıklı kıyılarına ve Gelibolu yarımadasının bazı yerlerine çıkardılar.

İtilaf kuvvetleri kara harekatında da başarılı olamadılar.Türk kuvvetleri, Çanakkale'de altı ay süreyle yarım milyona varan itilaf kuvvetlerine karşı kahramanca savunma yaptı ve düşmanın İstanbul'a ulaşma isteğini engelledi. Başarısızlığını kabul eden İtilaf kuvvetleri, son birliklerini de 8/9 Mart 1916 gecesi geri çekerek Gelibolu yarımadasından ayrıldılar..Yani, GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER.

Kaybettikleri bu kara savaşında da, İtilaf kuvvetlerinin en büyük şanssızlığı, Arıburnu ve Anafartalar'da karşılarında Kurmay Yarbay Mustafa Kemal'in bulunmasıydı.

Bölgeyi ziyaret

Sevgili blog arkadaşlarım, eğer Gelibolu yarımadasında savaşın geçtiği yerleri, bu savaşta canını vermiş Türk ve yabancı askerlerin mezarlıklarını ve onlar adına dikilmiş anıtları henüz görmediyseniz, önünüze çıkacak ilk fırsatta buraları ziyaret etmenizi öneririm.

Bu savaşta, askerlerimizin kazdığı siperler, ilk günlerinde olduğu gibi korunmaktadır. Bu siperleri dolaşırken, düşmanla savaşmak için değil de sanki ölmek için; çıkar çıkmaz bir adım dahi atmadan vurulacağını bile bile siperden fırlayan kahraman askerlerimizi görür gibi olursunuz. Gözünüzün önüne, elindeki kırbacı kaldırarak, "Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum" diyen Mustafa Kemal'in, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgiyi silen "hücum" emri kulaklarınızda çınlar sanki...

Savaş alanlarından toplanan savaş araç ve gereçlerinin sergilendiği müzeleri gezerken gördüklerinize inanamazsınız.Biri kendi askerimizin diğeri düşman askerinin namlusundan çıkmış ve havada uç uca çarpışarak kalmış iki merminin görüntüsü, savaşın şiddeti ve yoğunluğu konusunda size en doğru bilgiyi verir.

Alnının tam ortasında bir mermi deliği bulunan ve bir Mehmetçiğe ait kafatasını görünce, Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale şehitleri için yazdığı şiirine neden "Vurulmuş tertemiz alnından uzanmış yatıyor." dizesini eklediğini anlarsınız...

Çanakkale kara savaşlarının geçtiği Gelibolu yarımadasını gezerken gördükleriniz ve duyduklarınızla, bu savaş hakkındaki bildiklerinizin, ayrıntılarla beslendiğini göreceksiniz.Ben gezdim ve gördüm.

cdenizkent

METİN ÜSKES bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çanakkale Savaşından çok fazla etkilenmiş görünüyorsunuz ki haksız da sayılmazsınız...Bu savaşta 250 bin şehit verildiği söyleniyor ama bazı kimseler bu rakamın abartma olduğunu söylüyor; şehit sayımızın 40-50 bin olabileceği söyleniyor.

Kerim Korkut 
 05.02.2017 18:58
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Oldu olacak, bu konuda 18 Mart 2008 tarihinde, "Çanakkale Savaşı ile ilgili gerçek rakamlar" adlı kısa bloğuma da bir göz atın...Ama, bu savaşta 57 bin şehit, 97 bin yaralı olduğunu söyleyebilirim. Hastalıktan ölenleri ve kayıpları da eklersek toplam zayiat, 179 bin...Teşekkürler ve selamlar.  05.02.2017 23:46
 

defalarca gitmekten kendimi alamadım. Karış karış gezdim diyebilirim. Çocuklarıma da gezdirdim. İyi bir bilgilendirmeyle her türk'ün olduğu kadar yabancılarında gezmesi görmesi, savaşın vahşetini duyumsaması gerekli diye düşünüyorum. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 18.03.2008 12:18
Cevap :
Merhaba..Gelibolu'da aralıklı olarak toplam yedi yıl görev yaptım.Bu süre içinde defalarca gezdim oraları...Hatta çalıştığım kurumda bu konuda konferanslarda verdim.Biraz önce bu konuda ikinci bir blog daha yayıma verdim.Zamanınızı olursa lütfen okuyun.Bu blogda yıllardır yapılan yanlışları düzeltmeye çalıştım.Sağlıklı günler dilerim.  18.03.2008 12:36
 

Yıllar önce Gelibolu'ya gittiğimde gezmiştim. Eşimin ailesi aslen Gelibolulu'dur. O şehitlikleri görmek gerçekten insanı etkiliyor. Masal gibi dinlediğiniz savaşın gerçekliği ile gözgöze geliyorsunuz. Bütün şehitlerin toprağı bol olsun. Sevgiyle kalın...

moonlight1 
 18.03.2008 10:32
Cevap :
Merhaba...Haklısınız..Gezip görmek lazım..Gelibolu'da aralıklı olarak toplam yedi yıl görev yaptım...Oraları defalarca gezdim..Bütün şehitlerimize minnettarız..Dediğiniz gibi hepsinin toprağı bol olsun...Selamlar  18.03.2008 10:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 949
Toplam yorum
: 2440
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1379
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster