Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1209
 

Geleceğe mesaj

Geleceğe mesaj
 

En etkili mesaj ne ile gönderilir? (Sabahattin Gencal)


Yazmanın bin bir sebebi var. Yazmanın bir tutku olduğunu söyleyenler yanında , geleceğe mesaj verme isteğinden kaynaklandığını söyleyenler de var. Kişilerin bu duygularından hareketle zaman zaman yarışmalar açılır. Örneğin: “20 yıl sonra okunmak üzere bir mektup yazınız.” “Torunlarınıza bir mektup yazınız.” Ya da hayal ettiğiniz gelişmeleri yazınız.”…vb. bir çok yazma konusu duyduk. Bu konuyla ilgili ilginç yazılar da yayınlandı. Bu arada geleceğe mesajlarını bir şişenin içine koyup Okyanusa atanlar da oldu. Bu tür meraklara ne denir bilmiyorum. Ne denirse densin. Biz geleceğe mesaj üzerinde duralım. 

Gelecek kelimesi belirsizdir. Yarın da gelecektir, bir yıl sonra da, bin yıl sonra da gelecektir. Şayet geleceğe mesaj düşünürseniz bir rakam belirtmeyi unutmayın. Örneğin 2023 yılındaki TC. Cumhurbaşkanına mektup, ya da 2023 yılındaki bir üniversite rektörüne mektup…vb. 

 

Bu konunun nerden aklıma geldiğini bilemiyorum. Belki de rahmetli kayın pederimi hatırladığım için. 

1965’te kayın pederim, emekli gar müdürü Ahmet Gencal Samsun’da bir ev yaptırıyor. Evin temellerine bir mesaj bırakıyor. Bir kavanozun ya da şişenin içindeki mesajı bana yazdırdı. Kendisi ayrıca bir not ekledi mi hatırlamıyorum. Hatırladığım o anda kullanımda olan kağıt ve madeni para yanında, gazetelerden kesikler de koydu şişenin içine. Mesajı o söyledi ben yazdım. Bu anda yazdıklarımdan bir cümle olsun hatırlamıyorum. Hatırladığım çok sistemli bir mesaj olduğuydu. Yer, tarih; kimin kime yazdırdığı; niçin yazdırdığı, konulan ekler, genel durum…vb. konuları yazdırdı. O anda tarih derslerinde okuduğumuz mezarlar aklıma geldi. Bazı mezarlardan o dönemin özelliğini gösteren kap kaçak ve işaretler çıkıyor ya… 

Kayın pederim bu mesajı bıraktıktan 2 yıl sonra rahmetli oldu. Bundan 15 yıl kadar önce ev kat karşılığı müteahhide verildi. Sözünü ettiğim mesaja rastlandığı hakkında bir şey duymadım. Mesaj da hafriyatla birlikte kim bilir nereye gömüldü. Bu mesaj bulunur mu, bulunmaz mı Allah bilir. 

 

İnsan mesajlarının toprağa gömülmesini istemiyor. Uzak gelecekte de olsa birileri tarafından okunmasını istiyor. Allah, Allah; bu istek de nerden kaynaklanıyor? Öyle ya, biz öldükten sonra mesajımız okunmuş, okunmamış… Demek ki durum öyle zannedildiği gibi değil. İnsan öldükten sonra da yazısıyla, mesajıyla yaşamak istiyor. Biz yaşarken ölmüşüz, öldükten sonra da yaşamak nasıl ola ki? 

Yazarken çoğunlukla anılarımın peşine takılıp geçmişe gidiyorum. Bunun iyi olmadığını defalarca yazdım. İnsan geçmişe takılıp kalmamalıymış, anı değerlendirmeliymiş.Yavaş yavaş da olsa geleceğe dair yazmaya çalışacağım. Ama diyeceksiniz ki; yine anıdan, yarım asır öncesinden söz ettim. Yahya Kemal’in bir sözü vardır, hatırlayacaksınız. “Aslanlar gerilerek atlar.” Evet, bazen gelecekle ilgili yazarken de anı anlatabiliriz; ama geleceği göz ardı etmeden. Bu son cümleyi de, özellikle muğlak yazdım. Çünkü çokları gelecekten çok içinde bulunduğumuz “an” la ilgili yazmak gerektiği üzerinde dururlar. İçinde bulunduğumuz “an”ları yazmak için de sanatkâr olmak gerek. A. Gide diyor ki “Sanatkâr “an”ı yazabilendir.” 

Yazı yazmaya oturduğum bu sırada aklımdan geçenlerden bazılarını aktarmaya çalıştım. Kafamın içindekileri anlattım. Daha doğrusu içimden akan ırmaktan bir bardak alabildim. 

 

Bu “an” meselesine daha önce de vurgu yapmıştım. Bu bir solukluk zaman asırları barındırabiliyor. Masallarda, efsaneler de değil modern fizikte de “an”ın göreceliğine sayısız örnekler var. 

Konuyu zorlaştırmadan saptırmadan özetlemeye çalışalım: 

 

İnsan geleceğe mesaj vermek istiyor. Mesaj mutlaka bir öğüt içermeyebilir. Dolaylı bir öğüt ve de yazanın anılması isteği ağır basabilir.  

Geleceğimizin günümüzden daha iyi olması dileğiyle… 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 12. 08. 2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Sayın Hocam; sizin içinizde akan bir ırmak değil, uçsuz bucaksız bir derya deniz. Siz sadece bu bloğunuz için bu derya denizden bir bardak su çıkarıp geleceğe bir mesaj vermek istemişiniz. İnşallah vermek istediğiniz mesaj alınmıştır. Kaleminiz ve derya deniz gönlünüz var olsunlar. Selam ve dualarımla, en Güzel'e emanet olun.

Pervane 
 13.08.2011 15:59
Cevap :
Merhaba Kardeşim, Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. İltifatınız için de ayrıca teşekkürler. Yazı ve yorumlarınızla bana daima gönül gücü verdiniz. Sizin de kaleminize ve gönlünüze sağlık. Hayırlı günler dileğiyle.  13.08.2011 19:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster