Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
136
 

Geleceği Düşünmeyen Geçmişe Mahkum Olur

İnsanların çok büyük çoğunluğu düşünmeden yaşar.

Hiçbir şeyi genişliğine, derinliğine, olasılığına, bağlantısına göre düşünmeyiz. 

Evet, düşünme dediğimiz etkinlik, bu faktörleri içine alır. Akşam eve gelince ne pişireceğimizi düşünmek de düşünmedir. Ancak, insanın bedensel hareketlerini, üçlü koltukta bir bacağımızı sırtlığın üzerine koyarak uzanmak ile parkurda atlayıp zıplayıp koşmak gibi iki uca koyarsak, bizim gündelik düşünme seviyemiz, üçlü koltuktaki halimiz gibidir.

Zihnini ve bilgilerini, genişliğine, derinliğine, olasılığına ve bağlantılarına göre atlatıp zıplatanlar azdır.

Çünkü bu da enerji gerektirir. Nasıl ki spordan uzaksak, zihinsel etkinliklerden de uzağız.

Mümkün olduğunca az düşünerek, mümkün olduğunca az hareket ederek yaşıyoruz.

Ah bu yerçekimi!

Düşünmeden yaşamak ise mümkün olduğunca az yaşamak oluyor. 

&

Bunu aşmak için yapılması gerekenler:

Size sunulan hiçbir şeyle yetinmeyin.

Hiçbir yetkeyi ve iktidara boyun eğmeden, tek yetke ve iktidarı kendi deneyim ve zihniniz yapın.

Hiçbir konuda, artık yapılacak bir şey kalmadı demeyin. Zihin, kendisi zaten yaratır. Yaşam ileriye dönüktür, ileriye dönüklükteki açık kapılar asla ve kata bitmeyecektir.

Hiçbir beylik düşünceye itaat etmeyin. Özellikle Mevlananınkilere.

Benden daha iyi bilir, benden daha iyi düşünür hiç kimse için demeyin, ister tesisatçı, ister doktor olsun.

Her konuda baskamalıp ve standart düşünceler vardır. Bunlar, bunların ötesini düşünmek konusunda hapisane duvarları kadar kalın ve yüksek duvarlarla çevrilidir. Bu hapisaneler, kaçmak isterseniz, sadece nöbetçisiz duvarlardır. Zihin gücünüz ve düşünmeniz yeteri kadar yüksekse, bırakınız tırmanmayı, şeffaflaşarak, içinden geçtiğinizi görürsünüz kolaylıkla.

Yoğun, sürekli, yöntemli, verili, kontrollü, destekli, keşifkar, eleştirel düşünmediğiniz hiçbir şeyi ele geçiremezsiniz. Böyle yapmadan hayatınızda olan bir şey varsa, aslında o sizin hayatınızda değil, siz onun hayatındasınızdır.

&

Biraz, sadece biraz bile, herhangi bir konunuzda, derinlemesine, eleştiren, şüphe eden, reddiye içeren, nitelikli bir düşünmeye girdiğinizde, eş deyişle, her şeyi sadece kendi gözünüzle görmeye başladığınızda, yepyeni yaşam alanlarının ve güç yetmelerinin önünün açıldığını görürsünüz.

İnsanların hayatındaki engeller, insanın hayata, başkalarının, basmakalıpların, geçmişlerin, normların, standartların, eski düzenlerin gözüyle bakmasından kaynaklanır. Yeniyi, ancak ve ancak yeni bir bakış sahibi olursanız görürsünüz. Hem yeni olanağı görürsünüz. Hem de yeni olanağı yaratırsınız!

Hayat belli bir düzen ve yerleştirmeleri içeren bir puzzle gibi değildir. Hayat, daha çok lego gibidir. Parçalarıyla, istediğiniz, hayal edebildiğiniz, yenileyebildiğiniz her şeyi yapabilirsiniz. 

İnsanların büyük çoğunluğu, koyu ve keçi sürüsü gibidir. Bu tatlı hayvanlar, gün boyu otlanırlar, akşam sağılırlar. Çoğumuz da aynı yavanlıkta yaşar gideriz. Zihinsel bir varolan olmaktan çok, bedensel bir varolan olarak yaşamımızı sürdürürüz.

Öyleyse böyledir zaten. Olduğu kadar, dolduğu kadar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..."beylik düşünce"nin "beylik düşünce" olduğu nasıl anlaşılır ki "ezici ve üzücü çoğunluk" tarafından:))...üçlü koltukta uzun oturuyorken okudum ve yazdım :))...kahve de var...gün ışıyor yeni yeni...bugün pazar E ve Ü Çoğınluk uykuda henüz :)))...günaydın...gözel bir gün olsun

nedim üstün 
 28.01.2018 7:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 464
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster