Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
520
 

Geleceğimiz hangi ülkede?

Geleceğimiz hangi ülkede?
 

Geleceğimizi toprağa gömüyoruz. Diri diri üstünü örttüğümüzün, günü gelince dirileceğine inanıyoruz. Şehir, köy fark etmiyor öldürmek için, cehalet denen Azrail en çok genç beyinleri ve onları oynatanların taşlaşmış zihinlerini hedef alıyor.Ve bu ülkenin yetişkinleri gelecekten umutlular hala, bu ‘ülkenin’ geleceği düşünülmeden o geleceğe programlanmış robotlar seri üretimde.

İşte o programlanmış beyinler bir çeşit yapay zekâ. Çünkü kendi zihinlerini kendilerinin biçimlendirmesine izin verilmiyor onların. Bu ülkenin geleceği kambur yetişiyor; adını bile yazamayan çocuk boyundan büyük çantanın altında eziliyor. Bu ülkenin geleceği hep ‘hanım ol’, ‘adam gibi otur’ telkinleriyle susturularak, ‘kuzu gibi maşallah’ övgüleriyle büyütülüyor. Unutulansa kuzuların büyüyünce koyun olduğu, koyun gibi bir toplumun da kuzu gibi çocuklardan yetiştirildiği.

Artık, haber programları izleyen nesil değil, bir soru daha fazla yapmanın derdinde olan bir fosil yığını var. Bir milletin her yapıdan insanının kendine uygun bir şeyler bulabildiği ve bence o ülkenin kültürünü tanıyabilmek için en önemli araç olan televizyon da kültürel yozlaşmadan payını alıyor. Milli eğitim bakanının adını bilmeyenler onun koyduğu kurallara harfiyen uyuyor.

Etinden, sütünden bolca yaralanılabilen, beyni durmadan sömürülen bir gençlik yaratılıyor. Adı bile bilinmeyen milli eğitim bakanı; kitap okuyan, müzik dinleyen, sinemaya giden, güncel olayları, gazeteleri takip eden gençlik yerine 180 soru çözebileni işe yarar kabul edip kalana çürük damgası vurabiliyor. Ezberci eğitim yok diyen adam iki gün sonra; sınavın ikinci bölümünde ezber soruları yer alacak, diye açıklama yapıyor. Kitap okuyun diyenler, zamanında en korktukları şeyleri; kitapları ve aydınları gözlerini kırpmadan yaktılar. Böyle bir çelişkinin ortasında bile bize demokrasiyi, güveni, sarsılmaz devlet otoritesini anlatıyorlar.

Öğrencilerin gelecek kaygısı politikacılara siyaset malzemesi, adeta propaganda aracı oluyor. Katsayı uygulamasını tartışanlar sorun çözülürse zor durumda kalacak öğrencileri değil, bürokrasiye adım atacak din adamlarını dert ediyorlar. Eğitim herkesin hakkı diyebilenler eğitim için can atan 2.000.000 gencin hayatını 3 saatlik bir sınav dâhilinde değiştirebiliyorlar. ‘ Bu ülkede imam hatipli öğrenci sayısı ülkedeki öğrencilerin binde ikisi, dert etmeyin’ diyen adam aynı sınav dâhilinde ancak bin kişiden ikisinin üniversiteye yerleşebildiğini unutuyor.

Bu ülkenin geleceğine programlı bir nesil yetişiyor doğru, ama o neslin yaşayacağı ülkenin geleceğinden emin değilim doğrusu!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tesbitlerinize katılmamak mümkün değil...Yalnız ben müsaadeniz olursa, özel kütüphanemin okurları arasında azımsanmayacak sayıda, ilköğretimden üniversiteye kadar çok sayıda gencin olduğu bilgisini paylaşmak istiyorum.Aynı manzarayı Ankara'da MİLLİ KÜTÜPHANE salonlarında da görmüş ve çok mutlu olmuştum...Bunları yazmam sizi eleştirmek için değil, istisna da olsa bu güzelliklerden sizi haberdar etmek içindi...Emeğinize ,Yüreğinize SAĞLIK....

sezar pan 
 15.11.2008 14:19
Cevap :
Yorumlarınız çin çok teşekkür ederim. Tespitleriniz paylaştığınız için de teşekkür ederim. :)  15.11.2008 19:10
 

Yazdıklarınız son derece doğru.Ama;olaya biraz sert bir üslupla yaklaşmışsınız bence. Oktay Sinanoğlunun bir sözü aklıma geldi sizi okurken: -Türkiyemizin düşmanları Atatürk öldükten sonra bizi siyasetle vurdular.Sağ-sol ayrımı.Baktılar bu gençler araştırıp siyasi yönlerini seçiyorlar,vuruşmayı bıraktılar,bu sefer de bizi beynimizi donduran şeylerle(televizyon,bazı 'özel' gazete ve dergiler,ve de akıllıca kullanılmayan bilgisayar v.b.) vurmaya çalıştılar ve de başarılı oldular.Halen daha bunlardan kurtulamadık;ama;gençlerimizi bilinçleniyor.Okuyan,araştıran,ilgi ve merak duyan gençler yetişiyor.(Ben de 70 yaşındaki amcamlar gibi konuştum:) )

41 quapot 41 milliyet blogun anarşisti! 
 20.08.2007 18:05
Cevap :
yorumun için teşekkur ederim. sağ- sol- alt kimlik- üst kimlik bu tür ayrımlara ben de karsıyım. üslubum serttir doğru.. ancak sen de bütün sene öss ye çalışıp bu aptal sisteme alet olduysan maalesef daha normal bir üslup sergileyemiyorsun. kib.  20.08.2007 20:23
 

Yurdum insanının en büyük sorunu zaten geleceğini bilemediği bir ülkede yaşamak. Üniversite okumak artık sıradan bir hal aldı. Biz öğretmen adayları bile avâre olmuşken...

Uzeyir Kadioglu 
 16.08.2007 16:55
Cevap :
Haklısınız.. böyle bir çarka dahil olduğum için utanıyorum. ben geleceğimin Türkiyede olduğunu düşünmek istiyorum. Odtü yü kazandım. ama Türkiye nin bu halini gördükçe içim sızlamıyor değil.  17.08.2007 0:16
 

Yazını okuyunca çok sevindim.sizin gibi gençlerin oluşu bu ülkede ''umudu kesme yurdundan'' dedirtiyor insana.Evet bu ülkeye asıl soran,sorgulayan,araştıran insanlar gerekiyor.Çünkü ancak araştıran,sorgulayan insanlar sorunları görür ve çözer.

esmermavi 
 21.07.2007 11:09
Cevap :
teşekkür edrim. Gerçi son zamanlarda gündemdeki olaylar benim gelecekle ilgili umutlarımı azalttı. Soran, sorgulayan yerine çalan, soyanların kollandığını görmek benim de içimi acıtıyor. inşallah bu susturma eylemi sona erer ve akılar başa gelir. Eğitim, yönetim her şey sorunlu...  30.07.2007 14:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 18.07.07
 
 

Kişisel, deneme ve öykü türündeki yazılarımı bu sayfada paylaşıyorum. Yorum ve önerileriniz için şim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster