Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
10615
 

Geleceğin aspirini mi?

Geleceğin aspirini mi?
 

" Güzel günler göreceğiz çocuklar

Motorları maviliklere süreceğiz

Çocuklar inanın, inanın çocuklar

Güzel günler göreceğiz, güneşli günler ”

Bugün, insanlık adına mutluluk ve barışa Nazım kadar hasret, onun kadar sevdalıyız. Emperyalist savaş ve yalan, yüreğimizi dağlasa da tepeden tırnağa ümit, tepeden tırnağa insanız.

Damarlarımızı taciz eden kolesterole karşı attığımız adımlar kadar sağlam ve kendimizden emin.

Kanımızdaki yağlara genel olarak lipid adı verilir. Lipid, tek değil birkaç formun karışımından ibarettir. Kolesterol, trigliserid ve fosfolipid bileşimleri gibi. Bunların içinde en önemlileri kolesterol ve trigliseriddir.

Kolesterol ve trigliserid’in kanımızda yüksek oranlarda bulunması ile yaşanan tehlikeler, hepimiz tarafından bilinen gerçeklerdir. Bu tehlikelerin damar sertliği, koroner hastalığı ve inme olduğunu artık çocuklarımız bile ezbere biliyor. Bu nedenle diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı koşullarda kan yağlarını düşürmek için ilaç kullanmak, kabul görür bir seçenek olmuştur.

Statinler

Kan yağlarını düşürmek için birbirinden farklı pek çok ilaç kullanıyorsak da statinler, tercih sıralamamızda birinci sıraya oturmuşlardır. Bir başka deyişle bugün statinler, kolesterol ve trigliserid düzeylerini düşürmek için en çok tercih ettiğimiz ilaç grubudur.

Kolesterol, esas itibarı ile karaciğerimizde sentez edilir. Ancak, karaciğerin bu sentezi yapabilmesi için özel bir enzime gereksinimi vardır. İşte statinler, kolesterol sentezi için gerekli olan bu enzimin oluşumunu durdurur ya da engeller. Bu dolaylı etki ile karaciğerimizde kolesterol imalatını azaltırlar.

Statinler, kan yağları içinde en çok LDL kolesterol ve trigliseridi düşürürler. LDL kolesterolü düşürme oranları %60lara kadar varır. HDL kolesterol düzeyini ise yükseltirler. Bu, bizim son derece önemsediğimiz ve istediğimiz bir etkidir.

CRP, pek çok hastalığın takibinde kıstas olarak kullandığımız önemli bir kan analizidir. CRP pozitifliği ya da yüksek CRP değeri, vücudumuzda aktif iltihabi bir olaya işaret eder. Bu, bir anlamda yangın alarmı demektir. Mevcut ya da büyümekte olan bir tehlikenin habercisidir.

Yüksek tansiyon, kalp-damar ya da beyin-damar hastalığı nedeniyle tedavi edilen kişilerde CRP yüksekliğini özenle izleriz. Başka bir neden yok ise böyle bir yüksekliği, yağla hasara uğramış bir damar iltihabı olarak yorumlarız. Böyle durumlarda verdiğimiz statin, hastaların büyük bir kısmında yüksek CRP düzeyini düşürür. Bu sonuç, olumlu bir sürecin başlangıcı olarak kıymet kazanır.

Halen altı grup statin kullanmaktayız. Her bir grubun etkinliği, genelde kullanılan dozu ile bağlantılıdır. Yüksek dozlarda daha iyi etki sağlanırken yan etki riski de artmaktadır.

Yan etki deyince akla hemen karaciğer gelir. Bu, karaciğere ait olan enzimlerin yükselmesi ile kendini gösterir. Değerler çok yüksek değilse hemen ilacı kesmek gerekmez. Başka bir grup ilaç ile değiştirir ya da ilacın dozunu azaltırız.

Kas erimesi!

Statin kullanımında ortaya çıkan kas erimesi, çok az görülen ancak son derece riski olan bir yan etkidir. Önü alınmaz ya da tedavi edilmez ise hayati tehlike oluşturabilir. En sık bacak kaslarını tutar. Tutulan kaslarda ağrı, şişlik ve hassasiyete neden olur. Genel bir kırıklık, halsizlik ve ateş de görülebilir. İdrar renginin koyulaşması tipik bir bulgudur. Statin kullanırken kas ağrıları ve idrar renginde koyulaşma var ise bu durumu mutlaka doktorunuza bildirin.

Statinlerin kaslarımız üzerindeki yan etkilerine karşı önlem olarak tedavi öncesi CPK ölçümü yaparız. CPK, kasların çalışmasını yansıtan bir enzimdir. Değer, yüksek ise statin kullanmayız. Eğer tedavi sürecinde 10 kat kadar bir yükselme olursa ilacı keseriz. Önemle vurgulamak isterim ki CPK yükselmeden de kas hasarı olabilir. Bu nedenle CPK, kas hasarlarında mutlak bir kıstas olarak değerlendirilmez, kas ağrıları ise ciddiye alınır.

Statinleri güven içinde kullanabilmek için tedavi öncesinde ve sürecinde karaciğer fonksiyon testleri, CRP ve CPK ölçümleri yaparız. Bu ölçümler, muhtemel yan etkilere karşı güvence sağlarlar.

Hamileler ve emzirenler statin kullanamazlar. Bebek üzerinde ciddi yan tesirlere neden olabilir. Ayni gerekçe ile çocuklarda da kullanılmazlar. Yaşlılarda ise statinler özellikle önerilmektedir.

Statin, diyet ve egzersizin yetersiz kaldığı koşullarda doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Sonuç olarak statin, yalnızca kan yağların düşürmek için değil, iltihapları iyileştirmek ve önlemek, MS hastalığını geriletmek amacıyla da kullanılmaktadır. Bu tercihler ile bugün için aspirine rakip değildir ancak onun kadar kıymete binmiştir ve geleceği parlak görünmektedir.

Yan etkiler

*Karın ağrısı *Hazımsızlık *Kas ağrıları

*Kabızlık *Alerji *İshal

*Uykusuzluk *Cinsel isteksizlik

*Baş ağrısı *Kas erimesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mrb. 4 yaşında kızım var ve kreşe gidiyor. 25 kasımda burun akıntısı, iştahsızlık, kusma vb. şikayetlerle dr gittik. ve yapılan muayenede geniz akıntısının yolaçtığı olumsuzluk denildi ve antibiyotik verilerek tedavi başlatıldı 10 günlük süreçten sonra tekrar aynı şikayetlerle aynı dr gidildi ve geçici olduğu söylenerek peditus tarzı ilaçlar önerilerek yollandık aradan bir hafta geçti tekrar dr gitik ve sinüzit denilerek croxilex200 verilerek tedaviye başlandı ve 5 gün yüksek ateşle dr ye gitik ve kan idrar tahlili yapıldı ve idra tahlili normal kan değerlerinde lökosit 1900,crp++,ve yüz filimi çekildi burun çeresindeki sinüslerin tıkalı olduğu söylendi. ve yapılan muayenede kulaklarda iltahab olduğu söylendi ve ateş halen devam etmekte ve tedavi sinüs açıcı olarak verilen ilaçlar başlandı ve eğer ateş olursa aynı antibiyotiğe devam edilmesi önerildi. durumun bu kadar uzaması normalmi ve crp++ olması risklimi ve tedavi doğrumu saygılar.

ali haydar akgün 
 18.12.2006 21:19
Cevap :
Sayın Akgün CRP ++ liği aktif iltihaplanmaya işaret ediyor. Ancak Lökosit kaç? 1900 ya da 19.000 olması önemlidir. Her iki durumda tedavi adına seçilecek ilaç ve antibiyotik değişir. Neticede Sinüzit, uzun süreli bir teadaviyi gerektirir. Saygılarımla Dr.Tuncay Filiz  19.12.2006 0:08
 

merhaba sevgili hocam. yazılarınızdan yaptgım gozlem sonucu varmıs oldugum kanaat gercekten yardımsever bir kisiliksiniz. hele birde bu meslekte dahada bir baska kimlik katıyor.bu yüzden fazla bilgi edinemedigim gecirmis oldugum operasyonla ilgili sorum olucak. ocak 2006 da kosuyolunda prof.dr. cevat yakut tarafından subaortik diskret membran tanısı ile bir operasyon gecirdim. aort dan öyle diyim. sukurler olsun iyiyim, kontrollerde iyi çıktı. yaşım 23.(e) fakat merak ettigim tekrarlama riski varmı. ve bundan sonraki hayatımda nelere dikkat etmem gerekli. sanırım kalp damar cerrahisi ile ilgili ama sizlerin bir bilgisi varmı veya en azından bana bu konuda cevrenizdeki uzman dr. arkadaşlarınızdan bilgiler verebilirmisiniz. inanın bu bilgileri gorevli doktorlarımızdan yasamıs oldukları yogunluk ve stress ten dolayı almak zor oluyor.yardımcı olursanız sevinirim. iyi gunler. ferit gül

Tarık Azra 
 04.12.2006 9:05
Cevap :
Sayın Gül Geçmiş olsun. Doğuştan bir çeşit darlık olan bu sorun, ameliyatınız ile başarılı bir şekilde sonlandırılmış. Bundan böyle yeme-içme, günlük aktivite konusunda her çağdaş insan gibi ölçülü olmanız yeterli. Sigara ve alkol kullanmamak, uyku ve çalışma saatlerine dikkat etmek, doktorunuza danışmadan grip ve benzeri hastalıklar için ilaç kullanmamak, bol sebze ve meyve tüketmek gibi. Diskret Subaortik Darlık, doğuştan bir zar sıkıştırması olduğu ve bu zar, operasyonla alındığı için tekrar etme olasılığı yoktur. Bu konuda endişe etmeyiniz. Saygılarımla Dr.Tuncay Filiz  05.12.2006 9:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 18436
Kayıt tarihi
: 12.11.06
 
 

18.12.1954 yılında Tunceli Nazimiye ilçesinde dünyaya geldim. İlk orta ve lise tahsilini Bergama'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster