Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
378
 

Gelecek daha iyi olacak mı?

Gelecek daha iyi olacak mı?

Her yerde her platformda konuşulan konulardan biri, gelecek nasıl olacak, gelecek daha iyi olur mu acaba, tüm dünyada sert ve ölümcül geçen kış yeni buzul çağının başlayacağının sinyalimi, krizlerin derinleşmesi kapitalizmin sonunun geldiğinin bir işareti mi, dünyada yoksul ve yoksun insanların sayısı gittikçe artarken daha da zenginleşen milyarderlerin servetleri katlanıyor; bu durum dünyanın yaşanmaz hale geldiğinin sonucumu, küresel suç örgütleri artıyor bu örgütlerin finansörlerinin, destekçi ve tetikçilerinin kimler olduğunun belirginleşmesiyle dünyanın sonunun geldiğini düşünmek olası bir durum mu? Ardı arakası kesilmeyen gelecek senaryoları… Bu yeni başlamış bir olay değil, yerküre yaşam alanı olduğu günden beri bu senaryolar hep var olmuştur… İnsanoğlunun evreni anlamaya çalışma, ayakta kalma, daha güçlü olma ve diğerlerini kendisine düşmen görmeye başlamasıyla devam eden bir süreçtir…

Gelecek nasıl olacak sorusu daha çok nasıl bir geleceğin istendiğine bağlı bir durumdur... Zaten teknolojik gelişme de ona göre şekil almıyor mu…Yeni teknolojik gelişme bir önceki gelinen seviyenin üzerine konulan bir başarı ve gelecekte daha müreffeh bir yaşam tarzına sahip olma  düşüncesinin tezahürü değil mi?

Aşağıda özetlemeye çalıştığım olumsuz dışsallıklar olduğu sürece geleceğin güvenli olacağını söylemek çok ama çok imkânsız görülmektedir.

1. Eğer gelecekte küresel ısınmanın doğuracağı doğal felaketleri aldırmadan, kirli sanayi üretimlerine devam edilirse geleceğin felaket olacağını söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

2. Yarıdan fazlasının yoksul ve yoksun olduğu bir dünya da, özellikle gıda yoksulluğuna aldırmadan dünya gıda üretim ve dağıtımını tekelleştirip, Çokuluslu Şirketlerin (ÇUŞ) kontrolüne bırakılması, buna göz yumulması ve küresel iktisadi kuruluşlarından dünya ticaret örgütü (DTÖ), dünya bankası (DB), uluslararası para fonu (İMF) gibi büyük! kuruluşların bu duruma kayıtsız kalması sonucu, yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin daha da artmasıyla, açlık ve sosyal dalgalanmaların artacağını söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

3. En son dünya milyarderleri verilerine göre, 1210 milyarderin dünya pastasından aldıkları pay, 4,5 trilyon dolar, dünya gayri safi hasılasının onda birinden biraz az, Davos Forumu’nda artık milyarderlerin bu gelir eşitsizliğine yeter demesi komik değil mi, gelecekte gelir eşitsizliğinin daha da yıkıcı sosyal patlamaları tetikleyeceğini söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

4. Euro bölgesinin aşırı borçlanma ve kontrolsüz harcama çılgınlığının birliği tehlikeye soktuğunu göre göre, bu tehlikenin diğer tüm bölgeler için de aynı tehlike formatında olduğunu söylemek için ve bu tehlike sinyallerinin Japonya’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Uzak Doğu’ya kadar tüm dünya ülke ve bölgelerini tehdit ettiğini söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

5. 2008 yılında Amerika’da finans sektöründe başlayıp tüm dünyaya derece derece yayılan kriz, parasal sermaye sahipleri lehine derinleşen konut kredisi bollaşması sonucu çıkarılan türev piyasa enstrümanları, bunların tüm dünya piyasalarında satışının gerçekleşmesi ve bunların geriye döneme sürecinin başlamasıyla şişen finansal balonun patlaması ve gelişmekte olan ülkelerde benzer şekilde tüketici kredileri genişlemesinin toplumun tüm kesimler tarafından kullanılıp geleceğin kredi anapara ve borç ödemesi uğruna daha çok çalışma ve geleceğin finansal sermaye sahipleri adına ipotek altına alınması ve doğuracağı durumun tehlikeli olduğunu söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

6. Toplumların bu tehlikeler karşısında bilinçlendirilmesi başlarına felaket gelmeden ve yaşananların tehlikeli olduğunun yıkıcı felaketlerle anlaşılmasına zemin hazırlamadan bilinçli bireyler ve tüketiciler yetiştirilmesi  önem arz etmektedir, bunu söylemek için fütürist olmaya gerek var mı?

Soğuk ve ruhsuz iktisat teorilerinden çok daha önceleri toplumsal akıl ve bilinç süzgecinden geçirilerek oluşan doğal toplumsal iktisat teorilerinin daha sıcak ve canlı olduğunu düşündüğüm için birkaçını anımsatmadan geçemeyeceğim;

 “Ayağını yorganına göre uzat”, “Hazıra dağ dayanmaz”, “Ev alma komşu al”, “İşten artmaz, dişten artar.”, “Güvenme varlığa, düşersin darlığa.”, “Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye aşı.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 545
Kayıt tarihi
: 29.12.11
 
 

Kalkınma iktisadı, doğal kaynaklar ve çevre ekonomisi alanında çalışan ve bu alanlarla ilgili far..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster