Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
528
 

Gelecek pisliğin içinde yatıyor!

Gelecek pisliğin içinde yatıyor!
 

Konuya bir hikâye ile başlamak istiyorum malum belki de birçoğunuz hikâyeyi biliyorsunuzdur. Zengin bir ailenin çocuğu babasına sorar. Bababa; Politika gerçekte nedir? Baba şöyle der; “Bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim. Annen parayı yönetir öyleyse o da Hükümettir. Deden, paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder öyleyse o da Sendikadır. Hizmetçi kız ise işçi sınıfıdır. Bizlerin ise tek hedefi vardır senin rahatlığın. Dolaysıyla sende Halksın, daha yeni doğan kardeşin ise gelecektir der” ve oğluna sorar, oğlum anlayabildin mi? Çocuk düşünür ve babasına bu gece anlattıklarının üzerinde düşüneceğini söyler. Gece yarısı çocuk uyanır çünkü kardeşi altını pisletmiştir ve avazı çıktığı kadar bağırmaktadır. Ne yapacağını bilemeyen çocuk, anne ve babasınının yatak odasına gider. Annesi yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz. Böylece hizmetçi kızın odasına gider. Bakar ki babası hizmetçi kızla yatmaktadır, Dedesi de aralık kalmış kapıdan gizlice onları seyretmektedir! Hepsi öyle meşgullerdir ki, çocuğun orda olduğunun farkına bile varamazlar. Çocuk hiç bir şey yapmadan yatağına geri döner. Ertesi sabah, baba çocuğuna kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister. Evet diye cevaplar çocuk; Kapitalizm işçi sınıfını kötü kullanıyor. Sendika bunu sadece seyrediyor. Bu arada hükümet uyuyor, Halk ise dikkate bile alınmıyor. Ve gelecek de b...n içinde yatıyor politika budur babacığım der. Bence günümüz Türkiye sini bu kadar güzel anlatan daha güzel bir hikaye olabilir mi ? Gelecek beş bin dolar borçlu doğuyor, Ülkenin bütün stratejik kurumları yabancı sermayeye satıldı. Cari açık 30-40 misli büyüyor kimsenin umuru değil. Siyaset Amerika ve AB ekseninde yapılıyor, ekonomi hak getire İMF direktifleri ile yönetiliyor, Hükümet uyuyor. Halk düşmüş geçim derdine kardeş kardeşle kavga ediyor, sen kürtsün , sen ermenisin , sen lazssın , sen gürcüsün deniyor, ülkemin insanları kategorize ediliyor kimse durumun farkında değil. Korkarım ki sonumuz Osmanlı imparatorluğun sonu gibi gözüküyor Osmanlı Kırım savaşına girmek için İngiltere den almış olduğu 3 milyon paund borç ve faiz sarmalıyla sonunu hazırlamış tarih sahnesinden silinip gitmiş. Allah’tan Mustafa Kemal çıkmış Osmanlının küllerinden Modern çağdaş laik Türkiye cumhuriyetini kurmuş. Görünen o ki laik çağdaş Türkiye de bu borç ve faiz sarmalıyla Osmanlının sonuna doğru sürükleniyor, yeni Mustafa Kemal lermi bekliyecez yoksa halk olarak uyanıp yolsuzluklara, haksızlıklara ve hırsızlıklara dur diyecek ülkemize sahip çıkabilecek miyiz işte bunu zaman gösterecek...

http://www.itpttv.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok yerinde, biraz dinlemeli biraz anlam çıkarmalı. Bugünkü ekonomi sınavımızdan bir soru; Türkiye'nin 2002'deki net borçlanma stoku 217 milyar dolar, 2007'de 250 milyar dolar. Soruda diyor ki bunu yorumla. Nasıl yorumlayacağız bunu? Aynen şöyle yazdım; ''Büyüyoruz demek doğru değil. Büyüyoruz ama kendi kendimize, hayali bir şekilde büyüyoruz. Borçlanmayla büyüme olmaz.''

Arif Şahin 
 31.03.2008 21:14
 

Defalarca da okunmalı. Hatta çoğaltılıp, çerçeveletilip, reklam panolarına asılmalı. Gerçekten içinde bulunduğumuz durum bundan daha güzel adlandırılamaz. Kurtuluş tabii ki halkta. Ne zaman halk olmanın görevini yapacak, sorumluluğunu yerine getirecek bilmiyorum. Sanırım battıktan sonra gemi. Elinize sağlık. Teşekkürler paylaşımınız için. Sevgilerimle

Ayrıntıda gezinmek 
 27.03.2008 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1484
Kayıt tarihi
: 08.02.08
 
 

Ben Ankara'nın Polatlı ilçesinde 1962 yılında doğdum. Tahsil hayatımı Ankara'da tamamladıktan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster