Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
370
 

Gelecekte başımıza gelebilir...

Gelecekte başımıza gelebilir...
 

Jack yavaşlamadan önce Takometreye baktı: Hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu.
Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi?
Jack arabasını sağa çekti. "İnşallah su anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer" diye düşünüyordu.
Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi. Bob?
Bu Polis Kiliseden Bob değil mi?
Jack iyice arabasının koltuğuna sindi.
Bu durum bir cezadan daha kotuydu.
Kiliseden tanıdığı bir Polis, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu.
Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için. "Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç" "Merhaba Jack" Bob gülümsemiyordu.
"Beni, karimi ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın" ''Evet oyle" Bob umursamaz görünüyordu. ! ;"Son günler eve hep çok geç geldim.
Çocuklarım beni uzun suredir hiç görmedi.
Ayrıca Diana bana bu aksam Patates ve biftek yiyeceğimizi söyledi.
Ne demek istediğimi anlıyor musun?" "Evet ne demek istediğini anlıyorum.
Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum." diye cevapladı Bob.
"Eyvah! Bu taktik fazla ise yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli" diye düşündü Jack "Beni kac ile giderken yakaladın?" "Yetmiş. Lütfen arabana girer misin?" dedi Bob "Ah Bob, bekle bir dakika lütfen.
Seni gördüğüm anda Takometreye baktım.
Sadece 65 ile gidiyordum." "Lütfen Jack, arabana gir" diye üsteledi Bob.
Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı.
Bob not defterine bir şeyler yazıyordu.
"Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatını istemiyor ki" diye düşündü Jack.
Ne olursa olsun, bundan sonra kilisede bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç Pazar Jack kiliseye gitmeyecekti.

Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Bob Jack'a bir kağıt verdi ve gitti. "Ceza değil bu" diye kendi kendine söylendi Jack.
Bir anda sevinmişti.
Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu: "Sevgili Jack, benim bir kızım vardı. Altı yasındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı.
3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor.
Bin defa adamı affetmeye çalıştım.
Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama hala kızımı düşünüyorum.
Lütfen benim için dua et ve dikkat et Jack, tek bir oğlum kaldı.“

Jack 15 dakika kadar bir sure yerinden kıpırdayamadı.
Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti.
Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı.

Hayat çok değerli, sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster.
Hiçbir zaman unutma, istediğin kadar araba satın alabilirsin, ama insan hayatını...

Kendimiz düşündüğümüz kadar başkalarını da düşünürsek, daha yaşanılır bir dünya yaratabiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayat bazı şeyleri öğretirken nasıl da acımasız oluyor değilmi?Kendimize istemediğimiz şeyleri de başkalarına yapmamak lazım.. ders alınması gereken bir yazı..ellerinize sağlık

 
 16.07.2007 21:53
Cevap :
Evet acımasız bir hayat var... Bizler çoğu zaman hep kendimizi düşünüyoruz... Birgün o duruma düşebileceğimizi unutmamalıyız bence. Yazımı beğendiğinize sevindim. Tşkler yorumunuz için.  16.07.2007 22:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 449
Kayıt tarihi
: 01.07.07
 
 

Hep birşeyleri merak etmişimdir. Bu merak beni her defasında bir sonuca götürdü. Şu an özel bir bili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster