Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '12

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
1163
 

Gelecekte geçmişi yazmak - New büyük mega Osmanlı devleti

Gelecekte geçmişi yazmak - New büyük mega Osmanlı devleti
 

new büyük mega osmanlı devleti


2024 yılında yazılacak bir makale örneğidir.

SELÇUKLU-OSMANLI-TÜRKİYE CUMHURİYETİ NASIL YOK OLDULAR

Herkesin bildiği gibi Hıristiyan aleminde yakın zamana kadar bilim eğitimi kilisenin denetimindeydi. Bu nedenle Avrupa çok uzun bir süre karanlık bir çağda yaşamıştır. Ne zaman ki bilim eğitimi kilisenin kontrolünden çıkıp evrenselleştiyse batı dünyasının ilerlemesi başladı ve günümüzde daha da artan bir hızla ilerlemeye devam etmektedir.

Türk-İslam aleminde ise olaylar tam tersine işlemiştir.

İlk olarak Büyük Selçuklu Devleti’nde medreselerde fen-sosyal ve din bilimleri dersleri bir birinden bağımsız okutulurdu. Zamanla medreselerde fen-sosyal bilimler eğitimi bırakılıp sadece din bilimleri okutulmaya başlayınca Büyük Selçuklu Devleti tarihin tozlu sayfalarına karıştı gitti.

İkinci olarak Büyük Selçuklu Devleti’nin devamı olan Osmanlı İmparatorluğu’nda medreselerde fen-sosyal ve din bilimleri dersleri bir birinden bağımsız okutulurdu. Zamanla medreselerde fen-sosyal bilimleri eğitimi bırakılıp sadece din bilimleri okutulmaya başlayınca Osmanlı İmparatorluğu da tarihin tozlu sayfalarına karıştı gitti.

Üçüncü olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti’nde üniversitelerde fen-sosyal ve din bilimleri dersleri bir birinden bağımsız okutulurdu. Zamanla medreselerde fen-sosyal bilimleri eğitimi bırakılıp sadece din bilimleri okutulmaya başlayınca Türkiye Cumhuriyeti de tarihin tozlu sayfalarına karıştı gitti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok haklısınız, diğer yazılarınız da güzel. Selamlar.

S Zobu 
 21.02.2013 14:06
Cevap :
ilginize teşekkürler.  21.02.2013 23:04
 

Hedef 2023 diyenlerin hedefleri bir yana zamanlama hatası var derken, yıkılış tarihi olarak belirttiğiniz yılları kastettim. Hedef 2023 diyenlerin bir süre sonra nasıl tepetakla gittiklerine şahit olacağımız gibi, yerine gelenlerin de 2013-2014’de yıkılacak bir şey koymayacaklarını söylemek isterim. Son yazdığım üç yazıya şöyle bir göz atarsanız yaşamakta olduğumuz sürecin vahametini anlarsınız… Söz konusu yazılarım, “‘Kürtler’ kaybederse ‘Türkler’ de kaybeder, ama…”, “İslam karşıtlığı nereye, yoksa bir süre sonra ‘nefret sevgiye mi’ dönüşecek?” ve “‘Bizim Suriye’de işimiz ne?’, sizce anlamlı bir soru mu?” Okursanız sevinirim, görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 24.09.2012 17:58
 

Son yıllarda Ortadoğu’da yaşanan ve bir süre sonra da küresel bir çatışmaya dönüşeceği belli olan gelişmeleri iyi takip edelim, bakalım bu çatışmaya, din mi, bilim mi, yoksa din ve bilimi çatışıyor olmaktan çıkaracak yeni bir bakış açısı mı son verecek? İçinden geçmekte olduğumuz süreç, bu sorunun cevabını vereceği gibi, belirttiğiniz 2024 yılına varmadan da yeni bir dünyanın kuruluşuna şahit olacağız! Çünkü geçmiş geleceği inşa ettiği gibi, gelecek de geçmişin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Bugün geçmişi anlama sorunumuz olduğu gibi, aynı zamanda geleceği öngörme konusunda da sorunlarımız vardır. Geçmişte bugünü yaşamamız mümkün değildir, ama bugün ve de yarınlarda geçmiş her daim bizi yönlendirecektir. Ancak geçmişin bizi yönlendirmesi, bugünde ve de yarınlarda geçmişi yaşamak anlamına gelmez! Çünkü akan suda iki kez yıkanamazsın demiş Herakleitos, bu yüzden Osmanlı’ya öykünmek bir metafordur, bir türlü vazgeçemediğimiz 1930’lara öykünmek gibi… Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 23.09.2012 15:05
 

Yazı başlığınızda bir zamanlama hatası görüyorum, gerçekte zamana 2024 değil 2013, ya da 2014 desek daha doğru olacaktır. İçeriğine gelince, o da bir ‘Metcezir’ hikâyesidir. Doğrudur Batı’da eğitim ve bilim kilisenin elinden alınınca, bilim hızla ilerlemiştir; ne var ki Aydınlanma Felsefesi’nin ürettiği bilim insanları da, insanlığın bugünkü kıyametini üretmiştir. Diğer bir ifadeyle ister ‘din adamı zümresi’ üretsin bilgiyi, isterse de ‘din adamı niteliğine haiz olmayan bilim insanları’; mesele zümre çıkarı olunca hakikat giderek kaybolur. ‘Laik’ sözcüğünün anlamı da ‘din adamı niteliğine haiz olmayan’ demektir. Geçmişte egemen sınıf dini terminoloji ile savunmuştur iktidarını, Yakınçağ’ın iktidarları da bu yolda bilimi kullanmışlardır. Bugün insanlığın en büyük problemi, din ve bilimin çatıştırılmasıdır, ne var ki bu çatışmada ne dinin ne de bilimin suçu vardır. Onları çatıştıran din adamları ile topluma din dışı algılarla egemen olmak isteyen zümrelerdir.

Rıza Üsküdar 
 23.09.2012 15:03
Cevap :
zamanlama hatası yok. yazı 2024 de yazılacak ve 2023 de yıkılan Türkiye Cumhuriyetinin niye yıkıldığını anlatacaktır. hedef 2023 diye boşuna demiyorlar.  24.09.2012 8:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 624
Kayıt tarihi
: 30.12.11
 
 

PhD (Nükleer). Başka söze gerek yok bence... İçel'de yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster