Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Fütürist Ufuk Tarhan M-GEN.biz

http://blog.milliyet.com.tr/futurist

23 Şubat '10

 
Kategori
Futurizm
Okunma Sayısı
1570
 

Gelecekte robotlarla aşk yaşayacağız!

Gelecekte robotlarla aşk yaşayacağız!
 

Gelecek ve Robotlarla Aşk!...


Posta gazetesinde yayınlanan, Merve Özaytekin'le yaptığımız keyifli röpörtajı paylaşıyorum;

Jetgiller adlı çizgi filmi hatırlarsınız. Yıllarca hayretle seyrettiğimiz uçan arabaların, robotların, uzay çağı kıyafetlerinin bir gün mümkün olacağı aklınıza gelir miydi?Ama sıkı durun, çok yakın bir tarihte vücudumuza taktığımız çiplerle hayatımızı kayıt edecek, sağlık kontorllerimizi takip altına alacak, bacağımıza sürdüğümüz bir krem sayesinde hem ısınacak hem de bacaklarımızı nemlendireceğiz. Hatta nüfusun bir parçası olacak robotlarla aşk bile yaşayacağız!

Bunları Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan söylüyor. O aynı zamanda kurduğu M-Gen Gelecek Planlama Merkezi'nde birçok kişiyi, karşı karşıya kaldıkları gelecek kaygısından kurtarıyor. Uzun yıllar bilişim sektöründe çalışan Ufuk Tarhan teknolojinin en yakın takipçisi. Böylece bizi bekleyen yeni hayat koşullarını bugünden tahmin ediyor; kişileri ve kurumları verdiği danışmanlık hizmetiyle daha iyi bir geleceğe hazırlıyor. Onunla M-Gen'in çalışmalarını ve gelecek senaryolarını konuştuk. Okuyun geleceği bugünden görün, siz de geleceğinizi ona göre planlayın! - Hikayeniz nasıl ve nerede başlıyor? ODTÜ ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra tesadüfen EPSON yazıcılarının temsilciliğinde çalışmaya başladım. 19 sene bilişim sektöründe çalışmanın ardından sektörün en iyi çalışanı ödülünü aldım. Bu ödül sanki sektörden mezun olduğum hissini verdi bana. Ve sonrasında tarım-hayvancılık, telekomünikasyon, ilaç dağıtım gibi yeni projelerde çalışmaya başladım.

- Bu kadar yoğun bir iş temposunda yolunuz fütürizmle nasıl kesişti? 15 yıl önce... O zamanlar internet falan yok tabii. Dünya Fütüristler Derneği'nin yayınlarını fark ettim ve iş yaşamım hızla ilerlerken Amerika merkezli Fütüristler Derneği'ne üye oldum. Böylece iş hayatında teknoloji sektöründe ilerlerken fütürist yanım da gelişti. İş hayatımın son yıllarında da her profesyonelin gönlünde yatan danışmanlık benim de hayallerim arasına girdi. Bu konuda ne yapabilirim diye düşünürken kendi hayatımı ne kadar tesadüflerle yaşadığımı gördüm.

- Neden tesadüf? Şöyle açıklayayım. Teknolojiyle ilgili hep üst düzey işlerde çalışınca gençlerin çok yetenekli, donanımlı, iyi okullardan mezun olmalarına rağmen, hayat başarısını kotaramadıklarını ve ziyan olup gittiklerini fark ettim. Hayatları hakkındaki ortak sorun: 'Ben buraya ait değilim, burası bana az' gibi noktalardı. Tüm bunların kökünde aslında insanların hayatları hakkında önemli kararlar alırken hiç bilinçli olmadıklarını ve hedefli değil de şans eseri ilerlediklerini gözlemledim. Yani ben de hayatımı tesadüflerle yaşamıştım ve hayatın gidişatına ben de onlar gibi katlandım.

- Sisteme uymak dışındaki yol ne? İş hayatında projeler kurgulandığında, disiplinli şekilde ekiplerle, kaynaklarla ilerlendiğinde her şey yolunda gidiyor. Aslında hayat da bir proje ve belki de en önemli projemiz. Fakat ne kendimizi ne de kaynaklarımızı belli bir amaca yönelik kullanıyoruz bu nedenle de rastgele yaşıyoruz. Hep teknoloji sektöründe çalıştığım için bu mukayeseyi yapabildim ve gelecek nesilin bu hataya düşmemesi için 2003'ten itibaren araştırmalar yapmaya başladım. İnsanlar hayatlarını nasıl daha etkin yaşar, araştırdım. Sonunda 2006 yılında M-Gen'i kurdum. Geçtiğimiz şubat ayında da Türkiye Fütüristler Derneği Başkanı oldum. - M-Gen ne anlama geliyor? M-Gen, 'Millenium Generation' yani milenyum çağı/nesli ifadesinden türetilmiş bir kısaltma. Burada bireylere ve kurumlara geleceklerini nasıl planlamaları gerektiği hakkında danışmanlık veriyoruz. Yani kişilere ve kurumlara stratejik, fütürist, yaratıcı bir yaklaşımla geleceğin tasarlanabilir, planlanabilir olduğunu gösteriyoruz. Bunu da çok planlı bir şekilde yapıyoruz.

- Size nasıl güveneceğiz? Fütüristler falcı gibi kehanetler anlatmıyor. Gelecekte olabilecekleri aklımız ve teknolojinin ilerleyişiyle tahmin ediyoruz. Böylece kişilerin gelecekle, kendileriyle ilgili daha net saptamalar yapmalarını sağlıyoruz. Bunu da adım adım planlamalarını yaparak ipucu ve yöntemlerle gösteriyoruz. Hakikaten bunun olabileceğine dair eğitimler, seminerler ve birebir çalışmalar, testler yapıyoruz. Nasıl alışverişe gittiğimizde alacaklarımızı listeliyoruz, almayacaklarımızı listeye koymuyoruz, hayatta da böyle olmalıyız. Bizimle çalışanların hepsi bugün istediklerine ulaştı.

- Diyelim ben size geldim ve "Şimdi gazetede çalışıyorum, ileride televizyon programcısı olmak istiyorum" dedim, ne yaparsınız? Öncelikle size hayalinizi özelleştirmenizi ve ne üzerine bir televizyon programı yapmak istediğinizi sorarım. "Medya ve dünyanın gelişimiyle ilgili çalışmalar nereye gidecek" ona bakalım derim. Çünkü sizin bugün televizyon dediğiniz aslında ileride bugünkü gibi olmayacak. Bu işler daha farklı bir sistemde internetten ilerleyecek.

- Yani geleceğin nabzını sizin kadar iyi tutamadığımız için hayallerimizi hayata geçirdiğimizi zannederek hataya düşüyoruz. Peki ya geleceğimizi ailemizle planlarken ne gibi yanlışlar yapıyoruz? Çocukları geleceğe, eğitime hazırlama şablonlarımız var; bundan kurtulmalıyız. Örneğin çocuğunuz çok iyi çizim yapıyor. Siz de "Çocuğum çok iyi çizim yapıyorsun sen mimar ol" diyorsunuz. Bu yanlış. Halbuki 5-10 sene sonra mimarlıkta ya da mühendislikte çizim yapılmasına gerek kalmayacak. Zaten bugün bile ölçü almak diye bir şey kalmadı. Sadece bir aletle yerin koordinatları belirleniyor ve bilgisayara yükleniyor. İleride çocuğun işine yarayacak olan şey işlek zeka, yaratıcı bir bakış açısı olacak. Bu nedenle çocuklara bunu yapmamak gerek. Bugün zorladığımız konuların yarın hiçbir anlamı kalmayacak. M-Gen'de yaptığımız da insanı önce analiz edip bakış açısını, vizyonunu değiştirmek, daha bilinçli bir geleceğe doğru yola çıkarmak.

- Size hep gençler mi danışıyor? Hayır. M-Gen'den danışmanlık almak için lise öğrencisi ya da üniversite öğrencisi olmak gerekmiyor. 50 yaşın üstünde de bize çok gelen var. Çünkü hayat gittikçe uzuyor ve gereklilikler artıyor. Emeklilik diye bir şey neredeyse kalmadı. Eve giderim işi unuturum da yok artık. Herkes geleceğe bir şekilde ayak uydurmak, doğru yaşamak istiyor. Ve tabii şu an bir iş yerinde çalışsa bile yolunu nasıl çizeceğini bilemeyen genç profesyoneller de M-Gen'den danışmanlık alıyor.

- Sizden olumlu gelecek planlaması danışmanlığı almanın ücreti ne? Herkesin erişebileceği bir şey mi bu? Evet. Özellikle seminerleri herkes gelebilsin diye çok düşük fiyatta tuttuk. M-Gen olarak her ay birkaç kez açık eğitim veriyoruz ve bunun fiyatı 50 TL. Eğer İstanbul dışında bu eğitimleri vermememiz istenirse 20 kişilik gruplara verebiliyoruz. Bireysel danışmanlık almak isteyenler de seansına bir doktor muayenesinden daha fazla para ödemiyorlar. Ayrıca bize www.m-gen.biz adresinden de ulaşabiliyorlar. Eğer Fütüristler Derneği'ne üye olmak istiyorsanız, onun da 100 TL gibi yıllık bir ücreti var o kadar.

- Size bu işlerle uğraştığınız için çılgın gözüyle bakanlar ya da "Gereksiz enerji harcıyorsun" diyenler olmadı mı? Demezler mi? Başlarda sadece o da değil, "Deli misin sen?" bile dediler. Ama benim hep yenilikleri hisseden, başlatıcı, onların iyi ya da kötü neye sebebiyet vereceğini kurgulayabilen bir yapım olduğunu biliyordum. M-Gen'i kurarken insanların daha olumlu bir gelecek kurmasına yardımcı olabileceğimi, yeni bir dönem açtığına inandığım bu kriz dönemini daha rahat atlatabileceğimizi düşündüm.

- Siz hep gelecekte yaşıyorsunuz bu rahatsız edici değil mi? Hayır, bu bana inanılmaz keyif veriyor. Hatta bana 'Kadınlar estetik operasyon yaptırır, siz de teknolojik botoks yapıyorsunuz' diyorlar, bu da beni heyecanlandırıyor.

- Fütüristler için bundan sonraki kademe ne? Umarım bir gün her şirkette fütürist adı altında birileri çalışacak. Bunun için çalışmalar yapıyoruz. Bir dönem AR-GE (Araştırma geliştirme bölümleri) hedefleniyordu, olmaz dendi, ama şimdi her şirketin bir AR-GE'si var, bu neden olmasın!

- 2010 yılında öne çıkacak en önemli teknolojik trendler ne? Bu sene bizi gelecekte derinden etkileyecek ne gibi yenilikler olacak? Her iş internete iyice taşınacak. Bir dönem facebook, twitter gibi sosyal paylaşım siteleri sadece arkadaşlık ve geyik işler için kullanılıyordu. Sosyal paylaşım sitelerinin Obama'nın başkan seçimindeki etkisi görülünce iş hayatında da ne kadar etkin olduğu fark edildi. Artık bu yıl sosyal medya insanların kişisel markalaşmasında öne çıkacak. Ve kurumlarda sosyal medyayı geliştiren sorumlu bölümler oluşacak. Örneğin P&G bu sene Silikon Vadisi'nde bir sosyal medya geliştirme merkezi açtı. Böylece teknolojiden anlayan üniversite gençlerine yeni iş olanakları açılacak.

- Başka? e-ticaretin yanı sıra tüccarların internet versiyonu olan 'ticanet' (ticaretle internetin birleşiminden doğan bir kelime) ortaya çıkacak. Böylece insanlar kendi yeteneklerini satacaklar. Şu an internet hayatında çok az gördüğümüz kadınların sayısı bu yıl artacak. Örneğin bir kadın üç çocuk büyütmüş. Başka da iş yapmamış. Telefonla kendisini ve yeteneklerini tanıtan kısa bir film çekip kendi sitesine koyacak. Basit bir işlemle vergi numarası alacak. Bir haritalama şirketini arayıp çevresindekilere sms ya da e-mail yöntemiyle bunu duyuracak. Ya da evden çalışabilen tekno kadınlar internet üzerinde editasyon, fotoğraf girimi gibi el yoran birçok işte rahatlıkla çalışabilecek.

- Teknolojiyi kullanamayanlar iş bulamayacak mı? Eskiden hiçbirimiz çok iyi cep telefonu kullanamıyorduk. Şimdi herkes kullanıyor. Türk insanı geliştirme konusunda iyi olmasa da pratik zekasıyla yenilikleri kısa sürede kavrıyor. Bu nedenle toplumsal olarak birbirimizden hep bir şeyler öğreneceğiz. Öğrenme isteği olan hiç kimse de geride kalmayacak. Zaten eğitim de bir sınıfta değil kendi başımıza yapabileceğimiz bir şey olacak. İş bulmak değil kendi işini yaratabilmek önemsenecek. Bu nedenle hangi işi yapıyorsak becerikli olmamız, beceri geliştirmemiz gerek. Ama işsizliği de bir durum olarak ayıplamayacağız. Rekabet, hırs duygumuz örselenecek.

- Sağlık alanında ne gibi gelişmeler olacak? Bundan sonra üreteceğimiz her şey takılabilir, sürülebilir, gömülebilir olacak. Şu anda bunu konuştuğumuzda irkiliyoruz. Ama aslında ameliyat sırasında vücudumuza çivi, kalbimize pil takılıyor. Bunların daha akıllıları ve zararsızları kullanılacak. 'FitBit' adı verilen küçük bir aygıtı vücudumuza takabileceğiz. O da sağlığımızı izleyecek ve doktorumuzun sürekli takip edebileceği bir veri tabanına aktarılacak. Diyelim bir organımız hastalandı, nanoteknolojik nesneler hasta hücrelerini onaracak.

- Peki ya doktorlar ne iş yapacak? Doktorlar da böylece hastaları gün boyu evinden takip edebilecek. İnsanlar erişmesi çok zor tıp uzmanlarına ulaşabilecek. Günümüzde bunun örneğini Hawaii'li kalp doktorunun Guam'daki bir kişinin kalp ameliyatını gerçekleştirmesiyle gördük. İleride bu tür operasyonlar sıradanlaşacak. Doktorlar için daha çok uzmanlık alanları gelişecek. Örneğin sadece 'futbol oynarken sakatlanan dizleri' onarabilen doktorlar olacak.

- Kanser, AIDS bu yüzyılın hastalıkları. Onların üstesinden gelinecek mi? Evet. Fakat bu sefer yeni hastalıklar ortaya çıkacak. Nano teknoloji geliştikçe nano kirlilik de oluşuyor. Nasıl bugün teknolojik gelişimler nedeniyle daha çok solunum yolu ve diş problemi ortaya çıktıysa yarattığımız dış faktörler de yeni problemler ortaya çıkaracak. - Vücuda takılabilir cihazlarla başka neler yapacağız? Örneğin vücudumuza takılan bir kamerayla hayat hikayemizi kaydedebileceğiz. Ya da gözümüze takılan yeni bir aletle istediğimiz fotoğrafı her an çekebileceğiz. Kulağımıza yerleştirilenle müzik dinleyip kayıt yapacağız.

- Bu kadar teknolojik gelişmenin içinde cinsellik ve aşk ne olacak? Sanal seks daha da ileri gidecek diye düşünüyorum. İnsanların sanal aşkları gelişecek. Robotlar da nüfusun bir parçası olacak. Onlarla aşk yaşayan, evlenen insanlar göreceğiz.

- Bu nasıl mümkün olabilir? Neden olmasın? Bugünkü bir çocuk nasıl bir bilgisayar oyununa tutkuyla bağlanabiliyorsa bu da mümkün. Ayrıca bir zamanlar iki kadın ya da iki erkeği duygusal paylaşım içinde düşünemiyorduk bile, buna iyi gözle bakmıyorduk. Şimdiyse evlenenler bile var. Alıştık... Bu sanal ortamlar insanları daha reel duygular hissetmeye itecek. O yüzden robot hukuku, robot evlilikleri hiç de ilginç olmayacak.

- Doğum nasıl olacak? Erkekler de çocuk taşıyabilecek mi? Her ne kadar fütürist olsam da çocuğun dünyaya doğal yollardan gelmesinden yanayım. Ama teknik olarak bakarsak hamilelik süreci yaşanmadan çocuklar üretilebilecek. Onun yerine klonlama yöntemleri uygulanabilecek. Ve insanların spermleriyle üstün zekalı, zeki, güzel çocuklar ısmarlanacak, böylece genetik ilerlediğinde, 30 sene sonra IQ'su 400 olanlarla normal insanlar bir arada yaşayacak. Farklı algılarda, yaşam biçimlerinde insanlar olacak.

- Moda ne yönde değişecek? İşte en çok da bunu sabırsızlıkla bekliyorum. Kıyafetlerimiz şartlara göre bizi koruyacak. Bacağımıza sürdüğümüz bir kremle çorap giymek zorunda kalmayacağız. Hem bacağımızı nemlendirecek hem de ısıtacak. Çorap giysek bile pek çok fonksiyonu bir arada bulunduran bir çorap olacak bu.

- Süper güç Amerika'nın yerini başka ülkeler alacak mı? Evet. Çin ve Rusya daha ileri gidecek. Petrol için savaşmak yerine başka enerji kaynaklarından yararlanacağız. Güneş enerjisiyle çalışan arabalar daha çok hayatımıza girecek. Çince ya da Rusça öğrenmek yerine vücudumuza yerleştirilen çiplerle her dil rahatça anlaşılabilecek, çeviri yapmaya ihtiyaç kalmayacak.

- Bunların hepsi ne zaman olacak? Hepsi yaşamımıza yavaş yavaş girmeye başladı. Ama çok geçmeden diyeyim, en fazla 30 en az 10 sene içinde bunların hepsi hayatımızda olacak.

Başarı hikayeleri

O.K, erkek, üniversite öğrencisi Ders çalışmaktan patlıyordum. Ne okula ne de aileme yaranıyordum. Kilo almaya da başlamıştım. Sonunda ailemin zoru ile M-Gen'e gittim. Önce yazılı bir test yaptılar sonra görüştüler sohbet ettiler. Sonunda 4 sayfalık bir rapor geldi. İsterseniz ailenizle de paylaşın yazıyordu. Yazılanlar çok doğruydu. Bu raporu okuduktan sonra ailemin de benim hakkımdaki gelecek ve başarı tarifleri değişti. Şimdi Amerika'da aşçılık okuyorum, hayatımdan da gayet memnunum. Babama kalsaydı onun işini devam ettirmek için finans okuyacaktım... Muhtemelen de mutsuz olacaktım. Annemi zorla götürdüğü için öpüyorum şimdi!

S.D, kadın, 37, özel bir şirkette çalışıyor Ufuk Hanım'la dibe vurduğum günlerde bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Çalıştığım yere çok isteyerek girmiş olmama rağmen 'Ne zaman atılırım?' diye düşünmeye başladım. Ufuk Hanım'la çalışmaya başlayınca sorunları stratejik olarak çözmeye başladık. Ve hızla işimde yükseldim. 1 seneye kalmadan yurt dışından iki ödül aldım. Özgüvenim yerine geldi.

M.D. kadın, 24, endüstri mühendisi Yurt dışına gitmek üzereydim. Çok önemli bir okula kayıt olacaktım. Ama hangi bölüme gideceğime karar veremiyordum. İnternette araştırma yaparken M-Gen'e rastladım. Ufuk Hanım'la 6 seans çalıştık. Master bölümümü seçmekle kalmadım, hayatta yapacaklarımın listesini yaptık. Bunların arasında diksiyon dersi bile vardı. Böylece hiç aklımda olmayan ama geleceğim için yararlı olacak konulara yoğunlaştım. Anlayacağınız geleceğim kurtuldu!

C.A, erkek, 40, bir inşaat firmasının genel müdür yardımcısı M-Gen'i geleceğimi nasıl planlarım diye araştırırken buldum. Belirgin bir sorunum yoktu ama kariyerimde nasıl ilerleyeceğimi bilmiyordum. Ufuk Hanım'la kafamdaki tüm soruları yanıtladım, Önümdeki 10 yıla dair yapmam gerekenlerle ilgili planlarım netleşti. Şimdi ara sıra beni kontrol ediyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 3357
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

Türkiye'nin ilk Fütürist şirketi M-GEN Gelecek Planlama Merkezi'nin kurucusuyum. Kurumsal, kişisel g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster