Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
518
 

Gelecekteki ben için...

Gelecekteki ben için...
 

Merhaba gelecekteki sevgili ben,

Sana bu satırları 2016'nın 1 Ocağından yazıyorum.

Saat şu an tam olarak 12:08.

O gün geldiğinde kendini karaya vurmuş balık gibi hissedersen yine kendine pusula olabil diye yazıyorum.

Çünkü bir insan sadece kendine "bırak beni, yaşayarak öğreneceğim" diyemiyor.

Belki de dinlemek zorunda olduğun tek ses olduğum için yazıyorum.

Serin kalabil, yaşadıklarını unutma diye yazıyorum.

Bu yıl senin için umulmadıklar yılıydı aslına bakarsan.

Olmaz dediğin ne varsa oldu.

İnanamam dediğin ne varsa inandın.

İnandırıldın.

Uğraşamam dediklerinle uğraştın, mümkün değil sevemem dediğin herkesi sevdin.

Demek ki isteyince oluyormuş.

Ya da büyük konuşmak sana yaramıyor kardeşim.

Ailenden çok uzak kaldın.

Onlara yeterince vakit ayırabilmişsindir umarım bu yıl.

Mezun olmaya ramak kaldı.

Hala sinema televizyon konusuna sıcak bakıyorum ama ne karar verirsen ver arkandayım.

Sahiden arkandayım zira senin için artık bir şey yapamam.

Geçmişinle yaşayamazsın.

Yıllardır öğrenmek isteyip içine sindiremediğin tek şey belki de bu.

Bir kenara bırakmadan yenilere yer açamazsın.

Unut diyemem ama hatırlamamak senin elinde.

Lütfen bu yıl kendine bu iyiliği yapmış ol.

Bir iyilik daha yap hatta ve yazı yazmaya devam et.

Sen, yazının iyileştirici gücünü kullanarak pek çok şeyi başardın.

Şimdi bırakamazsın.

Belirli aralıklarla sürdürdüğün yazı hayatına çeşitli bahanelerle ayraçlar yerleştirdin on iki ay boyunca.

Oysa hiç tanımadığın, bilmediğin insanlardan mesajlar almak nasıl da mutlu etmişti seni.

Hayatına o güne dek hiç uğramamış insanlar Milliyet Blog için kanına girdiler.

Duygu cetvelinde mavinin en gurur verici rengiyle tanıştın.

Ağlayarak yazdıklarını ağlayarak okuyorlardı, 'bir gün bir yerde seninle karşılaşabilir miyim? ' sorusuna 'umarım' kelimesini eklediler.

Ve sen birilerinin içine işlemeyi başarmışken şimdi bırakamazsın.

Bırakmaman gerekenler listesine bu yıl özellikle hatıralarını ekliyorum.

Çünkü son kez bu evden sana yazıyorum.

Şu an neredesin ve neler geldi başına bilmiyorum.

Umarım hayal ettiğin gibi gitmiştir her şey ve bilinmezliğin baş döndürücü havasına kapılıp oradan oraya savrulmamışsındır.

Aslı'yla olan ev arkadaşlığınızın sonuna gelme düşüncesi seni şimdiden hüzünlere gark ediyor.

Kim bilir nasıl ayrıldınız.

Evin kapısını son kez kapatırken neler geçti aklından.

Her son bir başlangıç değildir unutma.

Unutursan yeniden başlayamadığın her yolun sonu için gözyaşlarına boğulursun.

Ha bu arada sabahları gözünü sütsüz, şekersiz zift gibi bir fincan kahve ile açmaya çok alıştın.

Bir saniye ver bana kahvemden bir yudum daha alayım soğumadan.

Ne diyordum,ha evet kahvaltıyla başlayabiliyordur umarım artık günlerin.

'Seni seviyorum' cümlesini bu yıl da sevdiklerinden esirgemedin.

Onlara kartpostallar gönderip uzakları yakın ettin.

Umarım pişirme süren hala aynıdır.

Pembeleşmek üzere üstüne gelen insanları erken parlayıp kül etmiyorsundur.Yok yok yapmıyorsundur.

Uyku, ilham perisiyle geçirdiğin vakti hala kıskanıyordur belki de.

Kıskançlık iyidir.Seven insan kıskanır.

Umarım etrafında seni kıskanan, gözünün içine bakan insanlar vardır.

Umarım bol papatyalı, daha az papatya çaylı bir yıl geçirmişsindir.

 

Gülümse

Geçmişte kalan sen-bugünü yaşayan ben

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 247
Kayıt tarihi
: 31.12.14
 
 

Her gece ikişer dakika arayla beş alarm kurup her sabah onları üç kez ertelerim. Uyanır u..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster