Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '13

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
1217
 

Gelin referanduma gidelim

Gelin referanduma gidelim
 

Emeklilerin açmazları anlatan bu görsel sanal ortamdan alıntıdır


Size yarımızdan çoğunun çok sevdiği AB'de neler olduğunu öğrenmeniz için ilginç bir haber buldum.

İlgili haberin ‘neden, niçin, nasıl’ gibi içeriği pek ayrıntılı değilse de bize yansıtıldığı kadarı ile var olan bir sorunun çözümü için bize yol gösterici yönleri vardır.

Bu durum öncelikle AB'ci ve ABD'ci Liberal Kapitalist Muhafazakâr Demokratlar ile AKP İktidarına duyurulur. Umulur ki 2014 Bütçesi’nin TBMM’de yazılmakta olduğu şu günlerde kendinden menkul muhalefet için AKP'ye karşı yeni bir eleştiri kapısı açılmış bulunuyor.

Dört gün önce okuduğuma göre İsviçre her yetişkin yurttaşı için aylık (2800) ABD Doları ya da (5600) TL ödeyebilmek için referandum'a gidecekmiş.

Tüccar ve üretici İsviçre bence 'adil bir aylık gelir' peşine düşmüş! Belli ki bugüne kadar uygulamakta olduğu yamalı bohça içerikli aylık ödemeleri bir yana bırakılarak İsviçre her yurttaşına aylık (5600) TL tutarında ödeme yapabilmek için halkoyuna (referanduma) gitmeye karar vermiş.

İlgili habere göre 'Gelişmiş sosyal devlet imkânları sunmasıyla ünlü olan İsviçre'de her yetişkine aylık 2 bin 800 dolar (5 bin 600 TL) garanti maaş verilmesi konusunu referanduma götürmek için yeterli yüz bin (100.000) imza' toplanmış.

Bu haberi okur okumaz benzeri durum neden bizde de sağlanmasın, dedim içimden. Bildiğimiz gibi Türkiye'de çalışanlar da Emekliler Ordusu da aylık gelirlerinin yetmediği görüşünde.

Peki, nasıl çağdaşlaşacağız?

Bana göre bizde de özellikle ‘dar gelirliler’ olarak bilinen %75’lik bir toplum kesiminin aylık gelirlerinin iyileştirilmesi için halkoyuna başvurulması gerekiyor. Biliniyor ki özellikle 1980’lerden bu yana günden güne dayatılan ‘tüketim çılgınlığı’ ile onun içerisinde var olan ‘sağlıklı yaşamak’ ve ‘çağı yakalamak’ eğilimleri yaklaşık elli beş milyon (55.000.000) yurttaşımızı değişik biçimlerde mutsuzluğa itmektedir. Boşanmalar artmaya başlamış, suçlular da suç türleri de günden güne tırmanışa geçmiş ve hapishaneler dolgunluk sınırında bulunmaktadır. Dar gelirliler, öğrenciler, emekliler ‘ne iş olsa yaparım’ içerikli bir yaklaşımla ikinci bir iş peşine düşmüştür.

Bu konudaki durumlarımızı buyurunuz birlikte inceleyelim.

Çiftçiler, dağ köylüleri, toprak ağalarının marabaları ile besicilerin durumu da içler acısı olsa gerek diyerek başlayalım bir bir. İşte size çalışanlar ile emeklilerin durumu:

Kendimizi tanıyalım


Kendimi bildim bileli toplum kesimleri başa çıkılması hiç de kolay olmayan çok yönlü bir ‘geçim sıkıntısı’ çekmektedir. Çalışanlar, işsizler, topraksız köylüler, çiftçiler, öğrenciler ve emekliler sermaye kesiminin her iktidar ile kapalı kapıla ardında uzlaşa geldiği gibi usul usul arttırılan ‘enflasyon altında’ ezilmektedir.

1960’ların sonlarına doğru tartışmaya bazı arkadaşlarımla başladığım ‘kişi başına aylık gelir ne kadar olmalıdır’ konusu hiç gündemden düşmemiş olduğu için İsviçre’de gündeme gelen kişi başına ödenmesi gerek aylık ücret çok ilgimi çekti.

Peki, İsviçre’de kişi başına ödenmesi tasarlanan aylık (5600) TL tutarındaki aylık ücret bizde kaç TL olmalıdır?

Her konuda olduğu gibi bu konuda görüşler çok değişiktir:
'Kanaatkâr' kişilere 'üç kuruş' yeter de artar bile!
Çünkü onlar 'Geçinemiyorum. Geleceğim karanlık' diyenlere:
'Allah gözünü doyursun!' diyerek kızarlar.
Çoğu iktidar gibi AKP de Asgari Ücret için 'Yeterlidir. Bunu bile bulamayanlar var!' diyor.
Peki, her bir yurttaşımızın yaşamakta olduğu il, ilçe ve köye göre aylık geliri tespit edilse daha iyi olmaz mı?

Neden olmasın?

Olması gereken aylık geliri bulabilmek için önce var olan durma bakalım:
Türkiye'de yaşayan (76) milyona düşen ortalama para (10.000) ABD Doları yani yirmi bin (20.000) TL
Öğrenci kredisi: 260 TL
Asgari Ücret: 673.30 TL (Brüt: 940.50 TL'dir)
Milletvekili aylığı (19.290) TL
Çalışanların ortalama aylığı en çok üç bin (3000) TL.
Emeklilerin aylığı ortalama bin beş yüz (1500) TL.
En az iki ay çalıştığında emekli eski vekillerin aylığı (9000) TL’dir.

Gizlenmeye çalışılsa da sorunlarımızdan biri gibi belirmeye başlayan görevdeki milletvekilleri ile emekli eski milletvekillerinin, kendileri ve aileleri yanında yakın akrabaları için uygulanan ‘sosyal güvenlik hakları’ ile ‘dokunulmazlık’ içerikli bazı ayrıcalıklarının paraya çevrilmesi durumunda söz konusu aylık kazancın ne kadar olabileceğini ancak TBMM’de bulunan işin uzmanları bilir.


Durumlar çok mu kötü?


Bizdeki bu uygulamalara göre ne gibi bir gelir adaletsizliği içerisinde yaşamak zorunda kaldığımız ortada. Belli ki hiç bir iktidar 'adil gelir dağılımı sağlamak' ve 'adil vergi düzeni kurmak' gibi bir çözüme gitmek istemiyor. Bence bu yaklaşımların birer 'çıkmaz sokak' olduğu ve iktidarların yeniden seçilebilmek adlı cingözlüğünün uzlaşılmış bir yansıması olduğu iyice ortadadır.

Kişilerin sızlanmaması, eşit işe eşit ücret, ortalama gelir, enflasyon sepetinin içeriği, milletvekillerine yüksek maaş ödenmesi, kayıt dışı ekonomiye göz yumulması, rant ekonomisi içerisindeki oluşumlar ile pek çok yer altı örgütlenmesinin ortadan kaldırılması, nerden buldun yasasının çıkartılması, altın-gümüş-elmas ve pırlanta gibi değerli mallardan vergi alınması gibi yanlış uygulamalardan kurtulmak gerekir.

2014 Bütçesinin hazırlanmakta olduğu bugünlerde TBMM’deki iktidar partisi AKP ile muhalefet partileri bakalım içinde bulunulan çarpık çalışma hayatı ve aylık ödemeleri konusunda nasıl bir çalışma içerisine girecekler. Unutmayalım ki benim tahmin ettiğim yaklaşık elli beş milyon (55.000.000) yurttaşımıza verilebilecek ortalama aylık için ülkemizdeki kazanç kapılarının ne kadar yeterli olup olmadığının hesabını da topluma başta AKP iktidarı ile onun yönetimindeki sorunları eleştirmek ve uygulanması gereken doğru yolları göstermesi gereken muhalefet partilerine çok büyük görevler düşmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaptığınız bu tespitler yüzde yüz,benim ekleyebileceğim tabelası adalet ile başlayan üstüne üstlük çok dini bütün gözüken hükümetin yaptığı bu haksızlığı daha fazla nereye kadar çekeceğiz?Gerçekten adaletli bir hükümet olsalardı 11 yılda dünyanın gelişmiş ülkelerinin seviyesine hayda hayda ulaşırdık.Nefret ediyorum anlatılamayacak bir nefret.

Metin Kebabı 
 13.11.2013 12:35
Cevap :
Metin Bey ilginiz ve özlü yorumunuz için teşekkürü bir borç bilirim. Hiç bir iktidar h i ç bu kadar tepki almamış ve bağlıları da hiç bu kadar eleştiriye açık olmamıştı. Gözlemlerime göre iktidar yanlısı olmak için sanırım 'yemin ettiriliyorlar' diye düşünüyorum. Bunu sorduğum biri bay (67) bir bayan (58)iki tanıdığım sözü öyle dolaştırdılar ki nutkum uçtu: 'Soruma cevap değil bu anlattıklarınız ki!' bile diyemedim. AKP'de gördüğümüz vekillerin yüksek aylıklarından (13) yaşındaki kız evlatlıkla evlenme iznine, dış borca dayalı kalkınma modelinden yeri arabasını ve iş makinelerini üretememiş bir düzenin ABD, AB, Terör Örgütü ile M. Barzani karşısında karşısında ne gibi durumlara düştüğünü ancak görebilenler görüyor. AKP'nin bağlıları ise ulaştıkları yağlı ballı ve duygusal durumlarından çok mutlular! Ya sabır kardeş...  15.11.2013 22:01
 

Sorun vermek vermemek değil.adil bölüşüm de bir problem ama.Türkiyenin başlıca meselesi yetersiz üretim miktarı ve değeridir.Üretim miktarını yükseltmeden havadan parada yağdırsan sonuç değişmez.En fazla 3 ay saltanat yaşarsın.3 ay sonra devolasyon 1 sene sonrada fazladan maaş almıştı ya vatandaş üstüne de borçlanarak çıkar.Gelir adalatesizliğini çözmenin en birinci şartı okunabilir,anlaşılabilir ve uygulanabilir her bireyin özel hayatında bile benimseyeceği ekonomik temel kurallar bütünü oluşturmaktır bence.Kanunsuz bir memlekette trilyon dolarda üretsen,trilyon dolarda vatandaşına bedava dağıtsan sonu eşkiyalık ve başıbozukluk olacaktır.Ekonomi kuralları basit ve kesin olmalıdır.Anlaşılır olmalıdır.Gerçek haytala yaşanabilir düzenle alakalı olmalıdır.Önce kanun kural,racon ne diyeceksek o belli olmalı.Sonra üretim artırılmalı.Bunun için eğitim şart tabiki günümüzde.Sonra sizin isteğiniz gibi fazlaları vatandaşına mı verir,Somaliye mi verir,çayır çimene mi gömülür vs vs vs

Keniron 
 13.11.2013 11:23
Cevap :
Keniron Bey ekonomideki durumu siz de çok çarpıcı bir biçimde yorumlamışsınız kısaca.Bizim yazdıklarımız bir dev olan ekonomi ile onun uzantısı olan nice ilişkilerin binde birini bile anlatabilecek bir boyutta değil. Genellemelerimiz ile gidişin hiç de parlak olmadığını göstermeye çalışsak da bizim gibi düşünmeyen AKPile örtülüortağı BDP'liler ne gelir dağılımından ne adaletsizlikten ne hayat pahalılığından ne toprak ağalığından ne topraksız köylülerden ne namus cinayetlerinden ne terör saldırılarından hiç de mutsuz değiller!Oysa onlar dış alımla gelen en konforlu arabalara binmeye,en lüks konutlarda oturmaya, en kârlı ihaleler ile aydan aya daha da zengin olmaya çalışıyorlar bence.Dış borca dayalı kalkınma modelinden yeri arabasınıveiş makinelerini üretememiş bir düzenin temsilcileri olarak onların ABD,AB,Terör Örgütü ile M.Barzani karşısında karşısında nasıl bir duygu içerisinde olduğunu ancak doktorlar çözebilir!Bugün öğrendiğime göre 2014'teki M.vekili aylığı yirmibin TL oluyormuş!  15.11.2013 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 990
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster