Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '17

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1133
 

Gelin ve damat adaylarının evlenmeden önce yaptıkları hatalar

Gelin ve damat adaylarının evlenmeden önce yaptıkları hatalar
 

ÇAKMA PRENSES İLE GARİBAN DAMADIN SONU


İlk kez evlenecek gelin ve damat adaylarının bu yıpratıcı süreçte yaptıkları hatalar ile daha başlamadan biten hikayelerini anlatmaya çalışacağım.

Özellikle ilk kez evlenecek olan genç kızların toplumumuza yerleşmiş saçma sapan adetlere ilaveten birde annelerinin taktikleri ve egolarının tatmini yüzünden ve kendilerinin de yaptıkları olur olmaz kaprislerle müstakbel kocalarını en sonunda bezdirip ellerinden kaçırmaları hepimizin çevremizden duyduğu ya da bizzat şahit olduğu olaylardandır.

Müstakbel damadın bir işe girip belli bir birikim yapmadan askerdeki abazalığın da etkisiyle askerden gelir gelmez ya da daha askerde iken evlenmek istemesi de maddi açıdan ailesinin belini büken hataların başında gelir. Öncelikle bir işe girip belli bir süre çalışıp kariyer basamaklarını 1-2 adım çıktıktan sonra bu süre zarfında birikim yapması ilerdeki nişan ve düğün hazırlıklarında kendisine yardımcı olur. Tabi burada ailenin de katkısını inkar etmemek lazım. Herkesin ailesinin de imkanlarının farklı olduğunu unutmamalıyız. Çünkü durumu iyi olanların yanında iyi olmayanlar da var. Damat adayının bencilce davranmayıp ailesinin maddi gücünü de düşünmesi şarttır.

Kız tarafının düştüğü hataların başında damat adayının maaşının yeterince dikkate alınmaması gelmektedir. Damadın askerde olması ya da daha bir işe girmemiş olması aslında ciddi bir sorundur. Evlendikten sonra iş bulamayan damat adayının çevrenin de baskısıyla bunalıma girip kendisine ya da eşine zarar verdiğini hepimiz duymuşuzdur.

Buna bağlı olarak kız tarafının diğer bir hatası da bir an önce evlenilmesi için damada ve ailesine baskı yapılmasıdır. Damadın ailesinin maddi olanakları kısıtlıysa ve damadın da henüz maddi bir birikimi yoksa süreci zorlamak yarardan çok zarar getirir. Burada özellikle damadı kaçırmamak için nişanı hızla yapan kız ailesi bu seferde çevre baskısından dolayı düğünü çabuklaştırmak için baskı yapar. Burada annesinden aldığı taktikleri gariban damada uygulayan gelin adayımız başrolde olur.

Zaten genelde arada kalan da hep gariban damat adayı olur. Müstakbel eşine ve onun ailesine yakın davransa başta annesi olmak üzere kendi ailesi kızar. Kendi ailesine yakın davransa gelin adayı gönül koyar. Burada damadın pısırık davranmaması ve kişiliğini ortaya koyması gelecekte kendisine nasıl davranılması gerektiğinin mesajını özellikle kız tarafına verir.

Gelin ve damat adaylarının düştüğü en büyük hatalardan biride biz birbirimize yeteriz. Kapı kapanır, aileler dışarda kalır yanılgısıdır. Halbuki asırların tecrübesi gayet açıktır. Burada sadece çocuklar değil aileler de evlenmektedir. Tam düğün öncesi her iki tarafında sinirlerinin en gergin olduğu zamanda iki taraftan birinin biz bu düğünü kabul etmiyoruz. Ya o ya da ailen. Yoksa seni evlatlıktan red ederiz resti az çekilmemiştir.

Bu reste rağmen evlenen çiftler cicim ayları bittikten sonra yok senin annen şunu dedi yok seninkiler bunu yaptı kavgalarına başlayarak evliliğin temeline ilk dinamitleri yerleştirmeye başlarlar. Zamanla başka başka konularda başlayan tartışmalar gelip sonunda düğün öncesi ailelerin yaptıklarına bağlanır. Özellikle ailesi rest çekip yalnız kalan taraf en zor durumda olandır. Çünkü bunu bilen gelin ya da damat kendi ailesini örnek vererek bunu sık sık başa kalkmaya başlar. Belli bir süre buna dayanan damat ya da gelin adayı en sonunda bir gün patlar ve istenmeyen olaylar neticesinde evlilik yıkılır.

Damat adayının ve ailesinin sabrını en çok zorlayan konu ise gelin adayı ve ailesinin görgü noksanlığı yüzünden ipe sapa gelmez bitmek bilmeyen istekleri ve kaprisleridir. Malum gelin hanım ilk kez evleneceği ve ayakları yere basmadığı için kendini prenses zannetmektedir. Bu yüzden çakma prensesimiz damat adayının ve ailesinin maddi gücünü düşünmeden onu da isterim, bunu da alalım. Gelinliğimi şuradan alacağız diye kaprislerine kendisini Osmanlıda valide sultan sanan annesinin de gazıyla devam etmektedir.

Gelin adayının sevdiği adamla evlenmeden önce her ikisinin de iş sahibi olup bir yerlerde çalışıyor olması çok mühimdir. Her ikisinin de beraber birikim yaparak ailelerine yük olmadan nişan, düğün masraflarını ve ev eşyalarının bir kısımını ortak bütçe ile beraber karşılamaları evliliklerinin temelinin de sağlam olmasına zemin hazırlar.

Hayat müşterektir. Gelin adayları siz siz olun sizi eve kapatıp ev hanımı olacaksın diyen biriyle evlenmeyin. Bu kişi zengindir. Sizde tembelsinizdir ya da yokluk çeken bir aileden geliyorsunuzdur böylesini buldum kaçırmayayım diye evlenirsiniz. Ancak bu zengin kocanızın zaman geçince dindar biriyse imam nikahlısına dindar değilse metresine göz yummak zorunda kalırsınız. Arada rus hatunları saymıyorum.

Çalışmayıp evde bekleyen ve maddi gücü olmayan kadınların kocam beni boşarsa ne yaparım korkusuyla kişiliğinden ve gururundan ödün verip her şeye sessiz kaldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Sizinle çok önemli ve ilginç bir anımı paylaşmak istiyorum. Bir doktor tanıdığım AIDS’e yol açan HIV virüsü ile hepatit yani sarılık hastalığına yakalanan kadınların önemli bir bölümünün bundan haberi olmadan kan testi yaptıran türbanlı muhafazakar kadınlar olduğunu söyleyince çok şaşırmıştım. İşin aslını öğrenince anladım. Ev kadını eşlerini evde çocuklarla ya da ev işleriyle başbaşa bırakan sözde dindar kocaların bazıları beraber oldukları hastalıklı kadınlardan taşıyıcı olarak kaptıkları mikropları evdeki eşlerine bulaştırıyorlarmış. Kendileri taşıyıcı olduklarından mikrop kendilerine bulaşmıyor ama beraber olduklarına bulaşıyor. Bundan haberi olmayan zavallı kadınlar ise bu hastalığı nasıl kaptıklarına şaşıyorlarmış. Çünkü bunlar sadece kan ve cinsel ilişki yoluyla bulaşıyorlar.

Son olarak takıların takılması konusuyla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Görgüsüzlüğün ve iğrençliğin doruk noktasına ulaşabildiği takı töreninde bunu önlemek için gelin ve damadın önceden konuşarak beraber hareket etmesi çok önemlidir. Toplanan takı ve paraların o gece için ya da onlar balayından dönene kadar her ikisinin de güvendiği birinde ya da bir banka kasasında saklanması daha uygun olur. Gelinin ve damadın ailelerinin takılar bizde kalacak, dünya kadar masraf yaptık diye iğrençleşmeleri gelecekte ortaya çıkacak olan sorunların habercisidir.

İnşallah yeni evleneceklere faydalı bilgiler verebilmişimdir.

Sevgi ve saygılarımla,

Mehmet Ulusal SAĞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Bu olumsuzlukları düşündükçe insanın neden evlenilir ki diye düşünmesi normal oluyor. O yüzden sanırım yirmili yaşlarda gençleri alelacele evlendirirler. Yoksa iş biraz zorlaşıyor. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 31.01.2017 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1921
Kayıt tarihi
: 05.10.16
 
 

1971 Ankara doğumludur. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nden 1995 yılında mezun olduktan sonra ayn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster