Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1046
 

Gelişmiş ülkelerin de cazibesi kalmadı

Gelişmiş ülkelerin de cazibesi kalmadı
 

Kanada/Toronto'dan bir görüntü


Bugün sizinle, Kanada’dan gelen bir dostumdan işittiklerimi paylaşacağım.

Yurdumuzdan dış dünyaya baktığımızda, bu dar alanda, dünyanın büyük ülkelerindeki imkanları ve hayatları da büyük görüyoruz.

Kendimizle kıyaslarken de bizim yaşadıklarımızın kötü olduğunu sanarak ve aslında bilmediğimiz yabancı ülkelerde yaşayan göçmenlerin yakaladığını sandığımız şansı kıskanıyoruz.

Oysa durum hiç de öyle değildir.
Yani, hayatını değiştirmek için başka ülkelerinin yolunu tutmanın her zaman doğru bir karar olmadığını görüyoruz.

Hele de aklı olan ve diploması olanlar için gelişmiş bir ülkenin cazibe merkezi olacağından eminken aslında öyle olmadığını görüyoruz.

Neden mi? Bugün ülkemizdeki hangi doktor gidip MC Donalds’ta çalışmak ister?
Hangi kalp cerrahımız gidip Kanada’da şoför olmak ister?
Master doktora sahibi hangi okumuşlarımız gidip apartman görevlisi ya da kapı bekçiliği yapmak ister?

Ama bir ülke, “Benim bütün işcilerim eğitimli ve kültürlüdür” diyebilmek için işte bu seviyede eğitim almış kişileri göçmen olarak kabul edip sonra da sadece işçi olarak çalıştırıyor.
Kendi ülkesindeki işsizlik ve imkansızlıklardan dolayı umutlarını bavullarına doldurup gidenler maalesef bu işleri yapmak zorunda kalıyorlar.

Kanada’da 1945-1964 arası doğanlar için “baby boom” terimini kullanıyorlar. Bu ne demek?
II. Dünya savaşından kalan “kalıntı ihtiyar” demek.
Bu yaş dönemindeki insanların, kendi iş alanında iş bulma şansı sadece %10.

Kanada’daki yaşamı anlatan dostum “skilled worker” olarak başvurduğunda hemen kabul aldıklarını söyledi. 2 çocuğuyla Kanada’nın yolunu tutmuşlar ve hem çocuklarına iyi bir eğitim, hem de akademik gelecekleri için de iyi bir iş bulma hayalleri ile Kanada’ya gitmişlerdi. Kendisi gibi akademisyen olan eşi de Kanada’daki tüm iş başvurularından olumsuz yanıt almışlar. Çalışma imkanı bulamayan aile yetkililere bize iş vermeyecekseydiniz ülkeye başvurumuzu neden kabul ettiniz ? diye soru sormuşlar. Aldıkları yanıt:

-Sizler okumuş anne babalarsınız ve kesinlikle, okumuş aileler, çocuklarının iyi eğitimli olmasını isterler ve onların eğitimi için de her şartta buldukları işlerde çalışmaya razı olurlar. Dolayısıyle bizim ülkemizin işçi takımı da eğitimli ve kültürlü insanlardan oluşuyor. Ayrıca biz sizi değil çocuklarınız için sizi kabul ettik.

Yine anlattıkları arasında; Bir eczacı Kanada’da çalışmak isterse, 15, 000 Kanada Doları ödeyip kurslara katılacak, 3 ayrı sınavdan geçecek ve sınavı geçerse eğer 8 ay da gönüllü çalışacak. 8 aydan sonra, saati 15 $ maaşla işe başlayıp 1, 5 yıl çalıştıktan sonra normal bir eczacı maaşını almaya başlayabilecek. Yani 40 $ saati ücret almaya başlayabilmek için bu yolu katetmesi gerekir.

Toronto’da yaşadıklarını anlatırken lüks olmayan 80 m2 daireye 1650 Kanada Doları kira ödediklerini söyledi. Hade bu şartlara anne babaların çocukları için katlandığını var sayalım. Aldığım bilgiye göre okullardaki olaylar endişe verici boyutta. Silah ve uyuşturucu hat safhada. Huzur içinde eğitim almak da mümkün değilmiş. Bu arada gururlandığımız bir bilgi daha aldık. Bir özel kolejimizden mezun olan çocuklarına uygulanan ingilizce seviye sınavında sonuçlarına göre ingilizce seviyeleri de en üst düzeyde çıkmış.

Yine tanıdıkları arasında 15 yıl akademisyenlik yaptıktan sonra daha iyi bir yaşam yakalama umuduyla Kanada’ya giden, başarılı bir ekonomi profösörü iş bulamayıp işçi statüsünde çalışmak zorunda kalmış.

Anlaşılan o ki; Kanada, işçiler için çok cazip ancak işçi statüsünde başvuran kimseyi kabul etmiyor. Sadece yüksek öğrenim görmüş göçmenleri kabul ediyor. Arkadaşım, Kanada’ya gitmeyi düşünenlerin önce www.notcanada.com sitesini incelemelerini önerdi.

Bütün bunları işittikten sonra ülkemizde yaşayıp birçok yanlışa kızan ya da buradaki imkanları yetersiz bulan vatandaşlarımızın, daha iyi bir hayat yakalama umuduyla, araştırma yapmadan, düzenlerini bozup yola koyulmamalarını tavsiye ediyorum.
Hiç bir ülkede hayat sandığımız gibi güllük gülüstanlık değildir.
Gördüklerimiz, bildiklerimiz, duyduklarımız ya da yaşadıklarımız dışında bilmediğimiz çok şey var.
İşin en doğrusunu, umutlarıyla yola çıkıp, umutlarını tüketip, dönenler bilir.

En doğrusu kendi ülkemizi, nasıl daha iyi bir hale getireceğimizin yollarını arayalım.
Bunu elbirliğiyle yapalım.
KKTC’yi, keyifle yaşayacağımız bir cazibe merkezi haline getirelim.


Emine Sütcü

26 Aralık 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 18.11.08
 
 

1962 dogumluyum. Doğu Akdeniz Üniversitesi mezunu bilgisayar programcısıyım. Mesleğim gereği birçok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster