Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '21

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
20
 

Gelişmişlik Ölçüsü

       

                                   GELİŞMİŞLİK ÖLÇÜSÜ

         Muasır medeniyet derken acaba bu günkü gelişmiş dediğimiz batı ülkeleri mi kastedilmiştir?

         Gelişmek; salt kişi başı milli gelirin yüksek olması ile açıklanabilir mi?

Kişi başı milli geliri 20-30 bin dolar olan Ülkeleri gelişmiş varsayarsak, insan için mi yoksa insana rağmen mi gelişmiştir?

         Bu gelişmişlik, insanı merkeze koyan bir anlayışı ile değerlendirildiğinde aynı sonuca varılabilir mi? Teknoloji ve parasal zenginlik, insana ve onun özünü de zenginleştirdi mi?

Onun özlemlerini vicdanını ve ruhunu rahatlattı mı?

          İnsanı esas alan bir gelişme -eğer gelişmeden ilerleme anlayacaksak- diğer insanları kendisi kadar önemseyen ve yücelten bir anlayışın egemen olduğu bir toplumsal zihin yapısı göstermeli değil mi?

          Peki, hangi sözde gelişmiş batı ülkesinde bu toplumsal zihin yapısı var. Bu gelişmişlikte muasır medeniyet seviyesini görmek için, bakılması gereken sadece kişi başı çelik ve kâğıt tüketiminin yüksekliği yeterlimi? Gelişmişlik göstergesi kabul edilen ve istatistiklerde listelenen ölçütlerin içinde insani nitelikler niye yok?

           O zaman gelişmiş batı ülkeleri derken sadece sanayide ve tüketimde gelişmiş batı ülkeleri demek daha doğru olmalı. Toplum ya da Ülke dendiğinde; insan unsuru ulusal niteliği belirleyen değer olmaz mı?

           Özenilen övülen batı medeniyetlerinin oluşturduğu kültürel gelişkinliğin ölçütleri, adil bir evrensel hukuk ve eşitlikçi demokrasi mi? Yoksa fizik üstünlüğün keskin kılıcımı?

           Ülkelerin; evrensel tabi hukuk ve doğuştan haklarının aynı gelişmiş! Batılı ülkeler tarafından çiğnendiği bir zamanda, bu ülkelerin medeni oldukları söylenebilir mi? Aynı Ülkelerin kendi öz değerlerini yaşamalarını bile kendileri açısından tehlike gören bir medeniyeti tüm yönleri ile gelişmiş demek ne kadar uygun düşer?

            Kendi ecdadımızın; bu anlamda, tarihte yüz yıllar öncesinde, evrensel tabi hukuksal haklarla doğuştan haklara gösterdiği hoşgörü ve saygıyı göstermiş kaç gelişmiş batı ülkesi var? 

            Ama yinede gelişmiş batı ülkeleri nitelemesi devam edip gidecek. Hem gelişmiş hem de medeni ülkeler denecek. Mazlum ülkelerin tüm doğuştan haklarını ve ulusal kimliklerini dümdüz etseler bile.

            Aslında gelişmişlik; parasal zenginlik, teknolojik üstünlük, askeri üstünlük, siyasi yandaşları –stratejik ortaklığı- çok olması değildir olamaz. Çünkü bu gün bu üstünlükler diğer ülkeleri sömürme ve baskı altına alma aracı olarak kullanılıyor.

           Osmanlı Devleti 600 yıl yönettiği ülkelerin, milli ve manevi değerlerini koruma, geliştirme ve yayma haklarını tanıyarak devlet desteği ile desteklemiştir.

 

          “Sekizler Grubu veya kısa kullanımıyla G8, bir uluslararası hükümetler formu olup, günümüzde üyeleri olan Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Rusya, Birleşik Krallık (İngiltere) ve ABD ülkeleri, dünya ekonomisinin yaklaşık %65'ini temsil ederler.”

 

           Dünya üzerindeki devletlerin; siyasi, stratejik, ekonomik, sosyal, ideolojik hak ve hukuku D-8 ülkeleri tarafından belirleniyor. 193 BM üyesi ülkelerin bile kaderi bu D-8 ülkelerinin iznine bağlıdır.

 

Birleşmiş Milletlerin tüzüğüne göre genel kurulun görevleri şunlardır: (Unic Ankara, 2018)

         1-Silahsızlanma ve silahların kontrolünü öngören düzenlemeler dahil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik konuları ele almak ve tavsiye kararları vermek;

         2-Güvenlik Konseyi’nde ele alınan ihtilaflar ve konuları kapsamamak üzere Dünya barışı ile ilgili konularda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak;

         3-Güvenlik Konseyi’nde ele alınan ihtilaflar ve konular hariç olmak üzere Antlaşma kapsamına giren konularda ve Birleşmiş Milletler organlarının görev ve yetkilerini kapsayan başlıklarda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak;

         4-Uluslararası siyasi işbirliğini, uluslararası hukukun geliştirilmesi ve tedvini, herkesi kapsayan temel insan hak ve özgürlüklerinin hayata geçirilmesi ve ekonomik, toplumsal, kültürel, eğitim, sağlık alanlarında uluslararası işbirliği sağlanması için çalışmalara başlamak ve tavsiyede bulunmak;

         5-Kökeni her ne olursa olsun milletlerarasındaki dostça ilişkileri bozacak herhangi bir sorunun barışçıl yolla çözülmesi konusunda tavsiyede bulunmak;

         6-Güvenlik Konseyi ve diğer Birleşmiş Milletler organlarının vereceği raporları değerlendirmek;

         7-Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyelerini, Ekonomik ve Sosyal Konsey üyelerini ve Vesayet Konseyi’nin ek üyelerini (gerekli olması durumunda) seçmek; Güvenlik Konseyi ile birlikte Uluslararası Adalet Divanı Yargıçlarını seçmek; ve Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi doğrultusunda Genel Sekreteri atamak.

 

Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler (BM)’in icra organıdır ve politik alanda BM’nin yürütme organı vazifesindedir. Güvenlik Konseyi 15 üye devletten oluşmak­tadır.

             ABD, İngiltere, Fransa, Rusya Federasyonu ve Çin daimi üyedir ve veto hakkı vardır. 15 üyeden oluşan BM Güvenlik konseyinin aldığı kararı beş daimi üyeden birisi veto ederse karar hükümsüz olur. Geriye kalan 10  üye ise geçici üyedir.

              Geçici üyeler iki yıllık bir süre için temsil edilirler. Konsey’de herhangi bir kararın çıkması için en az 9 devletin “evet” oyu vermesi gerekir ancak ‘hayır’ oyları içinde hiçbir sürekli üyenin oyunun olmaması gerekir.(Madde 27)

             Birleşmiş Milletler Antlaşması Madde 24’e göre BM’nin üyeleri, örgütün hızlı ve etkili hareket etmesini sağlamak için uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında başlıca sorumluluğu Güvenlik Konseyi’ne bırakırlar ve bu sorumluluk gereğince görevlerini yerine getirirken Güvenlik Konseyi’nin kendi adlarına hareket ettiğini kabul ederler.

 

            BM Güvenlik konseyinin beş daimi üyesinin hayır oyu, konseyin aldığı kararı geçersiz kılar.

            ABD, İngiltere, Fransa, Rusya Federasyonu ve Çin; Uluslar arası ilişkilerde, evrensel tabi hukuku hep çiğnemişler, ülkelerin, bağımsızlık ve egemenlik haklarına tecavüz etmişlerdir. Bu ülkeler mi gelişmiş medeni ülkeler?

 

             Osmanlı Devleti varken, egemen ve bağımsız bir devlet iken bu G-8 ülkeleri (Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Rusya, Birleşik Krallık (İngiltere) ve ABD) yapamadıkları uluslar arası katliam, sömürü, adaletsizlik ve talan-yağma vahşetlerini Osmanlı Devletini birinci dünya savaşı ile egemenliğine bağımsızlığına son vererek kaldıkları yerden vahşetlerine devam ettiler.

 

 

 

           

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster