Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
212
 

Geliyor beş kardeş!

Geliyor beş kardeş!
 

Geliyor Beş Kardeş!


ABD daimi ve sadık dostluğunu(?) durduk yere al aşağı etmez mutlaka vardır bir planı projesi. Bunun sinyallerini de zaten Obama’nın kendisi gayet güzel verdi, oturumun açılışında okunmak üzere konuyla ilgili kendi (?) fikirlerini beyan edip Temsilciler Meclisinin Dış ilişkiler Komitesi üyelerini uyardı. Tasarıyı geçirmeyin! Çabası; anladığımız kadarı ile işe yaramış ki 1 oy farkla ve oyunu kullanması beklenmeyen Shila Jackson Lee’nin kayıp 1 oyuna rağmen 22 hayır 23 evetle tasarı mecliste kabul edildi.

Yani aslında Türkiye söz konusu oylamadan yenilgiyle değil, içinde koca bir umut barındıran yalancı bir muammayla çıktı. Belkide Lee’de tasarıyı reddedecekti ve kabul edilmemiş olacaktı. Ama zaten henüz tasarı yasallaşmış değildi, öyle ya hala hazırda genel kurulun önüne konmamıştı.

Belki de şayet, dünya ve bölgedeki barış adına bir takım faydalı adımlar atar ve Türkiye’yi kongre karşısında koruyan ve destek olan Obama’nın Türkler hakkında yanılmadığını gösterecek özveri (?) ve faliyetlerde bulursak, söz konusu tasarı belki de değil kongrenin gündemine, komitenin genel kuruluna bile konu olmazdı. Tarih boyunca Türkler zaten hep böyle kandırılmadı mı? Sırf NATO’ya girme diyeti olarak binlerce askerimizi Kore savaşına ölüme göndermedik mi?

Oylamayı izlerken insan bir Hollywood filmi sahnesine bakar gibi hissediyor kendini. Tiyatro öyle bir kurulmuş ki, her iki tarafında hissiyatını ve egosunu yerinden oynatacak bir biçimde kurgulanıp sergilenmiş. Sözde mazlum Ermeni’ye; dakika dakika Hayır oylarının arttığını gösteriyorlar ve tam boynu bükük bir yenilgiyle karşı karşıya gelecekken, pat evet oyları yükselişe geçiyor ve yüz yıllık mezalim Osmanlı’nın(?) karşısında haklı zaferini göz yaşları ve sevinç çığlıkları içinde kutlamaya başlıyor.

Bir an Rocky IV’ü izler gibi hissettim kendimi, ki zaten senaryo olarak ondan pek de farklı bir tarzı yoktu. Kendisinden çok daha iri ve kondisyonlu Ivan Draga’dan dakikalarca dayak yediği sahneleri televizyonlarından gözyaşları içinde izleyen Amerikan halkı, mezalim kominist Rus karşısında Rocky’nin atmaya başladığı yumruklarla rakibini yere sererken sevinçten havalara uçar. Zira kominist Rus rakibi ona öyle büyük haksızlıklar yapmıştır ki müsabaka sırasında, sonunda kominist Ruslar bile insafa gelip Rocky’i alkışlamaya başlar ve Rocky sonunda rakibini yere indirdikten sonra o unutulmaz konuşmasını yapar.

“Bugün eğer ben değişebiliyorsam, bugün eğer siz değişebiliyorsanız, herkes değişebilir.” Bu da Türklere verilen mesaj; aslında yenilmediniz, bakın oylar nasıl başbaşa. Bizden biri olabilirsiniz ama çaba göstermeniz lazım, siz kötüsünüz, kötülüğünüzü kabul edip özür diler ve bizim için ufak ricalarımızı gerçekleştirirseniz sizlerin aslında kötü olmadığınıza dair diğerlerini de ikna edebilecek elimizde koz olur.

Ne bileyim bugün İncirlik ile ilgili bir takım tavizler olur, azınlıklarla ilgili ne kadar fedarkar olduğunuzu gösterir bir hareket olarak Ruhban okulunun açılmasına kabul eder ya da ne biliyim İran’a girersek bize vereceğiniz destek olur, ya da biz Irak’tan temelli çıkarsak siz konuşlanabilirsiniz, Kıbrıs’ı rahat bırakırsınız mesela. Çünkü, Amerikan halkının sizinle ilgili ön yargılarını kırabilmek adına bana yardımcı olmanız lazım sevgili Türk dostlarım diyor Obama bu hazin film (acemi komedi) gibi oylamada. Yoksa geliyor beş kardeş, engel olmam sonra haa! Yasa tasarısının kabulü için Ermenilerden daha çok çaba sarf edenlerin Yahudi locaları olması da çok ilginç öyle değil mi? 1452'den beri kendisine kucak açmış bu topraklara ve onun insanlarına nasıl vefalı bir evlat gibi haklarını ödüyorlar belli değil...

Yakında çıkar kokusu, biz yine her zaman olduğu gibi fevri kararlar veririz ki iyice dibe batalım, bizden daha okkalı tavizler istemelerine olanak sağlayalım gibi bir dolu şey gerçekleşebilir. Bunu en iyi bilen, yine senaryoyu yazıp oynatan ve oynayan ABD hükümetidir. Hayırlara vesile olsun, artık henüz yasallaşmamış bir Amerikan Ermeni tasarımız oldu, kime neyse cumhurbaşkanının dediği gibi Türk halkı için bir bağlayıcılığı yoktur. İlk defa haklı bir şey söylemiş ona da helal olsun. Komik olan şudur ki, tarih boyunca bu tip kararların Türk halkı üzerinde bir bağlayıcılığı yoktur ama nedense hep Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri için çok ciddi bağlayıcılıkları olmuştur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 229
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 779
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

1978'de dünyaya gelmişim şirin bir anne babanın ilk erkek evladı olarak. Istanbul'a göçmüşüz sonra k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster