Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

20 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
287
 

Genç sızı

Genç sızı
 

ilginç.


İnsan damarlarının yaşındadır.

***

Sabahları uyanır uyanmaz sigara içenlerde erken ölüm oranı yüzde yüze yakındır. Onbeş yıllık meslek hayatımda gördüğüm hasta profillerini gruplarsam, ilk sırada sigara içenlerin pisi pisine sağlıkların kaybettikleri söyleyebilirim. Sigara içilmesinden bahsederken nasıl içildiğinin önemi artmaktadır.

Baştan anlaşalım; eğer sigara içiyorsanız akciğer kanseri olma olasılığınız, içmeyende seksende birken, içende sekizde bire kadar indiğini bilmelisiniz. Yani sekiz patlarlı bir tabancayı şakağınıza dayarsınız. Seksende bir de gelip sizi bulabilir tabii.

Evet, eğer sabah uyandığınızdan itibaren sigara içiyorsanız korkmaya başlasanız iyi olur. Çünkü meslek hayatım boyunca en çok sağlık problemi yaşayanlar olarak onları gördüm. Erken(genç) ölüm yüzde yüze yakın. Hemen aklınıza akciğer hastalıkları gelmesin; ateroskleroza bağlı damar yapısının(sertleşmesi) bozularak elastikiyetini kaybetmesi nedeniyle kalp hastalıkları, hipertansiyon, beyin kanamalarını aklınıza getirmelisiniz. Sabah uyandığında sigarasını yakıp tuvaletin yolunu tutanlar büyük risk atındalar, benden söylemesi.

Diğer grup kahvaltı sonrası sigara içmeye başlayanlar: ikinci grup.

Bu iki grubu birbirine yaklaştıran ise uyumadan önce içilen ve enaz sabahki kadar zararlı olan sigaradır.

Dikkatimi çekense, tiryakiler arasında çok sigara içenlerin daha kararlı bıraktıkları oldu.

Tabii sigara yüzünden -eğer genleriniz sağlamsa- yaşlılığınızda çok kötü günlerin sizi beklediğini de eklemeliyim.

Lütfen unutmayınız: MUTLUYUM NEFES ALIYORUM!

Sloganımız bu olsun. Eğer ortamında tek tük içiyorsanız amenna, değilse elinizden atın gitsin. Kül tabakları iğrenç kokar. Kimse gül gibi dudaklar varken kül tabağını öpmek istemez; değil mi ama. (Aşk dışında tabii)

Sigara dert almaz ekler, deyip diğer sözlerime geçeyim.

***

Gençlerin hayallerini süsleyen ve yerlerinde olmak istedikleri üç kişiye geleceğim. İçler acısı acınacak hallerine geleceğim; utanarak…

Yazık, yazık; yazıklar olsun size 12 Eylülcüler, Atatürk düşmanları; başarmışsınız. En az üç nesil gider diyordum yanılmışım. Daha çok nesiller gidecek; yazıklar olsun size televoleciler!

Sayın Rahmi Koç’u diğerlerinden ayıracağım, ama asıl onu seçme nedenlerinin o insanın disipliner çalışkanlığı olmadığı, onun parasına konarak keyif sürme derdinden kaynaklandığını eklemeliyim. Gelelim diğerlerine.

Acun.

Kimdir Acun? Düşünmek, bilgiyi ölçmek yerine insanlara kutular açtıran adam.

Hımm, Tanrı kumarbazları sever mi bilinmez ama her programda bakın neler oluyor.

"N'olur Allahım küçük açsın, n'oooluurr! Öfff, yine büyük açtı, suçlu O!"

"Baak benimki büyük!"

"Geçen sefer benimki küçük dedin, açtın büyük çıktı."

"İçindekini ne hissediyorsun?"

"Sanki büyük gibi, ama..."

"Benimki çoğu zaman küçüktü, arkadaşlar kutuma ellerini koyunca büyük çıktı; kusura bakma."

"Bilmemne abi (barbi kıza benzeyemeye çalışmış), seninki küçük müdür?"

"Bilmem. Geçen sefer büyüktü ama… Sen bilirsin, istersen açayım, bi bak."

"Yok, kalsın. Seninki, bilmemne abi?"

"Emin ol küçük; açayım mı?"

"Aç!"

Acun, "Emin misin?"

"Eminim Acun abi"

"Eminsen açsın. Sonra canın yanmasın? Büyük çıkarsa diye söyledim."

"Yok açsın, katlanabilirim, alıştım."

"Açıyorum, açıyorum. Durun! Geriye sayalım, belki küçülür."

Sevgili Acun üniversiteyi bitirememiş ve en çok sevdiği şey pleysteyşınla gününü gün etmekmiş. Falan filan.

Diğerine geçiyorum.

Polat Alemdar... İsterseniz sinir sistemimizi bozmayalım ve geçmeyelim.

Arabın biri petrol istasyonunu mazotla yıkadıktan sonra gölge bir yere yayılmış kestirirken bizim kamyon şoförü tuvaletin yerini sormuş ona. Arap çölü göstererek, "Gullum sahra zorrrtt," demiş.

***

Nerede Mustafa Kemal ATATÜRK olmak isterim diyenler?

Dün bütün gün bunu düşündüm.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kötü programları nasıl oluyor da bu kadar zevkle izliyoruz buna aklım ermiyor. Zaten Türkiye anlamsız işler memleketi gibi oldu. Sigarasız bir hayat dilerim size de. Esen kalınız.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 21.05.2008 21:37
Cevap :
arz oluşturulunca insanlar da izlemek zorunda kalıyorlar sanıyorum. sigara kullanmıyorum. eş dost meclisinde tek tük. teşekkür ederim değerli yorumunuz için. sağlıcakla kalın. not: aklıma şöyle bir çözüm geldi şu program için. hamdi bey para önerdiğinde ciddi bilgi isteyen bir soru sorsun, sorunun ağırlığına göre, iki veya üç katını önerdiği paranın kazansın yarışmacı. böylelikle her programda kitlelere kültür adına bir şeyler öğretmiş olurlar. nasıl olurdu acaba.  21.05.2008 21:45
 

neyseki 2 sene önce bıraktım sigarayı. ama bırakmadan önce günde 2 pakete çıkarmıştım ve sabahları aç karnına da içmeye başlamıştım. içtiğim zamanların acısını zaman zaman hala hissediyorum ama zararın neresinde dönersek kardır sonuçta öyle değil mi...diğer konuya gelince zaten son satırda herşeyin özetini yazmışsın sahi kim ben ATATÜRK olmak isterim der (olunamasa bile)...

beenmaya 
 21.05.2008 14:12
Cevap :
merhaba özlem. Atatürk fikirleriyle yaşıyor. fikirlerini anlasalardı şunu derlerdi: ülkemi Atatürk gibi seviyorum. hayata Atatürk gibi bilimsel, akılcı, sorgulayıcı ve geleceğe dönük bakıyorum. çalışmadan asla birşey kazanılamayacağını Atatürk'ten öğrendim. onca zamanımı kutuların peşinde, kahvehanelerin köşelerinde, televizyonların karşısında kime eş bulacaklar diye tüketerek geçireceğime o saatlerde üretmek için uğraş veririm; hiç bir şey yapamasam kitap okurum, hayatı öğrenmeye çalışırım, sorular sorarım, merak ederim. önüme konan herşeye kesin doğru gözüyle bakmak. peki şimdilerde durum nedir? yalancıların işgali altında aptallaşıyoruz, hepsi bu. bunun en büyük suçluları benmerkezci kendini çok iyi çıkarlarına göre kontrol eden entelektüel camia'dır. ayaktopçuları çok sever camia lafını. ondan söyledim zaten; top beyinliler hükümranlığına söyledim zaten. birgün gerçek çarpar umarım onlara. güzel şeylerden bahsetmeyi isterdim ama durum bu. teşekkür ederim, sağlıcakla kal özlemciğim.  21.05.2008 14:58
 

İnsanı işin içinde genel kültür olmayınca nasıl da hücum etti yarışmaya. Sadece yarışmadan yarışmaya görüştüğü kişileri "Falancayı çok seviyorum etrafına çok pozitif enerji saçıyor, onun gitmesine çok üzülüyorum." gibi klişe laflara alıştık artık. Oraya katılan herkes rüyalarında dünya kadar para kazanacaklarını görüyor. Bu düş sayesinde sürekli rahatlar. Etraflarına sürekli gülüyorlar adına pozitif enerji dedikleri bana göre yapmacık hava yayıyorlar. Deseler aranızdan sadece biri büyük parayı alacak, görürüm onlardaki pozitif enerjiyi. Yazının ekseninden uzaklaşmadan, gençlerin Rahmi Koç'u örnek almaları güzel. Bir nebze olsun rahatladım. Ya onun yerine Paris Hilton deseler. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 21.05.2008 11:26
Cevap :
merhaba sevgili harun deniz. öyle iyiler ki işlerinde herkese iyi ve ulaşılmaz olduklarını öncelikle onaylatıyorlar. basındaki, medyadaki tanınmış insanlar önce onları övüyorlar, göklere çıkarıyorlar. ardından başörtülü yaşlı bir teyzenin alkışını alıyorlar ve tabii ki çocuklar; onların masumiyetini kullanıyorlar. suya sabuna dokunmadan dakikalarca reklam yayınlayarak bir günde milyonlarca doları cebe indirirken yarışmaya katılanlara on binde birini veriyorlar. bunların topluma sigaradan çok daha fazla zararları oluyor çünkü ağızları açık onları seyredenlerin beyinlerini uyuştururlarken inceden iç dünyalarına nüfuz ederek tüm toplumu zehirliyorlar. düşünmeyen toplum robotlaşınca istedikleri doğruları kandırarak dayatıyorlar. acun zurnanın son deliği, belki de en masum yerinde duruyor. el veren, güç veren ve gemilerini yürütenler bu düzeysiz, içi kof toplumu yaratmak isteyenler oluyor. sayın koç ülkemizin öz sermayesini kuran insanlardandı, peki gelecekte koçlar olacak mı? yabancılar?  21.05.2008 12:48
 

Zaten istenilende tam olarak bu değilmi? Düşünmeyen , araştırmayan, hayatı olduğu gibi kabul eden, sorunlarına duyarsız, kendi sorunlarını çözmesi için başkalarından medet uman, asalak, tembel, hımbıl , sünepe, saygısız, düşüncesiz, gaddar bir gençlik yarattılar. Eserleriyle gurur duysunlar.

kartal0634 
 21.05.2008 10:30
Cevap :
merhaba üstadım. amerikada 50 milyon insanın okuma yazma bilmediğini, yüz milyon insanın gazete bile okumadığını öğrenince şunu düşünmüştüm; önce kendilerinde, sonra tüm dünyada örnek(?) toplumlar oluşturarak dünyayı rahatça yönetmek. çok akıllıca bir çözüm. yöntemin uygulandığı insanların beyinleri vakumlanarak alındığından, geride minicik düşünce ve algıları kalacağından herkes mutlu ve memnun... çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için, sağlıcakla kalın.  21.05.2008 12:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 470
Toplam yorum
: 1750
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 547
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster