Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1815
 

Gençler Türkçe' yi unutuyor mu?

Gençler Türkçe' yi unutuyor mu?
 

Bu yıl öğretmenlik mesleğinde 6. yılım. Göreve başladığımdan bu yana her yıl Lise 1 ve Lise 2. sınıflardan oluşan ortalama 300 öğrencinin dersine giriyorum. Hangi derse girersem gireyim her yıl, her sınıfta yaptığım bir uygulamanın sonuçlarından söz edeceğim sizlere.

Dizilerde, magazin programlarında sıkça işititğimiz; gazete başlıklarında hergün okuduğumuz; sokakta hemen her tabelada gördüğümüz İngilizce kelimeleri biliyoruz. Bunların içinden seçtiğim 24 İngilizce sözcüğü tahtaya yazıyorum ve öğrencilerimden bu sözcüklerin Türkçe karşılıklarını söylemelerini istiyorum. Sonuç aşağıda:

Spiker: Doğru yanıt veriyorlar.

Showmen: Şov adamı olduğunu söylüyorlar. Şov nedir diye soruyorum. Anlatmaya çalışıyorlar. İfadede zorlanıyorlar.

First Lady: Amerika başkanının karısı yanıtını veriyorlar. Bu yıla kadar yalnızca birkaç öğrencimden başbakanın karısı yanıtını aldım.

Star: Star televizyonundan yola çıkarak doğru yanıt veriyorlar.

Damping: Yanıt yok. Herhangi bir şey de çağrıştırmıyor.

Billboard: Yanıt yok.

Skorboard: Erkek öğrenciler birkaç tahminden sonra doğru yanıt veriyor.

Computer: Doğru yanıt veriyorlar.

Welcome - Goodbye: Doğru yanıt veriyorlar

Prestij: 2001-2002 yıllarındaki öğrencilerim bu kelimeyi duyduğunda "Prestij Müzik" diyordu. Ama prestijin ne anlama geldiği konusunda hiç fikirleri yok.

Bodyguard: "Barların kapısında bekleyen adamlar" olduğunu söylüyorlar ama Türkçe karşılığını bulmakta biraz zorlanıyorlar.

Final: Doğru yanıt veriyorlar.

Nostalji: Muazzez Ersoy çağrışıyor ve eski şarkı anlamına geldiğini söylüyorlar. Ne yazık ki doğru yanıta ulaşamıyorlar.

Air Bag: Doğru yanıt veriyorlar.

Center: Çevrelerindeki center(!) ları sayıyorlar. "Büyük bina" anlamına geldiğini ifade etmeye çalışıyorlar.

Show Room: Kız öğrenciler mobilya mağazası, erkek öğrenciler otomobil galerisi olduğunu söylüyor. Değişik çağrışımlar yapmakla birlikte ne yazık ki doğru yanıt yok.

Fast Food: Doğru yanıt veriyorlar.

Plaza: Çevrelerindeki plaza(!)ları sayıyorlar. Doğru yanıt yok.

Dubleks - Tripleks: "Dubleks"in karşılığını hemen söylüyorlar. "Tripleks"te zorlanıyorlar ve doğru yanıtı veremiyorlar.

Sempatik: Yakın çağrışımları var. Biraz zorlayarak doğru yanıta ulaşıyorlar.

Sponsor: Örneklerle açıklamaya çalışıyorlar. Bugüne kadar işittikleri sponsor firmaların isimlerini söylüyorlar. Yönlendirmelerimle doğru yanıta ulaşıyorlar.

Hobby: 6 yıldır istisnasız tüm öğrencilerimin yanıtı "jöle" oluyor. Sorular ve yönlendirmelerde bulunuyorum. Ne yazık ki doğru yanıt yok.

Yorumu sizlere bırakıyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Klasik bir bağlantı ama ne yazıkki, sorunun tek kaynağı var o da "kitap okumamak". Evlerdeki vitrinleri, dolapları, kitaplar yerine çay bardakları, kadehler ve örtüler doldurduğu müddetçe, çevrelerindeki insanlar onların içine hitap edecek şeyleri bulup okumaya yüreklendirmediği müddetçe, evet türkçeyi unutuyorlardır ve hatta daha da kötüsü bence, yaratıcı olmayı, hayal kurmayı ve başka hayatları anlamayı da unutuyorlar ve unutmaya da devam edecekler...

özgün 
 07.04.2007 17:00
Cevap :
Sevgili Özgün, Klasik bağlantı değil, gerçekleri söylemişsin. Katkın için teşekkür ederim. Sevgiler  13.04.2007 11:17
 

20 kelime konuşan Aborjin'lerden sonra sanırım 180 kelime ile konuşabilen gençliğimiz ikinci sırada geliyor olabilir. William Shakespeare'in bir eserinde 300.000 kelime kullandığını düşünürsek sonuç endişe verici...

Kırkında LEVENT 
 06.12.2006 12:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 3155
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

Üniversite için gittiği Ankara'dan 17 yıl boyunca ayrılamadı. Büro Yönetimi ve Sekreterlik öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster