Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
411
 

Gençlerbirliği-Trabzonspor maçından notlar ve arkaplan

Gençlerbirliği-Trabzonspor maçından notlar ve arkaplan
 

Hürriyet.com.tr


Trabzon(spor) soğumalı

Trabzonspor’lu oyunculara skordan bağımsız düşünebilmeyi öğretmek gerekiyor; idare oyunu Trabzonspor'a göre değil. Belediye maçında Gabric, takımı 4 farklı öndeyken sarı kart görüyordu; Trabzonspor'a göre olan oyun bu.
2-0 dan sonra Trabzonspor’lu oyuncular “idare etmek” istedi; bir de, yenilen gol Trabzonspor'lu oyuncularda telaş doğurunca, bu, oyunun kontrolünün Gençlerbirliği’ne geçmesini sağladı; yenilen gol de, atılan goller gibi bir raslantı değil. 30. dakikada Ferhat’ın adamını kaçırmasıyla yenilen golün ardından Trabzonspor’lu oyuncularda "nedensiz" bir telaş başladı; o ana kadar takım savunmasını kusursuz uygulayan ve açık vermeyen takım gitti, eli ayağına dolaşan oyunculardan kurulu bir takım geldi. Bu telaşı yansıtan bir örnek: Sylva’nın, Ferhat’ın göğsüyle vermiş olduğu pası, yakınlarında Gençlerbirliği’nden hiçbir oyuncu olmamasına karşın, eliyle kontrol etmek yerine telaşla taca atması. Bu pozisyon, maçın geri kalanını belirleyen zihniyeti anlatması bakımınan önemliydi. Telaşın kaynağı, Song'u ayırırsak, takımdaki oyuncuların önceki kulüplerinde şampiyonluk yarışı içinde yer almamış oyuncular olması olabilir.

"Duvar"ın bedeli

Trabzonspor maça etkili başladı; erken gelen goller, bir raslantı değil. Trabzonspor’lu oyuncular, tam konsantrasyonla oynayabildikleri anlarda çok etkili bir takım görüntüsü veriyorlar. Song’un varlığı yaramış. Tayfun dağınık, savunma için tehlikeli, Song savunmayı güçlendirmiş, güven veriyor, birkaç pozisyonda tecrübesini konuşturdu ve kritik hamlelerde bulundu, zaman zaman da etkili çıkışlarla takımın hücum gücünü artırdı. Ceyhun’un Serkan’a seçilmesi ise, takımın, özellikle ilk 30 dakikada, yani telaşsız olduğu anlarda kontrol ve pas esaslı oyunu iyi oynayabilmesini ve dengeli görünmesini sağladı. Umut, sağ dış oynuyor; iyi de oynuyor; ama Umut'un bu oyunda etkili vuruş yapma olasılığı düşük; çünkü bu oyun Umut’u yoran bir oyun; geriye çok koşmak zorunda kalıyor. İlk golde, Gabric’i düşünmesi, Umut'un sadece bencil olmadığını değil, zeki olduğunu da gösteriyor; fazla efor sarf ettiği için vuruşuna güvenmemesi gerektiğinin farkında. Gökhan’ın ikinci yarının ortalarında oyundan alınması ve Serkan’ın oyuna dahil edilmesi hataydı; sorun telaş iken oyuna takımın en telaşlısı girdi; ayrıca yenilen ikinci golden sonra takım santrafor eksikliği yaşadı; Serkan top tutabilen, soğuk bir oyuncu olsa bu değişklik anlaşılabilirdi. Yenilen ikinci golün ardından yaşanan, topun şişirileceği santrafor sıkıntısı, Ceyhun ile çözülmeye çalışılabilirdi; Broos son çare Ceyhun’u öne atıp, Selçuk ile şişirmeyi, sekmesi olası toplarda da Yattara, Colman ve Serkan’la etkili olmayı planlayabilirdi; ama Broos bunu da yapmadı.

Broos, ikinci yarıya Gabric yerine Alanzinho ile başladı. Alanzinho'nun oyuna girmesiyle rakip ikinci yarıda Trabzonspor’un üzerine çok daha kolay gelmeye başladı. Alanzinho’nun savunma yönünün olmaması nedeniyle, rakip etkinlikleri ilk golde de açık vermiş olan Ferhat’ın bölgesine yığılmış oldu. Alanzinho değişikliğini Doll yaptırmış gibiydi. Alanzinho, fizik güç olarak ezildiği için önde topu ayağında tutamadığı gibi, varlığıyla takım savunmasını da zayıflatmış oldu. Zaten telaşlı olan takım hem savunma da hem de hücumda bir kişi eksik oynamaya başlayınca, bu durum ikinci gole zemin hazırlamış oldu. Yenilen golden sonra ise Broos’un, Alanzinho’yu oyundan çıkarması doğruydu; bir nevi hatasını kabul etmiş oldu. Oyuna sonradan giren bir oyuncunun çıkarılması ülkemizde günah; çünkü, bu, bir nevi, teknik direktörün hatasını kabul ettiği anlamına gelmiş oluyor; bu nedenle takımın ihtiyacı ne olursa olsun teknik direktörler için bu yasak.

İlk golden sonra yaşadığı telaşa, Gabric-Alanzinho değişikliğinin eklenmesi, Trabzonspor’un beraberliği ancak kurtardığı bir oyun doğurdu. Yattara ve Zafer Yelen'in varlığı bu nedenle önemli; bu oyuncular, topun, takımın ayağında daha fazla kalmasını sağlayabilir ve takıma nefes aldırabilir; bu da telaşı azaltmaya yönelik olarak yarar sağlar. Bu işi yapabilecek seçeneklerden Engin Baytar ve Djikuzu kadroda olsaydı, takımın oyunu ve skoru dengede götürmesini sağlayabilirlerdi. Hatta Alanzinho yerine oyuna bu oyunculardan biri dahil olsa maçın skoru Belediye maçının skoruna benzeyebilirdi. Trabzonspor’lu oyuncular, takım baskı yerken ayaklarına geçen her topu, rakip yarı sahaya, üç kişi arasındaki Umut’a gönderdi. Bu nedenle toplar Trabzonspor kalesine duvar gibi döndü; bu sorunu yaratan nedenlerden biri de forvetlerinin oyun karakteri. Gökhan, Umut iyi forvetler; ama iyi santrafor değiller. Topların duvar gibi Trabzonspor kalesine dönmesinde bu oyuncuların oyun karakterinin rolü var. Mehmet Yıldız, bu işi iyi yaptığı için Mehmet Yıldız.

Cale seçiminde Yanal etkisi ve Gökdeniz

Takımın yediği baskı, Ferhat’ın üzerinde patladı denilebilir. Alanzinho'nun oyuna girişi ile Ferhat'ın başı Meriç ile derde girmiş oldu. Cale'yi Yanal transfer etmişti. Cale’nin oynatılmaması, ancak Ersun Yanal’ın takımında bir değişiklik yapmış olma kaygısıyla açıklanabilir; teknik bir izahı yok; esasında Ferhat futbolu biliyor; ama yenilen gol Ferhat’ın Meriç’ten yediği çalımlardan birinden sonra rakibi düşürdüğü bir pozisyonun ardından geldi; soğuk bir oyuncu bu pozisyonda çalım yese bile rakibi düşürmezdi; çünkü Gençlerbirliği az adamla hücum ediyordu, duran top takım halinde Trabzonspor ceza sahasına yerleşmelerini sağladı; Ferhat'ın genç bir oyuncu olması sakin kalmasını zorlaştırdı; unutulmamalı, Ferhat geçen sezon Bank Asya'da oynuyordu. Alanzinho'nun, Meriç'in işini kolaylaştıran savunma yardımı(!) da, Meriç'in faul almasını kolaylaşıran bir diğer etkendi. Cale bence, mevcut durumda ülkenin mevkisinde en iyisi; fazla çıkmayan; ama topla iyi, rakiple karşı karşıya kaldığında pozisyon almayı bilen, kolay çalım yemeyen bir bek. Geçen yıl, İnönü'de oynanan Beşiktaş maçında Trabzonspor'un golü öncesi iki kişiyi çalımlayıp Gökhan Ünal'a yılın ara paslarından birini atmıştı; bu maçta da Meriç'in bıraktığı boşluktan hücuma çıkabilirdi. Ferhat yeterince soğuk düşünemediği için, buna cesaret edemedi. Ferhat seçiminin Broos kaynaklı olduğunu düşünmüyorum; "Trabzon" kaynaklı olmalı. Yattara oyuna girdikten sonra, iki etkili ortasıyla takımın kendine ne kadar ihtiyacı olduğunu gösterdi; zihni sağlamsa, sakatlığının geçmiş olması şans; zihni sağlam değilse, devre arası Gökdeniz ile takası düşünülebilir; bu, Ruslara da uyabilir.

Şehri, hocası, yardımcısı, oyuncusu "soğuk düşünebilse ve davranabilse" Trabzonspor iyi takım; bunu skora yansıtamamalarında, kendi kendileriyle kavga etmelerinin rol oynadığını düşünüyorum.

futbolteknik@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 120
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 777
Kayıt tarihi
: 05.03.09
 
 

Felsefe okudum. Sıkıldıkça yazıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster