Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
522
 

Gençlere bırakılacak en değerli Miras kendi eğitiminiz

Gençlere bırakılacak en değerli Miras kendi eğitiminiz
 

Eskiden okumakla adam olunmuyor derlerdi. Günümüzde ise bu deyimi okumakla çocuk yetiştirmek için de yeterli olunmuyor şeklinde genişletmek daha doğru olur. İyi bir doktor, iyi bir mühendis veya avukat olabilir, çok iyi bir tahsile sahip olabilirsiniz ama gençlerin dünyasını, kendi gençlik yıllarınıza göre yorumlarsanız çok hata yaparsınız. 60’lı ve 70’li yıllarda 20 senelik bir fark kuşak farkı olarak kabul edilirken, 80’li, 90’lı yıllarda 10 senelik fark bile kuşak farkı olarak kabul edilebilir oldu. 2000’li yıllarda ise aralarında 5-6 yaş fark olan gençler arasında bile önemli farklıklar görüyoruz. Gençler günümüzün yeni bilgi teknolojilerini öğrenmekte ebeveynlerinden daha hızlılar. Onların nasihat dinlemeye bile tahammülü yok. Her şeye internet ve cep telefonunu kullanır gibi bir tuşla, bir tıklamayla ulaşmak istiyorlar. Paylaşımlarını bile internette sosyal paylaşım sitelerinde yapıyorlar. Çevrelerinde o kadar hızlı bir veri yayını var ki, onlar sadece işine gelenleri seçip, değerlendiriyorlar. Yalnız bu durumun bilincinde olan ebeveynler ve öğretmenler, gençlerle aynı dili konuşabilmek için hayatları boyunca öğrenmeye devam etmektedir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise gençleri kendi istediğiniz hayatı yaşamaya zorlamak. Çok eski Türk geleneklerinden kalma aşırı koruyucu aile yapımızda da kaynaklanıyor bu durum. Onlar sizin seçimlerinizi yaşamak zorunda değiller. Onlar zaten doğuştan sahipler kendi doğrularını bulma kabiliyetine. Jean Jack Rousseau’nu Emilie kitabı da Emilie’nin özgür bir şekilde kendi hayatını nasıl yapılandırdığını anlatır. Gençlere aşırı müdahale edilmeden, doğru rehberlik edildiğinde özgür bir şekilde hayatlarının kendileri planlayabilirler. Böylece onların yaratıcılıklarını da körüklemeyiz. Aksi taktirde düşünme kabileti gelişmemiş, en ufak bir problemde dışarıdan gelecek yardıma bağımlı nesiller yetiştirmiş oluruz. Bebelik döneminde yalpalayarak yürümek isteyen çocuğun elinden tutmak ne kadar büyük yanlışsa, aynı şekilde lisede kendi istediği mesleği yapmak isteyen gencin elinden üniversite tercih formunu almak da o kadar büyük bir hatadır. Anne ve babalarına karşı duydukları suçluluk duygusundan kaçmak için ailesinin onayladığı işi veya evliliği yapan gençlerin oluşturduğu bir toplum ne kadar sağlıklı olur?
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru tespitler. Yazı başlığıda çok iyi. Ellerinize sağlık. Saygılarımla.

DurmuşGüler 
 19.05.2011 13:08
 

Çok gerçekçi bir blog, elinize sağlık. Ama şunu da unutmayalım ki milli eğitim başta olmak üzere biz çocuklarımızı "dinini seven, örf, adet ve geleneklerine bağlı, varlığını Türk varlığına armağan edecek" şekilde şartlandırarak eğitiyor onlara kendi benliklerini geliştirmeleri özgür birer birey olmalarını yasaklıyoruz. Kısacası eğitimden anladığımız şey insan yetiştirmek değil sürüye koyun yetiştirmek. Bunun içinde iyi doktorlar, iyi mühendisler yetiştirebiliyoruz ama iyi insan yetiştiremiyoruz. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 19.05.2011 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1554
Kayıt tarihi
: 03.05.07
 
 

Eğitim bilimciyim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster