Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '18

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
34
 

Gençlerin En Kritik Kararı: Meslek Seçimi

Gençlerin En Kritik Kararı: Meslek Seçimi
 

Çocuklarımızın hayatından memnun olmasını, keyif almasını istiyorsanız onu sevdiği mesleği seçmesi konusunda destekleyin. Çocuğunuzun kendini tanımasına rehberlik edin. “Ben olamadım, o olsun” yaklaşımından kaçının. Unutmayın; ilgi ve yetenekler, eğitimle birleştirildiğinde doğru bir meslek seçimi yapılabilir.

Bir eğitim koçu olarak, belki de en önemli görevlerimden birisi, gençlere meslek seçimi konusunda rehberlik etmek. Çünkü meslek seçimi insanın geleceğini şekillendirecek hayati kararlardan biri ve maalesef çevremde yanlış meslek seçtiği için mutsuz olan, yeteneklerini kullanamayan, içindeki cevheri ortaya çıkaramayan birçok insan görüyorum.

Meslek para kazanma ve ekonomik ihtiyaçları karşılama aracı olduğu kadar, kişilerin bir şeyler üretme, bir şeyler ortaya koyma aracıdır. Bunu yaparken de yetenek ve becerilerini kullanır. Bu sebeple kendini en iyi şekilde ifade edebileceği, potansiyelini ortaya koyabileceği bir seçim yapması, işini keyifle yapmasına ve ortaya iyi bir iş çıkarmasına sebep olacaktır.

Eğitimle ilgili dünyadaki gelişmeler ve yapılan araştırmalar artık beceri ya da yeteneklerin akademik bilgiden daha öne çıktığını gösteriyor.  Günümüz gençleri okulda ya da aile yaşantısında bunları öğreniyorlar mı? Benim de severek takip ettiğim, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yapmış, birçok eğitim kurumunun kuruluşunda görev almış ve dünya okul sistemleri konusunda da uzman olan Prof Dr. Ziya Selçuk, Türkiye’de günümüz müfredatında “gençlerin hayat değil, sınava hazırlandığını” söylüyor. Bu aslında çok üzücü. Çünkü iş hayatında müdürler “Çıkarın kağıtları yazılı yapacağım” demiyor. Elbette bilgi de önemli, ama verilen işi eksiksiz ve zamanında yapma, tüm açılardan değerlendirip en uygun senaryoya göre karar alma, riskleri ön görme, çalışma arkadaşlarıyla yapıcı ilişkiler kurma, gerekirse takım çalışması ya da bir ekibe liderlik yapabilme gibi beceriler daha da önemli. Yani gençlerin görüntüyü değil, altyapıyı doldurması gerekli; diplomaya değil kazanımlarına bakması gerekli, daima ve daima hedef heybeyi doldurmak olmalı. Ziya Hoca eskiden karnelerde “talim” ve “terbiye” notlarının ayrı olduğundan da bahseder, şimdi ise karnelerde sadece ders notları var ve bu notlar bilgiyi kullanma şeklinizi değil bilip bilmediğinizi puanlayan bir sistem. Yani öğretim var ama eğitim konusu biraz bulanık! Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (2) IEA’nın, dört yıllık aralıklarla düzenlediği, 4. ve 8. sınıf düzeyindeki öğrencilerin matematik ve fen bilimleri alanlarında kazandıkları bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir tarama araştırması olan TIMSS’in 2015 raporunda, Türkiye tüm alanlarda puanını arttırsa da dünya ortalamasının altında.  Örneğin, TEOG’da yüzlerce birinci çıkarırken, uluslararası bir sınavda 8. sınıflarda matematikte dünyada 24. sıradayız, fende 21. sırada.  Bu da maalesef bilgi öğretilse de bunun beceriye dönüşmediği, öğrencilerimizin bu bilgiyi kullanmada sorun yaşadıklarını gösteriyor.

Ama iyi haber, ülkemizde de bazı okullar konunun önemini kavrayıp yetenek haritalarını çıkarmaya, yetenek geliştirme programları koymaya başladılar. Kurumsal şirketler de çalışanlarının mevcut yeteneklerini geliştirmek için yetenek geliştirme programları koyuyorlar.

Ancak, meslek seçiminde, gencin kişisel özellikleriyle ve becerileriyle uyumu kadar, o mesleğin geleceğini de düşünmek gerekli. Halbuki bizler onları bugünün verilerine ve kendi deneyimlerimize göre yönlendiriyoruz. “Her tarihsel olayı kendi zamanına ve koşullarına göre değerlendirmeli” denir, bu gelecek için de geçerli. Bizim çocukluğumuzdan beri bile ne kadar çok meslek şekil değiştirdi. Örneğin fotoğrafçılık, bizim çocukluğumuzdaki fotoğrafçılık mı?  . Oxford üniversitesinin 702 meslek için yaptığı araştırmaya göre 20 yıl içinde bugün var olan mesleklerin %47’si ya şekil değiştirecek ya da yok olacak. (3) Dijitalleşmenin de etkisiyle her şey gibi meslekler de kabuk değiştiriyor ve bugünkü bilgimizle belki de çocuğumuzu gelecekte var olmayacak bir meslek için hazırlıyor olabiliriz. Örneğin trend belirleme konusunda faaliyet gösteren şirketlerin gelecekte var olacağını öngördükleri birkaç meslek şöyle:

Dijital ölüm yöneticiliği:Ölen kişilerin sosyal medya hesaplarını yöneten, kişinin ölümden sonra da hatırlanmasına olanak veren meslek.

Dijital detoks uzmanı: Kişilerin dijital bağımlılıklarından kurtulmasında destek veren meslek

Şehir çiftçileri: Balkonlarda yetişen sebze, meyve konusunda danışmanlık veren kişiler

Etik teknoloji avukatları: Teknolojinin doğru şekilde kullanıldığını denetleyen meslek

Kulağa hayal gibi geliyor, değil mi? Ama bütün yenilikler önce birer hayal değil miydi?

Bunlar da hali hazırdaki mesleklerden:

Medikal endeksleyici: Kişilerin hastalık geçmişlerini dosyalayan, bunlardan analizler yapıp olası hastalıklara önlem alan meslek

Freelance BioHackerlık: Biyolojik bir oluşumun kapasitesini artırmak, bir problemini gidermek ya da performansını artırmak amacıyla, moleküler biyoloji ile genetik mühendisliği disiplinlerini bir arada kullanarak o oluşuma müdahale eden meslek.

Aslında söylemeye çalıştığım, yeni çağın ihtiyaçlarına göre yepyeni, hiç tahmin edemeyeceğimiz meslekler çıkıyor. Bu sebeple en doğrusu belli bir mesleğe yönlendirmeden, gencin öne çıkan becerilerini tespit edip bu özellikleri beslemek ve geliştirmek. Nasılsa bu becerilere uygun mesleği bulacaktır. Ancak ailenin yeterli olmadığı durumlarda öğrencilerin yetenek haritalarını çıkarma konusunda profesyonel destek alabilirsiniz. Gençlere  meslek seçimi konusunda rehberlik ederken, ailelerle iş birliği içinde, öncelikle öğrencilerin beceri, ilgi ve yönelimlerini tespit ederek kendilerini tanımalarına, aile kariyer yapılarını  fark  etmelerine, yaratmak yada yaşamak  istedikleri dünyayı  tanımlamalarına  eşlik ediyorum. Sonra da bu alanlar doğrultusunda destekleyici eğitimler almaya teşvik ediyorum. Çünkü bir konuda ne kadar donanımlı olurlarsa, o kadar iyi şeyler ortaya koyabilirler. Bir şeyi iyi yapmak da hem mutluluğu hem başarıyı getirir.

Amaç diploma almak  değil beceri kazanmak  ve tabi ki bu becerileri etkin bir şekil de kullanmak

Referanslar:

1http://www.p21.org/storage/documents/Critical%20Skills%20Survey%20Executive%20Summary.pdf

2 http://timss.meb.gov.tr/wp-content/uploads/TIMSS_2015_Ulusal_Rapor.pdf

3 https://www.oxfordmartin.ox.ac.uk/downloads/academic/The_Future_of_Employment.pdf

 

Kaynaklar:

 

SAHAFÇA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 264
Kayıt tarihi
: 04.05.09
 
 

Elgiz Henden 1968 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini 1989 yılında, yük..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster