Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
141
 

Gençliğe Ait İstatistikler

Gençliğe Ait İstatistikler
 

Genci çok olan bir Ülkeyiz.


Ülkemizin temel sorunun eğitim olduğunda hepimiz hem fikiriz. Yaşadığımız tüm acıların nedeni de zaten bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Eğitim sistemimiz baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor.

Ülkemizde özellikle son yıllara baktığımızda, adı milli olan eğitim sistemimiz, bırakın iktidar değişiminde iş başına gelen partinin eğitim politikasını, aynı iktidar zamanında değiştirilen Milli Eğitim Bakanları’nın eğitim anlayışları doğrultusunda değiştirilmektedir. Bu durum, deneme-yanılma, yap-boz, koy-kaldır, olmadı başa dön şeklinde gerçekleşmekte, bu uygulamalar ise eğitimde sistem değiştirmenin yerine, eğitimde kaos yaratılmasına, fasit bir dairenin çevresinde dönüp durmasına neden olmaktadır. Bu deneme-yanılmaların, yap-bozların ceremesini maalesef bu işte hiçbir suçu olmayan kuşaklarımız ve dolayısı ile toplumumuz çekmektedir.

Eğitimin kişilik geliştirme ve davranış olumlama süreci olduğunu biliyoruz. Ancak eğitim sistemi oturmamış, neyin nasıl yapılacağı belli olmayan, yani eğitim düzeni hasta olan bir toplumun hiçbir sistemi sağlıklı olamaz. Ne ekonomik, ne sağlık, ne hukuk, .ne güvenlik, ne de sosyal güvenlik sistemi,… . hatta ulaşım sistemi bile sağlıklı olamaz.

Hemen derhal, şimdi müfredat odaklı eğitim yerine yetkinlik ve beceri odaklı, öğretmen odaklı eğitim yerine öğrenci odaklı eğitime geçilmesi gerekir.

Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok, öğrencinin, öğretmeni dinleyerek değil, yaparak, konuşarak ve tartışarak öğrenmesi, sınıfta sürekli tartışma ortamının sağlanması gerekli. Öğrencilerin eleştirel düşünmesini sağlayacak şeyler yapılmalıdır, deneyim ve bilgi aktarımından vazgeçilmelidir. 21. Yüzyıla ait becerileri geliştirecek şeyler uygulanmalı, Teknoloji okuryazarlığı ve kodlama öğretilmelidir. Çocuklar yaratıcılığa (bu sözden bile rahatsız şizofren bir kitle var) teşvik edilmelidir. Öğrenciler, erken yaşta bir şeyler yaratabilmenin keyfini almalılar. Büyüklerin onlar için doğru olduğunu düşündüğü bilgileri çocuklara öğreterek bir yere gidemediğimiz bütün dünyada kanıtlanmıştır.

Tarihte hiçbir zaman öğrenci odaklı ve eleştirel düşünme, tartışma, beceri odaklı bir eğitim sistemimiz olmadı. Hep asker, memur, sisteme köle yetiştirmeye çalıştık. Eğitim eskiden ulus devletin inşası için kullanıldı, şimdi de dindar kuşak yetiştirilmek için kullanılıyor. Geçmişte de yanlışlar yapıldı ama veriler eğitimde geçmişe göre çok daha kötü olduğumuzu gösteriyor. Maalesef Milli Eğitim Bakanı eğitim kökenli değil, eğitimden anlamadığını hemen hemen hepimiz biliyoruz. Eğitimi bırakmada ise Avrupa birincisiyiz

En son olarak Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatoş Karahasan ile Sia insight adlı kurum, yurt genelinde 15-24 yaşları arasındaki gençler arasında bir araştırma yapıp bu araştırmayı “Açılın Gençler Geliyor” ismiyle kitaplaştırdı. Kitap çok çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Kitaba göre gençlerin yüzde 55’i eğitim aldığı alanda çalışmak istemiyor, yüzde 89’u yabancı dil bilmiyor, yüzde 72’si okul kütüphanesini kullanmıyor, yüzde 27’si çalışmayı düşünmüyor, yüzde 88’i spor yapmıyor, yüzde 83’u cinsellik eğitimi almamış, yüzde 95’inin pasaportu yok, yüzde 98’i STK üyesi değil. Yüzde 22’si “gerektiğinde” kadına tokat atılabileceğini düşünüyor. Sadece yüzde 36’si yapay zekâ diye bir şeyden haberdar. Sadece yüzde 39’u komşu seçimini sorun görmüyor. Sadece yüzde 16’si siyasetle ilgileniyor. Doğan Kitaptan çıkan kitap, çarpıcı çıkarımlar, vizyoner görüşler, geleceğe dair öneriler ve gençlerimize dair verdiği bilgilerle dolu, içeriği önemli ve yönlendirici bir nitelik taşıyor.

Avrupa Birliği’nin istatistik kurumu Eurostat’ın dün yayımlanan “çalışmayan, eğitim ve öğrenim görmeyen gençler (NEET)” araştırmasında, AB üyesi ülkelerin yanı sıra Türkiye, Karadağ, Makedonya, Norveç, İzlanda ve İsviçre’de 18-24 yaş arası gençlerin 2017 yılında istihdam ya da eğitime katılım oranları incelendi.

Araştırmaya göre bu 34 ülke içinde “çalışmayan ve eğitim görmeyen” genç nüfusun en yüksek olduğu ülke, yüzde 32 ile Makedonya. Türkiye ise yüzde 30.8 ile ikinci sırada geliyor.

Öte yandan Türkiye, çalışmayan ve eğitim görmeyen 18-24 yaş arası kadın nüfusun en yüksek olduğu ülke. Türkiye’de bu yaş aralığındaki kadınların yüzde 43.6’sı ne çalışıyor ne de eğitim görüyor. Genç kadınların eğitim ve işgücüne katılımının en düşük olduğu ikinci ülke ise yüzde 32.2 ile Makedonya. Türkiye’de erkeklerde ise bu oran yüzde 18.2 olarak belirlendi.

Sonuçları yorumlarsak eğer, gençlerimizin hali pür melalinin iyi görünmediği ortada, Benjamin Disraeli’nin“Bir ülkenin gençleri, refahın güvencesidir.”, sözü ile Aristoteles’in Gençlerin yetişmesine önem veriniz; çünkü bu yolda en küçük ihmal, ülkenin yapısını ve geleceğini yok eder.” Sözü önemlidir.

Sağlıklı bir ekonomik büyüme ile birlikte genç nüfusun niteliği, eğitimi, sağlığı, istihdamı, mutluluğu ve bunları sağlayacak koşullar çok önemlidir.

Son söz, “Gençleri, ihtiyarların düşünceleri ile yönetmeye kalkmak budalalıktır.” Bruce Burton,

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nizamettin Bey,konuyu bir eğitim uzmanı gibi irdelemiş; Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Fatoş Karahasan' ın eğitimle ilgili istatistikleriyle de konu daha önemli bir duruma gelmiş.Verilere dayalı önemli bir yazı.Sağ ol.Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 09.08.2018 16:49
Cevap :
Ben çok teşekkür ederim Hüseyin hocam, selamlar  02.09.2018 12:32
 

"Eğitimdir ki bir ülkeyi hür ve bağımsız kılar ya da esaret altına alır" diyenlere şükranlarımı sunuyorum... Eğitim tanım olarak kişinin değerlemeler eşliğinde kendisi olmasına yardımcı olmaktır... Bu da güdüleyerek değil pedagoji bilimini de yanına alarak öğretme bilimini işlevli kılarak olur... Kişi algılayacak algıladığını öğrenecek öğrendiği üzerinde beceri kazanacak bu durumda sorunlar üzerinde sezi gücü kazanacak ve sorunun üzerine bilgiyi transfer ederek çözümlemede bulunacak... Öğrenme budur ve öğrenmeyi görev kabul etmeyen eğitim bilimsel eğitim değildir canım kardeşim... Konuya dair saptamalarınıza tamamen katılıyorum inşallah ilgililerce takip edilir yazınız ve işe yarar... Saygı ve sevgilerimle...

Halil Güven (Sökeli) 
 06.07.2018 8:44
Cevap :
Çok teşekkür ederim Halil abim yorumunuza ve düşüncelerinizin altına imzamı atıyorum, selam ve sevgi bizden de efendim, sağlıcakla kal abim.  10.07.2018 10:34
 

Güzel bir konu .Okumaya ve not almaya değer bir yazı . Emeğinize sağlık Nizamettin bey. Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 05.07.2018 11:11
Cevap :
Teşekkür ederim Abdülkadir bey, selamlar.  06.07.2018 8:33
 

Nizamettin Bey,bu konuyu ele almanızı takdire şayan buluyorum. Sıklıkla bu işlememiz gerektiğine inanıyorum. Eli kalem tutan arkadaşlarımın bu konuya ara ara değinmesini arzu ederdim. Evet olay vahim durumda. . Çocuklarımız, gençlerimiz bozuk eğitim sistemiyle ciddi sorunlarla karşı karşıyadırlar. Ümit ederim ki bu sorun derhal çõzülür Sevgi ile kalın. .

Tuanna Güzel 
 04.07.2018 0:27
Cevap :
Cehalet, yaşadığımız acıların temel nedenidir. Bu yapı her türlü kötülüğün üretim makinesidir, sizi kötü yönetenleri seçmesinden tutun da vahşet, vandalizm ve servet düşmanlığı dahil her türlü yozluğu ahlaksızlığı da üretir, toplumun çürümesine pis kokuların yayılmasına neden olur. Ulus önderimiz Atatürkün dediği gibi toplum olarak yenmemiz, yok etmemiz gereken ilk şey cehalettir. O yüzden eğitim çok önemli sevgili Tuanna, teşekkürler, selamlar.  04.07.2018 17:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 818
Toplam yorum
: 3555
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2362
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster