Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
309
 

Gençliğe Hitabe Kalksın mı?

Gençliğe Hitabe Kalksın mı?
 

NE ANLADIN?


 

Gençliğe Hitabe, çerçevelenmiş halde asılı durur Cumhuriyet okullarının dersliklerinde. Binbir zorluk içinde, çok büyük fedakarlıkla verilen kurtuluş mücadelesini ve yeni Türk Devletinin kuruluş sürecini anlatan Nutuk bu hitabe ile son bulur. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk gelecek nesillere nasihat etme ihtiyacı hissetmiştir.
 
Ey Türk Gençliği! Diyerek başlar; hedeflediği, hitap ettiği kesim bellidir; yeni Türk devletinin kurtuluş ve kuruluşunda pay sahibi olan nesillerin torunlarıdır.
 
‘’Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir’’, diyerek devam eder hitabe. Yeni kurulmuş, ilk Türk Cumhuriyeti’nin; gelecek nesillerce, sonsuza kadar yaşatılması arzusudur vasiyet edilen. Birinci vazifesinden şüphe duyanlar, bağımsızlık ve Cumhuriyet’in olmadığı durumlarda ne demokrasiye ulaşabilir, ne kedisini besleyebilir ne de özgürce inandığı kutsal değerlere sahip çıkabilirler.
 
Atatürk diyor ki; “..En kıymetli hazinen olan istiklal ve Cumhuriyet’ten, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır.” Gözünü aç, uyanık ol. Medeniyetini geliştirebilmen için “Bağımsızlık ve Cumhuriyet” size hazır sunuldu. En değerli hazinen, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de; vazifesinin bilincinde olmayan, renk değiştirebilen, iç düşmanların tehdidi altında olacaktır. Ki onlar, “tek dişi kalmış canavar”dan zalim ve sinsidirler.
 
Değerlerimize kastedecek düşmanlarla karşılaşırsak ne yapmamız gerektiği yer alıyor hitabede. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve koşullarını düşünmeyeceksin! Korkarak ve sinerek bu değerli hazineye sahip çıkamazsın. Dünya tarihinde demokrasinin ilklerini gerçekleştiren genç Cumhuriyet’in varlığını müdafaa etmek için elini taşın altına ilk sen koyacaksın! Yüzyıllardır sindirilmiş olan “bana dokunmayan bin yaşasın”cı zihniyetine son vereceksin.
 
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir…İktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler… Uzun bir süre eski alışkanlıklarını sürdürüp hazinene kastedenleri görmezden gelebilirsin. İç ve dış düşmanların tüm milli kurumlarını yönetmeye başlamış olabilir. İktidara gelenler, sahip olduğun hazineye sahip çıkma yeteneğinden mahrum ve kendisine verdiğin kıymete nankörlük edebilir. İstiklal ve Cumhuriyet, kurumlara değil! Yalnızca Türk Gençliğine emanettir, unutmayacaksın!
 
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur! Türklerin tarihte varoluşları Osmanlı Devleti ile başlamaz. Tarihte egemen olduğu tüm topraklarda yüzyıllarca barış içinde farklı kültürleri bir arada yaşatma becerisini gösterebilen tek kültürün Türkler olması, “asil kan” deyişi ile yüceltiliyor, hatırlatılıyor.
 
Cumhuriyet kutlamaları iptal ediliyor, ardından 19 Mayıs kurtuluş mücadelemizin başlangıç günü kutlamaları ve andımız kaldırılıyor, bugün ise Atatürk’ten miras kalan Gençliğe Hitabe, milli eğitim sisteminden çıkarılmak isteniyor. Yarın; bu hitabeyi miras bırakan Ulu Önderimizin tüm hatıraları rafa kaldırılacak, unutturulmaya çalışılacaktır.
 
Gençliğe Hitabe’nin milli eğitim sisteminden ayıklanmasına bugün ses çıkarmayanlar, yarın “dahili beddahlar” olarak tarihe kazınacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 483
Kayıt tarihi
: 03.05.11
 
 

 İsyancı ruhlu, demokrat, kendi çapında yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster