Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
351
 

Gençliğimsin - arkeolojik dilde buluntu -

Gençliğimsin - arkeolojik dilde buluntu -
 

Daha evvel de dedim sana sen bilmesen dahi benden habersiz yaşasan, hatta beni unutmuş olsan bile seni kocaman harflerle sakladım usumda…
Herşey değişmiş olabilir ama sen halâ gençliğim gibisin…
Seni unutabilmek ne mümkün…

Uzun uzun oturur konuşurduk üstümüzde okul kıyafetleri. Biz denize, saat kulesi bize dalardı. Kaydıraktan kayan çocuklar gibiydi zaman, ne çabuk da geçiyordu… Her yer tenhalaşır, sessizleşirdi. Bir tek senin sesin kulaklarımda kalır ve apansız şehir hatları vapurunun düdüğüyle dünyaya dönerdim. Sonra ardı sıra kahkahalar yükselir, martılar daha bir esmerleşirdi.

Ne mümkün unutabilmek seni, gençliğimsin…

Delikanlılığa adım attığım zamanlarda yeşermişti, elinin hemen yanında elim. Titrek, ürkek, çıt desen ya da hemen çatarak kaşlarını dönüversen, kaçıverecek. Neyse ki korkulan olmamıştı. Hafif alaycı ve epeyce damıtılmış bir gülümsemeyle karşılandı elim kavrayınca elini… Ve kalbim ilk o zaman yüreğim oldu.

Her cümleyi özenle seçiyor hatta ütü yerlerinden katlayıp sana sunuyordum.  Aklım damıtıyor, yüreğimse aşkını katıyordu. Dudaklarım daha sen der demez titrek bir cam buğusuna dönüyordu.  Sen farkında değildin belki delikanlıydık ya serde…

Ne mümkün unutabilmek seni, gençliğim gibisin…

Ne mevsimler yaşadık seninle…  Ben en çok yağmurları, sense kitaplarını taşıttığın bahar akşamlarını severdin. Hani yalnızlığına son vermek için tek kişilik şemsiyenin, altına inatla sığmaya çalışırdık ikimiz… Senin sol omuzun ıslanırken benim sol yanımda balıkçı takaları gezinirdi… Daha yakın daha ıslak olurduk birbirimize, sonra ne baharlar ne yazlar… Mevsimlere hep bir iz bırakıyorduk. Şimdiyse bıraktığımız izlerden hep yeniden, sen olmasan da bilmesen de ben hep yeniden doğuyordum.

Aradan yıllar geçmiş olabilir… Saymadım. Hiç sayılarla aram iyi olmadı zaten…  Hele konu yaşsa üçün beşin lafını etmeden hep en küçüğünü söyledim. Büyümek bana göre değildi, zaten hiç büyümedik… Yüzümüze zamanın izleri, tenimize kuraklığı sinmiş olabilir. Dokunuşlarımız herhangi bir arkeolojik kazılarda buluntu adını da alabilir ama hep gençliğim ve gençliğin olarak kalacak yaşantımızın bir yanı…  

Ne mümkün unutabilmek seni; bakan her yüze müze camekânlarından yansırken yüzüm…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 256
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 284
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

İzmir doğumluyum. Uzun düşünceler, kısa şiirler hayatımın büyük bir bölümünü kaplar. Öyle gökkuşa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster