Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
501
 

Gençlik Sohbetleri - 2 "Adaletli ol ki;Devletli kalasın!"

Gençlik Sohbetleri - 2 "Adaletli ol ki;Devletli kalasın!"
 

Gençlik Sohbetleri Seminer -2

Adaletli ol ki, devletli kalasın!

Değerli kardeşim;

Kötülük kokuşmuşluktur; onu engelleyecek tuz ise adalettir. Hırsızlığın, talanın ve vurgunun tek ilacı adil nesillerin yetişmesidir.

Şunu unutma ki, bir adillerin, bir de hırsızların yönettiği topluluklarda halk arasında hırsızlık olmaz. Çünkü, birinde insanların çalmasını gerektirecek bir durum yoktur, diğerinde ise insanların çalınmaya değecek bir şeyleri kalmamış demektir.

Bir gün millete hizmet etme noktasında bir göreve gelirsen, yapman gereken iş karşılığında asla rüşvet alma. Hayati aciliyeti olmadıkça asla adam kayırma. Zengin ve nüfuzlu insanlara hoş görünmek için vatandaşın işini ikinci plana atma. Bir insanın adil oluşunun en iyi göstergesi, millet adına bir görevde bulunduğunda ortaya koyduğu duruştur.

Yarın bu toplumun yöneticisi sen olacaksın. Şu ifadeyi aklından çıkarma:

İyilik, eşitlik, kişilik ve adalet. Toplumları yönetmeye talip olanların talep gerekçeleri sadece bu dört şey olmalıdır. Çünkü bu maksat için verilen mücadele insanlığın, altı şeytanlığın, üstü ise ilahlığın sahasıdır.

Hüküm verme noktasındaki bir insanın hükmü öncelikle kendine geçmelidir. Kendine hüküm geçiremeyen insan hem kendine hem de adına hüküm verdiği topluma hükümsüzlüğü yaşatır.

Yerken, içerken, eğlenirken, uyurken velhasıl yaşarken adil ol ki hüküm sahibi olasın… Bedenine ve sağlığına haksızlık yapma. Adil insan ölçülü insandır. Adaletin en büyük göstergelerinden birisi de insanın kendisine saygı duymasıdır. Kendisine saygı duymayan insan meziyetsiz insandır. Ondan adil olması beklenemez.

Genç kardeşim;

Bekâ nedir bilir misin?

Bekâ, sen istesen de istemesen de yarın içinde bulunacağın ortamın mecburi sürekliliğidir. Türk Devleti bakîdir derken, Yasa’nın bakî olduğu ifade edilmektedir. Çünkü Tanrı, yeryüzüne insanı halife olarak atarken, sergileyeceği yönetimin bir yasa çerçevesinde olmasını murat etmiştir.

Tanrı’ın olmasını istediği Kutlu Toplum, içerisinde adaletin tesis edildiği bir toplumdur. Kut, Tanrı’ın kendi adına insana vermiş olduğu yönetim yetkisidir. O halde insanın görevi yönetmekte olduğu mülkün aslında Tanrı’ın emaneti olduğu gerçeği ile hareket etmek olmalıdır.

Mülkün temel taşı o mülk içerisinde sürdürülen yaşamdır. Yaşam yoksa mülk de yoktur veya anlamsızdır.Dolayısıyla mülkü idare etmek veya ona hükmetmek, yaşamı idare etmek veya ona hükmetmektir. Yaşama Tanrı’dan başka kim hükmedebilir ki! Evet, bu doğrudur; ancak bizatihi bu hükmü kullanma yetkisini insana O vermiştir. Öyleyse insan bu yetkiyi kullanırken, yetkiyi verenin koyduğu kanunlardan bağımsız hareket edemez. Yaşamı yönetmek de bir kanuna bağlanmıştır. O kanun “adaletin tesis edilmesidir. Öyleyse baki olan şey “adalet” olmalıdır. Baki olan şey, adaleti tesis etmek için kurulmuş müesseseler olmalıdır. Adaletin tesisi için oluşturulmuş müesseselerin bütününe “devlet” denildiğine göre, baki olan şey böyle bir devlet olmalıdır. Bu bakilik Tanrı adınadır ve O’nun bakiliğinin bir izdüşümüdür. Yani yönetimsel bekadır. Tanrı’ın diğer ismi adil olduğuna göre mutlak bakilik ise O’na aittir. Adil ismi adına kendisine yetki verilen insan nasıl olur da adaletsiz davranır?

Genç kardeşim;

Velhasıl adil ol ki sonsuza kadar devletli kalasın…

Bir sonraki seminerde buluşana kadar kendinle ve sevgimle kal…

 

***

 

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin bu yazınızdan daha birkaç gün önce, üç maymunu oynamayı savunan bir yazıya yorum olarak, bunun bir yanlış ve insanların bir yanılgısı olduğunu belirterek, ben de tam sizin bu yazınıza konu ettiğiniz hususu vurgulamıştım ve "iyi olmak kolay, zor olan adil olmaktır, insanın kendini birilerine sevdirmesi çok kolaydır, oysa aksine görmemiz,duymamız,bilmemiz ve bu gerçeklere göre "hakça" hareket edip susmamamız lazımdır ki doğruyu da yapmış olabilelim" demiş idim özetle. Lakin öyle ilginç bir cevap aldım ki evlere şenlik. Nasıl adaletten söz edebilir mişim, asıl iyi olmak zor imiş, kötü olmak çok kolay imiş.İnsanlara duymak istediklerini söylemek lazım imiş! O kadar sık rastlıyorum ki buna, insanlar o denli karıştırıyor ki herşeyi birbirine ve akılsızlıktır, çıkarcılktır ve de egoya yenilmektir işte bu da, zira hiç düşünmüyorlar bile, adil olmadan zaten "iyi" de olunamaz! Nesine itiraz edilebilir ki böyle bir gerçeğin?! Yani insan işte... Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil:(

Filiz Alev 
 29.05.2012 4:09
 

Şöyle desek;"akıl, ahlak, adalet, adap ve aşk" beşlisine sahip olan insan aranan insandır diye... Selamlar ve sevgiler:))))

Halil Güven (Sökeli) 
 25.05.2012 1:09
Cevap :
Haklısınız hocam, velhasıl sözün özü bu... Teşekkürler  25.05.2012 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 487
Kayıt tarihi
: 11.05.12
 
 

Erzurum'da doğdu, Erciyes Üniversitesinde mühendislik okudu. "Türk Gencinin El Kitabı", "Türk'ün ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster