Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

05 Mayıs '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
46
 

Gençlik yaşanmalıdır, gençler yaşamalıdır…

Gençlik yaşanmalıdır, gençler yaşamalıdır…
 

Aslında kabul etsek de etmesek de; gençlik, ruhun bedene, bedenin düşünceye, düşüncenin kendisini anlamayanlara verilen tepkinin, yanlış anlaşılmanın ve yanlış anlaşılan bir başkaldırının adıdır.


Gençlerin çok kolay harcandığı bir ülkede yaşıyoruz.

Heyecanlarını, ülkeden ve yönetenlerden beklentilerini anlayamıyoruz.

Taşkınlıklarını “isyan” olarak algılıyoruz.

Sokakta hak aramalarına” terörist” damgası vuruyoruz.
Düşüncelerini yaşamın bir parçası haline getirmiş ve babalarından farklı yaşayan gençleri sevmiyoruz.
Bizim gibi düşünsünler, bizim gibi yaşasınlar istiyoruz.
Onların her şeyi bize göre aykırılıktır.

Ruhlarını köreltip, içlerine hapsettiğimizde de korkak damgasını acımadan vuruyoruz. vuruyoruz.

Aslında kabul etsek de etmesek de; gençlik, ruhun bedene, bedenin düşünceye, düşüncenin kendisini anlamayanlara verilen tepkinin, yanlış anlaşılmanın ve yanlış anlaşılan bir başkaldırının adıdır.

Başkaldırı diyorsak bu çocukluktan gençliğe geçişte değişimin adıdır.

Çünkü her değişim sancılı olur, çünkü her değişim yeri geldiğinde meydan okumaları beraberinde getirir.

Çocuk denilecek yaşlarda her şeye “evet” demesini beklediğimiz o çocuğun yerine artık her şeyi sorgulayan yep yeni birey vardır.

Kendisini kabul ettirmesi için de ruhunda bir asilik vardır.

Genç olmak, umut dolu olmaktır.

Genç, yüreğinde ve duyguların da hep yeni umutlar ve beklentiler taşır.

O umutları, hayalleri ve beklentileri yaşamak ister.

Büyükleri tarafından anlaşılmak ister.

Genç, hataları ile kabul görmek ister.

Yaptığı bir hatanın ömür boyu kendisi ile yaşamamasını ister.

Gençlik duygusu ile yanlış kararlar alsalar dahi o kararların sonuçları ne olursa olsun o kararların sonuçlarının bir deneyim olarak görülmesini ister.

Genç, anlaşılmak ister, iş ister, üretmek ister, çalışmak ister, beyin ve fizik gücünden yararlanılsın ister, zamanı geldiğinde yönetmek ister, ülkesini daha ileriye taşımak ister, aile olmak ister, saygın bir toplumda saygın birey olmak ister. İsteklerinin gerçekleşmesi için mücadele eder.

Çünkü gençten hem ailesinin, hem kendisinin hem de çevresinin beklentileri vardır. Çünkü genç herkes için bir umudun adıdır.

Gençlik, yanlışlığı ve haksızlığı kabul etmediğinden, bunları düzelteceğine inandığı için, kullandığı yöntemlerden dolayı  “asi”liğin adı da olsa aslında “asi” olan kendisi değil damarında dolaşan kanın deliliğindendir asiliği.

Bundandır ki gençlere “delikanlı” denilmiştir.

Genç yeri geldiğinde alınmayacak risklerin alındığı bir dönemin, dünyaya meydan okumanın, beğenilmenin ve takdir edilmenin adıdır.

Genci anlamak olgun kişinin kendi gençliğine saygısı demektir.

Gençlik zamanında yaşanmamışsa bir daha geri gelmemenin adıdır.

Genci anlamak için “bir zamanlar bizde gençtik” sözünü söylüyorsanız o zaman gencin hakkını vermeniz gerekir, genci anlamanız gerekir.

Yok, yaşanmamış bir gençlikse sizin yaşadığınız o zamanda genci değil de kendinizi sorgulamanız gerekir.

Kabul etmeliyiz ki, biz yaşlılar, orta yaşlılar, seçim meydanlarında gençlere bağırıp kızanlar, prostatlılar, gençlerden korkuyoruz.

Hatalarımızı yüzümüzü vurmalarından, onların cesaretinden, bilgisinden, gelişmelerinden korkuyoruz.

Tek tip genç yaratmak istiyoruz. Bunu başarmak içinde içtiklerine, yediklerine, saçlarına, kıyafetlerine, arkadaşlıklarına ve özel hayatlarının her şeyine karışıyoruz.
Onlar bizim yanlışlarımızı görüp eleştirdikleri zamanda ortalığı savaş alanına çevirebiliyoruz.

Biz büyükler, onların geleceğine ışık tutmak yerine, kendilerini yok etmelerini istiyoruz.
Hemen yaşlanmalarını, bizlere saygı göstermelerini bekliyoruz ama biz onlara saygı göstermiyoruz çünkü gençleri sevmiyoruz.

Sevmiş olsaydık, esnaflarımız protesto eylemlerinde ellerinde palalarla ve sopalarla, tekmelerle gençleri dövüp öldürmezlerdi.

Onlara karşı örgütlenen sistemin uşağı oluyoruz da, onların örgütlenmesine bütün silahları doğrultarak savaş ilan edebiliyoruz.
Dünya görüşlerinin bizim görüş alanımızın dışına çıkmasına izin vermiyoruz.

Bilinmelidir ki...
Gençleri anlamak, umutsuzluğa sürüklemek, onlara şiddet kullanmak, acımasızca eleştirmek ülkenin geleceğine dinamit koymaktır.

Unutmayalım ki bizler ne ekersek onu biçeceğiz.

Anlayalım gençleri, onların önündeki tehlikeleri, riskleri biz kaldıralım.

Bırakalım doya doya yaşasınlar gençliklerini.

Yaşasınlar ki kendilerinden sonra gelecek gençleri daha iyi anlasınlar diye.

Ülkemize umut olsunlar diye.

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 308
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster