Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
797
 

Genel af, devlet aklı ve barış süreci üzerine..

Genel af, devlet aklı ve barış süreci üzerine..
 

AKP/Erdoğan’ın Diyarbakır’da, Barzani, Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses sosuyla yeniden can suyu verdiği “çözüm/barış süreci” üzerine çok şey yazıldı ve söylendi. Türkiye medyası ve siyaset; bilindik kamplaşma/bölünme fotoğrafını teyit edercesine gelişmeleri yorumladı.

İktidara yakın  “yandaş medya”, ve sözüm ona  “bağımsız” olduğunu iddia eden “diğerleri” yani “patron medyası” da yandaş medya kalemşorlarını attıkları manşetler ile yalnız bırakmadılar.

Özetle gazete manşetlerinin Ankara’dan atıldığı gerçeği “Diyarbakır buluşması” sonrası bir kez daha faş (teyit edildi) oldu.

Bir önceki yazımda “Irak ile yapılan ticarette yaklaşık 8 milyar dolarlık pay sahibi olan Barzani liderliğindeki Irak Kürtdistanı ile AKP iktidarının ilişkileri Irak merkezi hükümetine rağmen hep öncelik taşıdı.” Diye başlayıp,  “Ankara her ne kadar Öcalan ile görüşüp “çözüm/barış süreci” örüyor gözükse de bölgede farklı siyasi aktörleri ön plana çıkararak politik manevralar yapmakta. Kürtlerin azımsanmayacak ölçüde Barzani’ye  “saygı duyan kesimini” yerel seçimlerde yanına çekmeye yönelik bir hamle olarak ta değerlendirilen Barzani’nin Diyarbakır’a getirilişinin AKP’ye katkısını yadsımamak gerekiyor. Öte yandan bölgede Hizbullah’ın da partileşerek BDP’nin dolayısıyla Öcalan’ın etkisini kırmaya yönelik göz ardı edilemeyecek bir gelişme olduğunu da not etmek gerekiyor.

AKP’nin geçmişte Türkiye’de yaşanan seçim ve referandum süreçlerinde ipi göğüslemesinde, dolayısıyla iktidar olmaktan muktedir olmaya evrilmesine  katkı veren BDP, Öcalan çizgisi; bölgede siyasi rakiplerle, aktörlerle seçimlerde yarışmak zorunda  kalacağı bir fotoğraf ile baş başa…” diye bitirmiştim.

Objektif bakış açısı ile kaleme alınan yazımda gözlemlediğim gerçekliğin fotoğrafını somutlaştırmıştım.

Erdoğan’ın ifadesiyle “Bu daha başlangıç” diye sunulan “Diyarbakır Buluşması” Şivan İbo düeti ile neredeyse tüm TV kanalları tarafından canlı yayımlanıyordu.

 Erdoğan'ın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni ziyareti sırasında belediye binası önüne gelen, Medeni Yıldırım'ın annesi Fehriye Yıldırım, sırtında oğlunun resmi ile yaptığı tek kişilik protestosunda Erdoğan'a “oğlumun katili sizsiniz” diye tepki gösteriyordu.

Diğer taraftan Diyarbakır’da Şivan İbo düeti sürerken İstanbul’da Taksim Platformu’nun çağrısıyla Berkin Elvan’ı evine ekmek almaya giderken yaralayıp, 150 gündür komaya sokanlar hakkında suç duyurusu yaparak adalet isteyenlerin Çağlayan Adliyesi’nde protesto gösterisi vardı. TOMA ve çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesiyle Suna Yıldız adlı bir yurttaşın ayağı kırıldı. Protestolar gece boyunca da devam etti.

Hak/adalet arayanın karşısına dikilen devlet aklı, en demokratik taleplerini dile getirmek için sokağa çıkanlara TOMA ve  biber gazı ile müdahale ederken, diğer taraftan “silahlı mücadele”  yürüten PKK ile buluşup, gizli açık görüşüp barış örüyordu!

Garip, sağlıksız, sakat demokrasi, ileri demokrasi adeta hak arayanlara uyguladığı şiddet ile bir bakıma “PKK’yı örnek almasını”, “silahlı mücadele vermesini” salık veriyordu! “Diyarbakır buluşması” ekranlardan evlere girerken, İstanbul’da adalet isteyenlere uygulanan şiddet sonrası yurdum insanının vicdanlarıyla yaptığı çıkarımın en hafifini not ettikten sonra devam edelim.

 

Kürt sorununa çözüm/barış süreci”, Türkiye’yi otuz yıllık şiddet sarmalı sonrası -iç/dış siyasi nedenlerde var kuşkusuz ama asıl-  iktidarın bir bakıma “çözmeye mecbur” olduğu politik/siyasi mecburiyetin fiiliyata yansıması olarak somutlaştırmak gerekiyor.

Kuşkusuz birçok ayrıntıya da değinebilirim ama Erdoğan’ın “Ceza evleri boşalacak, dağdakiler inecek” açıklamalarını irdelemek gerekiyor.

KCK/PKK’nın “Özerklik, Kürtçe eğitim, Öcalan’a özgürlük vb.” beklentileri gerçekleşmeden “dağdan inmesi”  mümkün olmadığına göre AKP’nin yukarıda ifade ettiğim “çözmeye mecbur” durumu,  KCK/PKK’nın beklentilerinin “iktidar tarafından karşılanacağının” kamuoyu önünde teyidi olarak ifade edilebilir.

Daha önce yazdım demek için değil, üç yıl önce bugünlerde olabilecek siyasi gelişmeleri anımsatmak için geçmişte yazdığım yazıdan bir bölümü okur ile paylaşmak istiyorum;

“Eylül 2011 gündemine BDP’nin TBMM’ye dönüp dönmemesi, PKK’nın artırdığı şiddet egemendi.

Başbakan Erdoğan “Terörle müzakere de ederiz, mücadelede” diye açıklama yapıyor. Tabi bir taraftan da dinsel referanslar ile PKK’ya tavır almaya çağırıyor Kürtleri.

Gelinen noktada Türkiye’nin önünde zorlu bir sınav var. İktidar, uygulayacağı politikaları sekteye uğratacak “yapıları” oyundan attı. Eli rahat, halk tepkisiz . Eh bu ortamda Kürtlere ya diz çöktürmeyi deneyecek ya da “müzakere”lerde varılan mutabakatları bir bir yerine getirecek. İlk yol adeta olanaksız. İkinci yolda toplumun /Türkiye’nin hazmetme katsayısı belirleyici olacak.

BDP’nin TBMM’ye dönme kararından sonra tünelin sonunda  “Öcalan’ın ev hapsi” ve  “KCK, Ergenekon, Balyoz vb.” davalardan tutukluları da kapsayacak “Genel af” görünüyor öngörüsünde bulunmak için kâhin olmaya gerek yok.”(1)

“Genel af” gündemi meşgul etmişken iktidar cephesinden peş peşe açıklamalar geldi. Özetle TCK’nın bazı maddelerini değiştirerek sadece KCK, Ergenekon, Balyoz vb. davalardan mahkum olanların affedileceğine dair açıklamalar gazetelerde yer aldı. Yalnız bir sorun var; Ergenekon, Balyoz vb. davalardan mahkum edilenler PKK’lılarla birlikte af edilmeye şiddetle karşı çıkıyorlar!

 

İktidarın Barzani, Şivan Perver, İbo’lu düetiyle İmralı’dan “Çözüm süreci” başlatan Öcalan’ı yok sayan “Diyarbakır Buluşması”  Türkiye siyasetini, bilindik “devlet aklı”nı  bilenler için pek şaşırtıcı değil.

 

Önceki yazımda yazdığım gibi  “AKP’nin geçmişte Türkiye’de yaşanan seçim ve referandum süreçlerinde ipi göğüslemesinde, dolayısıyla iktidar olmaktan muktedir olmaya evrilmesine  katkı veren BDP, Öcalan çizgisi; bölgede siyasi rakiplerle, aktörlerle seçimlerde yarışmak zorunda  kalacağı bir fotoğraf ile baş başa…” diyerek bağlıyorum.

 

 

1)http://blog.milliyet.com.tr/siddetin-nedeni--aldatilmislik--duygusu-ve-dahasi---/Blog/?BlogNo=327702

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

RTE her numarayı cumhurbaşkanı ya da başkan olmak uğruna çeviriyor. Amacına ulaştıktan sonra neden af çıkarsın ki?

Bekir Kayik 
 20.11.2013 22:19
 

Merhaba Necati bey...Başbakan'ın hemen bir "genel af" çıkaracağı düşüncesinde değilim...Bu çıkışını bazı ağızlara "bir parmak bal" çalmak olarak değerlendiriyorum...Esas af, bana göre Erdoğan'ın "Cumhurbaşkanı" ya da "başkan" olmasından sonra gelecektir...Bu affa Ergenekon, Balyoz ve diğerleri de katılacaktır ama, zamanlaması onları rencide etmeyecek bir şekilde ayarlanacaktır...Selamlar.

cdenizkent 
 19.11.2013 14:01
Cevap :
Tespitleriniz doğru, benzer düşünceleri bloga taşımıştım... http://blog.milliyet.com.tr/-devletiniz-sizi-affedecek-/Blog/?BlogNo=380244  19.11.2013 15:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 814
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster