Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '12

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
47096
 

Genel Sağlık Sigortası başladı-1 ay içinde milyonların müracaatı gerekecek.

Genel Sağlık Sigortası başladı-1 ay içinde milyonların müracaatı gerekecek.
 

Genel Sağlık sigortası -İnsanların gelirleri test edilecek.


*Hakların geriye gitmesi kalkınma söylemiyle ters düşüyor.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ sonunda yürürlüğe girdi. 1 Ocak itibariyle herkes GSS kapsamında. Artık kimsenin “ben sigortalı olmak istemiyorum, sağlığımı kendim hallederim” deme hakkı yok. Çünkü zorunlu. Ve şimdiye kadar sigortalı olmayan. 1.7 milyon kişinin 1 ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’na başvurmaları gerekiyor. Baş vuranlar, “gelir testi”ne tabi tutulacaklar. 9.1 milyon yeşil kartlının ise vize sürelerinin bitiminde başvurup, gelir testi yaptırmaları gerekecek. İzdiham olursa nasıl başa çıkacaklar, o meçhul.

Türkiye’de yaklaşık 63 milyon kişi SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensubu. 9.1 milyon kişi ise yeşil kartlı. 127 bin tutuklu ve hükümlü; 650 bin er, erbaş ve yedek subaylar ile banka sandıkları mensupları ise 2013 yılından itibaren ‘genel sağlık sigortası’ kapsamına girecek. Ancak bunların dışında 1.7 milyon kişinin hiçbir sosyal güvencesi yok. (Hürriyet)

Sosyal güvencesi olanların Genel Sağlık Sigortasına aktarılacakları anlaşılıyor. Fakat yeşil kartlılar ile sosyal güvencesi olmayanlar gelir sorgusuna alınıyor.1.7 sosyal güvencesize mektupla ulaşılarak durum anlatılacak.

-Geliri brüt asgari ücretin üçte biri (295 TL) ile asgari ücret (886,5 TL) arasında olanlar aylık 35,4 TL ödeyecek.

- Asgari ücret ile asgari ücretin iki katı (1.773 TL) arasında olanlar aylık 106,4 TL ödeyecek.

- Geliri asgari ücretin iki katından daha fazla olanlar aylık 212,8 TL zorunlu sağlık primi ödeyecek.

  • Sosyal güvencesi olmayan ve gelir testi yaptırmayan vatandaşların da aylık geliri asgari ücretin iki katından (1.773 TL) fazla kabul edilecek ve aylık 212,8 TL prim alınacak.

Yeşil kartlılardan da aylık geliri brüt asgari ücretin, yani 886.5 liranın üçte birinden az olanlar; bir başka ifadeyle 295 liranın altında olanlar 60-C-1 kapsamında olacak ve sağlık primini devlet üstlenecek.Fazla olanlar aynı şekilde pirim ödeyecek. (5510 sayılı  kanunun . 60. maddesi, c-1 fıkrası hükmüne tabi olduklarından artık yeşil kartlılara  “60-1” denecek)

Sosyal güvencesi olmayan 1.7 milyon kişi bir ay içinde, yeşil kartlılar ise vize bitiminde baş vurup gelir testi yaptırmazlarsa  bunların asgari ücretin 2 katı gelir elde ettikleri kabul edilip, aylık 213 Tl sağlık sigortası pirim tahakkuk ettirilerek, tahsiline gidilecek.(Şimdi gene iyi. Yasa ilk haliyle bildirimde bulunmayanlara asgari ücret kadar ceza getiriyordu. Anlaşılan bu kaldırılmış)

Tüm vatandaşlar için gelir testi üç ayda bir düzenli olarak, sistem tarafından otomatik olarak yapılır hale gelecek. (Hürriyet)

Yasanın sağlık sigortasını isteğe tabi değil de zorunlu  ve pirimli olmasına nasıl bir yasal kılıf bulunduğunu kavramak zor. Gelirini istediği gibi harcama hakkı yok mu? AB’de böyle mi, bir kaynak bulamadım. Örneğin adam iş adamı, paraya para demiyor, özel hastanelerden, hatta Avrupa’dan hizmetin alasını alıyor, fakat şimdi Genel Sağlık Sigortalı olup faydalanmadığı şey için pirim ödeyecek. O zaten mecburen Bağ-Kur’lu diyelim, adam karanlık işler çeviriyor, sağlık hizmetinin en alasını parasıyla alıyorsa gelir testinin doğruluğu tartışılır, sigortalı yapılıp pirim alınacak.

Türkiye'de işsiz sayısı son TÜİK rakamlarına göre 2 milyon 398 bin kişi. Bunları gelir testine tabi tutsan ne olacak? Sigortasız sayısı neye göre 1.7 milyon çıkmış o meçhul.

Öte yandan hiçbir sigortası olmayanların büyük bölümü tarım işçisi. Gelirleri değişken. Haliyle çok düşük gelir beyanında bulunacaklar. İşsizlerin geliri yok iken gelir testine tabi tutulmaları resmen angarya olacak.(İşsizler de “o zaman bu harcamaları nasıl yaptın” diye harcamaları takibe alınacakmış. Adam baba parası yiyorsa  ne olacak?)

Mevsim kışın ortası. Şimdi sigortasız, ya da yeşil kartlı kişilerin kalkıp kente gidip müracaat etmesi gerekecek. Bir çok köy yolu kardan kapalı. Bunların içlerinde yaşlı, yatalak hasta olanlar da var. Doğan her bebek de mi gelir testine tabi tutulacak? Kuyruklar oluşacak. Gitmeyenin suçu  GSS’na müracaat etmemek.. Ceza olarak işsiz adama asgari ücretin 2 katı kazanıyor muamelesi yapmanın neresinde adalet?

Vatandaşlarının en iyi şekilde sağlık hizmeti alması “sosyal devletin ilkesinin bir gereği. Anayasa’nın 56.maddesine “Genel Sağlık Sigortası kurulabilir” maddesi konulmuş. İyi bir şey, ama uygulama önemli. Gelir vergisi veriyor, tükettiği her mal vergiye tabi insanların. Bunlar ne için? Şimdi müracaat etmezsen ceza, sağlık sigortası pirimi, muayenede para, ilaç farkı,özel hastane farkı,ilacın yüzde 10’u, reçete başına 3-4 lira. Sonra da güya sağlığı sigortalı..Bari alınan hizmet kaliteli olsa..

Adam ayda 295 Tl  kazanıyorsa 35.4 Tl pirim ödeyecek. Ayrıca gelirden hissesine o kadar düşüyorsa, eşi ve çocukları için de.. Yaklaşık yüzde 12 civarında..Resmen sağlık vergisi. Azıcık gelirinden, boğazından kesip size verecek. Yahu değil pirim almak, bu adama bu parayla geçinebildiği için madalya takmak lazımdır. Asıl devletin geçinme yardımı yapması gerek. (Siz 11.500 Tl ile geçinemiyorsunuz ya)..

Herkese yeşil kart verip de ağaların bile 35 çocuğuyla birlikte hizmet almasına engel olunamayınca bütçede sağlık yükü ağır geldi tabii. Ama onlar gelir testinden yine yalan beyanla çıkarlar, olan fukaraya olacak.

Yapılacak şey şuydu: SGK kapsamında olmayan herkes, TC vatandaşı olmaları kaydıyla GSS’lı yapılacak, pirimleri devletçe ödenecekti. Eğer iş görülüyorsa, zaten SGK’ya tabi olmamak suçtu. Bu konu takip edilecekti. Şimdi GSS’lı ama sigortasız olmanın yolu açıldı. Böyle de olabileceği kabul edilmiş oldu. Sigortasızlık adeta yasallaşmış oluyor. Sigortalı olamayacak kadar güçsüz olanların “donunu” mu alacaksınız?

Ne olurdu, dönemimizde Türkiye’yi 4’e katladık, kalkındık diye böbürlenenler nüfuz kağıdını gösteren herkese sağlık hizmeti verseydi? Maliyeti altından kalkılamayacak kadar fazla mı olurdu? Yeşil kartı çıkaranlar da bunlardı. Türkiye bu kadar geliştiyse işler neden aksıyor, haklar neden geriye gidiyor?  Galiba yatsı vakti. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

 

Ugur Seda COLAK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devlet durup durup gene başımıza bi icat çıkarttı.. herkes iyi diyo.. iyi olmasına iyide ahhh bide şu işimizi gittikmi hemen yapabilsek. saatlerce bekletiyolar.. bişey desek hemen suçlu oluyoz..#

Casio Murat 
 28.02.2012 2:37
 

Sanırım bu tür projeler,yeni Osmanlı yaratma amacı güdüyor. Hizmet verme ve tahsil yöntemi, sosyal yardımdan uzak,bana eski feodal yapılardaki öşür,haraç ve cizye gibi vergileri hatırlattı. Aile geliri ile birlikte mal envanterinin çıkarıyorlarmış. Ne demek istiyorlar? Genç bir insan güvence olarak evlenmek için,eğitimi için vs 3 kuruş fona sahip olamaz mı? Sanki bir tür varlık vergisi.Şimdi Kaymakamlıklarda sıraya geçenlerden kaç kişinin geliri 300 TL sınırında olabilir. Bunların birçoğu bu yasayı çıkaranlara yakın olanlar ve yeşil kart alacaklarından eminler. Yoksa kimse gece yarısı orada beklemez. Peki 1.5 milyon yeşil kart önceden nasıl alındı? Şimdi nasıl engellenecek. Bence yırtılan yine kürkçü bekir'in yakası olacak. Her şey kılıfına uydurulur. Olan üniversite öğrencilerine,işsiz insanlara olacak. Olayı yargıya taşımayı düşünüyorum, gerekirse AHIM e ama prosedürleri pek bilmiyorum. Bu konuda muhalefete ve medyaya da kızıyorum. Çünkü tüm çelişkilere rağmen hiç sesleri çıkmıyor

Ulaş Öcal 
 25.01.2012 23:06
Cevap :
Bir tür varlık vergisi denemesi olduğunu kabul ediyorum. Üstelik üst sınıfı değil, orta ve alt sınıfı hedefliyor.Olan sabit ücretliler ile çocuklarına olacak gibi görünüyor. Çünkü onlar gelirlerini gizleyemezler.Serbest meslek ise tespit yapacak kişilerin inisiyatifinde olacak. Bir rahatsızlık yaratacağı açık. Medyanın, muhalefetin ilgi kıtlığını ben de yorumda güçlük çekiyorum. Herhalde "bekle ve gör" politikası. AİHM müracaat için iç hukuk yollarının tüketilmesi, Anayasa Mahkemesinden de sonuç alınamamış olması gerek. İlgi ve katkınıza teşekkürler.  27.01.2012 1:37
 

Uygulama orta çağ uygulamalarından farksız. İnsan hakları ve evrensel hukukla bağdaşmıyor. Öncelikle devlet asla kazanç olmadan faydası bölünebilen bir hizmet için maliyete zorla katlandırarak,başkasının gelirini sizin geliriniz kabul edip size borç çıkaramaz. Faydası bölünmez hizmetlerin (savunma gibi) bunlar için de önce gelirin oluşması lazımken devlet başkasının gelirini,sadece aynı yerde yaşamanızı kıstas alarak milli gelir hesaplar gibi toplayıp kişi sayısına bölüp size yansıtıyor. Örneğin sizin kabul edilen diğer aile mensubu sizi gelirinden ne kadar faydalandırıyor? Diyorlarki borçu onlar değil işsiz olandır. Peki kişi annesi,babası,kardeşinden ödemesi gereken tutarı tahsil edemezse ne olacak? Bu sizin sorunuz ödemezseniz,hastaneye bile gitmeseniz pirim borçlusu olacaksınız. Vergi hakkı, Magna Carta nedir bir araştırın. AHIM e başvurmak gerekir. Devlet hürriyeti kısıtlayacı hale getirerek,insanları kendine bağımlı hale getiriyor. Uygulama ne insan hakları ile en adaletle sığar

Ulaş Öcal 
 21.01.2012 21:03
Cevap :
Bence de insan haklarına aykırı. Gelir de harcama da kişisel hak. Aile geliri de ne oluyor. Reşit evladın aile gelirini beyan etme zorunda olması, sonra da pay sahibi yapılıp pirim sorumluluğuna sokulması saçmalık. Dünyada emsali olduğunu sanmam. "AİHM'ne başvurmak gerekir" demişsiniz.Fakat bunun için iç hukuk yollarını tüketmek gerekir Sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvur,AİHM daha sonra.Öncü kahramanlar aranıyor kısacası. İlgi ve katkınıza teşekkürler..  25.01.2012 18:52
 

Sinir ötesi bu sağlık kanunları hakkında ben de bir yazı yazıp olumsuz fikirlerimi yazmak istiyordum ama bu kanuna olan sinirimden dolayı çok ağır yazacağım diye bir türlü elim yazıya gitmiyordu. İyi ki siz belirtmişsiniz, çünkü mantık dışı kanunlar hakkında birilerinin yazması gerekiyor. Yazmakla da bitmez ki bu yeni sağlık kanununun olumsuzlukları. Bu yaşa geldim böyle saçma kanun görmedim. Ben bu tür kanunlara, insanın canını çıkaran kanunlara ANAKONDA KANUNLAR diyorum. Allah sonumuzu hayır etsin. Kaleminize sağlık. Selamlar, saygılar. Sibel Koçarslan

Sibel Koçarslan 
 20.01.2012 23:21
Cevap :
Medya ve muhalefet sanırım "bekle ve gör" politikası izliyor, konuya pek girmiyorlar. Fakat halkı yakından ilgilendirdiği gibi büyük bir bilgi açığı var. Haklarımız geri götürülüyor ve bir de sıkılmadan kalkınmaktan söz ediliyor. Tüketici dernekleri de duyarsız.Yazmakla bitmez, yasal yönlerden de hak aramalı ama hiç olmazsa yapabileceklerimiz yapmaya çalışıyoruz.Beğeninize,ilgi ve katkınıza teşekkürler.  21.01.2012 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 1420
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 14228
Kayıt tarihi
: 09.07.08
 
 

Ankara'da yaşayan Afyon doğumlu, Gazetecilik Halkla İlişkiler Radyo-TV bölümü mezunuyum.. Kamuda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster