Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
706
 

Genel sağlık sigortası nasıl finanse edilecek?

Genel sağlık sigortası nasıl finanse edilecek?
 

Genel Sağlık Sigortası (GSS) neye ve kime hizmet edecek, bu yükü kaldırabilecek miyiz? Biz son yirmi yıldır, nerede beleş orada yerleş , zihniyetinin hakim olduğu bir yaşam biçimine sürüklenmeye başladık. Bu sözü iyi niyetli bir yaklaşımla söylüyorum, çünkü ülkemizde beleşten yararlananların tamamının ihtiyaç sahipleri olduğuna inanmıyorum. Aşağıda Tıp kurumu genel sekreteri Sn Ali Rıza Üçer’in sunumundan aldığım bir tablo var

2006 yılında Türkiye;

Nüfus: 72 milyon

Yeşil Kartlı Nüfus: 12 milyon (% 16)

Bağ-Kur Kapsamı: 16 milyon (% 22)

Bağ-Kur Sağlık Karnesi İptal Edilen: 5 Milyon (Bağ-Kur’un: % 30’u Nüfusun: %7’si)

Kaynak: Eurostat 2006, Sağlık Bakanlığı 2006 Verileri, Bağ-Kur Bilgi İşlem Dairesi 2006 Verileri

Tabloya baktığınızda ülkemin yüzde onaltısının sağlık güvencesinden yoksun olduğunu görüyoruz buna sağlık karnesi iptal edilen Bağ Kurluları da katarsak bu oran yüzde yirmileri aşıyor. GSS bu insanların finansmanını sağlamak zorunda. Tüm hastahaneler özelleştiriliyor, veya belediyelere devrediliyor, bu durumda finansman sağlamada çekilecek güçlükler daha fazla artmıyor mu? Aslında yeşil kart bir muamma. Mercedes arabası ile hastahane kapısında park edip, yeşil kartla muayene olan insanların boy boy haberlerini gazetelerde izledik.

GSS sosyal bir devlet için gerekli olan bir sigortadır, bunun finansmanı akıllıca yapıldığında “nerede beleş orada yerleş” zihniyeti ile hareket eden, belediyede, bakanlıkta tanıdığı olup yeşil kart alan ve bu hakkı kullanması gerekenlerin hakkını gasp edenlerin de önüne geçilir.

Benim ülkemde her konuda olduğu gibi sağlık konusu da yozlaşmış durumda. Devlet sigortaları yani SSK, Emekli Sandığı ve Bağ Kur bu yozlaşma yüzünden zor durumda değil midir?

Yıllar önce toplum hekimi olan bir arkadaşım, Ankara ve civar ilçelerde yapılan taramada evlerde miadı dolmuş tonlarca ilaç bulup topladıklarını söylemişlerdi. İlaç tüketimi konusunda da bilinçsiz ve müsrif bir haldeyiz, başka ülkelerde tane ile satılan ilaçlar nedense bizim ülkemizde kutu ile satılır. Hele iki kutu almadan yedi günü tamamlayamadığımız antibiyoriklerin artanlarından bir dağ olur herhalde. Yukarıda adı geçen kaynağın verilerine göre GSMH ya oranla dünya ilaç tüketiminde birinci sıradayız, tablonun ülkelere göre dağılımı şöyle

Ülkeler (2005 Yılı) Üretici Fiyatlarıyla İlaç Tüketimi ($) / GSMH ($)

Türkiye 1.93

ABD 1.46
Japonya* 1.29

Arjantin 1.20

Kanada 1.15
Brezilya 1.10

Fransa 1.06

Meksika 1.01

Almanya 0.97

İspanya 0.95

İtalya 0.85

İngiltere 0.69

*Japonya ilaç harcamalarına hastane ilaç harcamaları da dahil

bu bile sağlık bilincimizin ne derece gelişmemiş olduğunu gösteriyor. Belki ben dahil, bir çoğumuz bu konuda aynı durumdayız, komşunun verdiği ilacı içerek, doktora gitmeden sağlık karnesini göndererek yazdırdığımız ilaçları içiyoruz.

İşin bir diğer yanı Türkiye’deki ilaç fabrikaları da elimizden çıkıyor, neredeyse tamamı yabancılara satılıyor. Bu satışlar sanırım yirmi yıl sonra canımızı çok yakacak.

Tüm yazılarımda belirttiğim gibi, bilim ve teknoloji üretimini yorucu ve sıkıcı bulan bir toplum haline geliyoruz. Yabancı sermayenin yurda girişine sevinirken, yurttan çıkanların ne olduğu konusunda kafa yormuyoruz.

Bir örnek vereyim, benim babam Makine Kimya emeklisidir, o 1949 yılında kuruma katılmış, 1949 yılında ve benim çocukluğum döneminde Kırıkkale fabrikalarında ondörtbin kişi çalışırdı. Daha öncesinde Makine Kimya tamamen silahlı kuvvetlere silah üreten bir fabrikalar topluluğu idi. Elliden sonra yani DP iktidarından sonra, ABD biz size silah veririz deyince sadece barut ve mermi ve tabanca üretmeye başladı, şimdi ise MKE yok. Silahta bağımlılığımızın acısını 1974 Kıbrıs harekatından sonra yaşadık. Yabancı sermayeye evet, lakin bu sermaye yeni bir şeyler yapsın, elimizdeki avucumuzdakini satın alıp. Bizi cascavlak bırakmasın.

Sağlık konusu her şeyden önemli, yarın neler olacak görceğiz, bugün aşı üretemeyen bir ülke olduk, yarın doktor yetiştiremeyen ülke haline gelebiliriz. Ben diyorum ki bu ülkenin akıllı adamları yabancıların elindeki salatalığa tuz alıp koşmasınlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1265
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster