Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

12 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
446
 

Geniş zamanlarda yalnızlık!

Geniş zamanlarda yalnızlık!
 

Suskundu ve çok sıcaktı İstanbul ve de hala kalabalık. Öyle dingin ki zaman, sağır-dilsiz bir suskunluk. Ne güneşi doğurmaya ne de batırmaya ihtiyaç var öylesine amaçsız. Pusu kurmuş çakallar gibi değil sadece sessiz. Gökyüzünde av peşinde şahinler gibi beklemede değil tamamen beklentisiz. Sessizlik…

Bırak beni ben yapamıyoruma dönüştü anlatımlar. Bıraktım ipin ucunu, kadere teslim edilmiş bir teslimiyetle. Ne velvele ne de sevinçlere yer var bu günlerde, sadece sessizlik içinde dualar. Keşke, keşke demese insanlar diye düşünürken alaycı bir gülümseme.

Kibritsiz yangınların kar fırtınası

Nerden, ne zaman estiği belirsiz

Kocaman, billurca dökülebilirdin bembeyaz

Havanın derecesi umurunda olmazdı kimsenin

Bahardı zaman,

Isınmıştı yeryüzü

İstanbul, kalabalığın içinde

Yapayalnızdı.

Yalnızlık, solunan havayla herkese bulaşmıştı.

Biraz daha kalabilirdin yaşanacakların içinde

Tembelliklerin uğramadığı akşam saatleri,

Yorgun solukların birbirine geçtiği gecelerde

Yarım kalmış bir filmin geri dönmemiş,

İsmi hiç söylenmemiş, isimsiz bir kahraman gibi.

Tek ihtiyaç, geniş zamanlarda sanaydı.

Ya da öyle sanıldı!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zulmetin içinden bir ışık huzmesi yakalayıp o ışığa doğru yetişebilmek iştiyakı kuşatmıştı tüm benliğini. Yaşadığı dünyanın daha doğrusu yaşamak zaruretinde olduğu dünyanın hengâmesinden bir nebze olsun sıyrılmak sükûnetin güzide ve mukaddes tutulduğu bir demde vuslata mazhar olan bir sevgili misali ona kavuşmak istiyordu. Zulmetin zulmünde mi yoksa görünmezliğinde mi zayi olmak kabil? Kestiremiyordu. Kapkaranlık bir mekânın en kuytu ve izbe köşesinden okyanusa doğru açılmak sessizliğin derinliğinde kaybolmak onun için ulaşılması kabil olmayan bir durak gibiydi. Şedit bir fırtınada rüzgârın heybetine karşı direnç gösteremeyen sağa sola yalpalayan sıska bir vücut gibi sallanıyordu. Ne zaman fırtına bertaraf olur o zaman diğerleri gibi dik yürümeye başlardı. Onun için hayalleri sarmalamak çölde serap gören bir bedevinin yaşadığı sevinç, ırak yoldan gelen bir yolcunun susuzluğunu gidermesidir. Yeis dolu kış günlerinden sonra kadim bir dost sıcaklığıyla içi ısıtan güneştir. Karanlığın ve ümitsizliğin prangası ne zaman kırılır meçhul? Zulmetin eşiğinden kurtulup hayallerin beşiğinde sallanmak munis ve masum bir çocukmuşçasına zevkle şevkle koşmak istiyordu. Fakat kabil miydi yine kestiremiyordu?

Sonbahar yaprağı 
 23.03.2013 17:00
Cevap :
Aynen söylediğin gibi, yol sadece bir tek yere çıkar ne yaşarsan yaşa ve sadece onun için yaşanır ve de yaşandığı süre içinde hep kestiremez yaşadıklarını. Çok önem verilerek yazılmış yorumun için sonsuz teşekkürler, sağlıkla kal  24.03.2013 21:34
 

Yazını okuyunca, bu sıcakta, hiç sevmediğim "kar" bir iyi geldi inanılmaz...

derinmavi.. 
 27.07.2007 15:07
Cevap :
Ben kar yağışı dışında kışı sevmem zannediyordum ama bu yaz Alaska'ya tayinim çıksa giderdim inan. Sevgilerimle  29.07.2007 22:57
 

Kelimeler ile bir tablo YARATTIGINIZI farkettim, FIRCA KULLANMADAN! Bazen KISA gibi geliyor, keske bir iki SATIR daha diye..acgözlü olmamak gerek, belki de lezzetin SIRRI burada YATIYOR Sevgiler

Alev Meisel 
 14.07.2007 2:07
Cevap :
O sizin gözlerinizin gördüğünü güzel görmek istemesinden kaynaklanıyor. İsmi hiç söylenmemiş belki de konulmamış hikayelerin kısa yazılması gerekiyor galiba. Benden de sevgiler  15.07.2007 0:39
 

Genellikle yalnız yürürken İstanbul sokaklarında, ya da metro da diyorum ki içimden "ne kalabalık bir şehir" ve aynı anda yine diyorum ki içimden " ben bu kalabalık arasında nasıl kendimi yalnız hissedebiliyorum". Garip bir duygu, o an tanımadığım o kadar insanla konuşuyorum içimden. Çok güzel bir anlatımdı. Kalemine sağlık. Sevgiler...

Sema GÜZEL 
 13.07.2007 12:42
Cevap :
Kalabalıklar içinde yapayalnız bir toplumun bireyleriyiz aslında. Metroda kimi kenara çekip sorsan inan bana çoğu bunalmış ve yalnız çıkar. Ben o kalabalıklarda gözüme kestirdiklerimle konuşurum ve deşerim hiç fark ettirmeden ve hiç yanılmam yalnız insan konusunda. Teşekkürler ediyorum arkadaşım, sevgiler benden olsun  14.07.2007 7:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 1577
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster