Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '18

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
37
 

Gerçeği Ararken…(1)

Bazen bir komedi, bazen bir dram olan yaşam içerisinde gerçeği aramak ne kadar doğrudur bilinmez. Aralara sıkışmış gerçek kırıntılarına – beklide biz öyle sanırız- sarılmak da bazen insanın kendisi ile çelişmesine neden olabiliyor. Yinede kimin yazdığı, rolleri kimin belirlediği çok net olmayan bir oyunun figüranları olan bizler oyunun bir süresinden sonra bazen sıkılabiliyoruz. İşte bu sıkkınlık durumu yaşadığımız sürecin tamamının oyun mu yoksa içinde az da olsa gerçeklik barındırıp barındırmadığı hakkında düşünmemize neden oluyor.

Bir devlet hastanesinin polikliniğini düşünün. Yürüyebilecek değil adım atabilecek alan yok. Hıncahınç insan dolu. Kenarlara dizilmiş birkaç sandalyede  yer bulabilen şanslılar oturmuş, mahşeri kalabalığın kalanı ayakta, sıkış tepiş. Bekleyen insan profilini incelediğinizde büyük çoğunluğu yaşlı insanların oluşturduğunu görüyoruz. Şikayetlerine baktığımızda ise büyük bir kısmının basit şikayetler ile orada olduğunu örüyoruz. O şikayetler gençlerin çoğunda da zaman zaman oluyor ama hiç biri doktora gitmeyi düşünmüyor.

Neden?

Neden gençliğinde problem saymadıkları rahatsızlıklar için insanlar yaşlandıklarında doktora koşar? Bunun tek bir neden olabilir. O da ölüm korkusu. Oysa insanoğlu, dünyada kalıcı olmadığını bilir. Öyle ise neden bu bir gün daha fazla yaşayabilmek için bin takla atmak?

Kendisine sorulduğunda her insan iyidir. Hal böyle ise, birilerinin asırlar boyu bizlere ısrarla belletmeye çalıştığı cennete gidilecekse neden şikayet dolu bir dünyada hasta bir vücutla yaşamaya direniyoruz? Seksen yaşına gelmiş artık eskimiş, yıpranmış bedenimizin bir noktası hafif ağrıyınca soluğu doktorda almak niye?

Yoksa, cennet, cehennem, öbür dünya, ahret, din, iman gibi şeylere inanıyor gibi mi yaptık bunca yıl. Onların hiçbiri yok mu? Var da biz mi inanmıyoruz? Sadece inanıyor gibi mi yapıyoruz?

İzmir 29,12,2018

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçeği arıyoruz ne bileyim yani belirsiz bir dünyada yaşamak olmuyor, çok şeyin cevabı yok.

Kerim Korkut 
 04.01.2019 10:14
Cevap :
Merhaba, Cevabı olanların da öğrenme arzumuz yok. Saygı ve selamlar...  04.01.2019 20:27
 

Sevgili hemşerim aynen dediğiniz gibi "öyle görünmek" bugünlerde büründüğümüz kürkün adı... Zaten insan aklıyla anlayamadığını ve gözüyle görüp ha böyleymiş demediği şeyler konusunda çok fazla ileri geri konuşursa orada bir takım paradokslar görülür... yeni yılınızı kutlar mutluluklar dilerim:)

Halil Güven (Sökeli) 
 01.01.2019 23:52
Cevap :
Merhaba hemşerim, Beni üzen konu insanların bilmedikli şeyleri araştırıp öğrenme isteği olmaması. Sizlere de mutlu yıllar. Saygı ve selamlar...  04.01.2019 20:31
 

Bir senedir yoktunuz, hoş gelmişsiniz, yazınızla ilgili olarak; her şeye rağmen yaşamak güzel, sevdiklerimizle birlikte olunca daha da güzel, hastalık, ağrı gibi şikayetler olsa bile...Selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 29.12.2018 18:10
Cevap :
Merhaba, Biraz ara vermiştim. Hoş buldum. İnşallah arkadaşlar da iyidir. "yaşamak güzeldir" demişsiniz. Tamda bunu sorgulamıştım. Saygı ve selamlar...  30.12.2018 12:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1615
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster